"Kirli İşler" ekibi ve ben Colorado'da küçük bir kasabaya çağırılmıştık.Меня и команду "Грязных Работ" пригласили в маленький городок Крэйг в штате Колорадо.
"Kirli İşler" ekibi ve ben Colorado'da küçük bir kasabaya çağırılmıştık.Повикаха ни с екипа на "Мръсни работи" в един малък град в Колорадо на име Крейг.
"Kirli İşler" ekibi ve ben Colorado'da küçük bir kasabaya çağırılmıştık.צוות תוכנית "עבודות מלוכלכות" ואני נקראנו לעיר קטנה בקולרדו, בשם קרייג.
"Kirli İşler" ekibi ve ben Colorado'da küçük bir kasabaya çağırılmıştık.طاقم الوظائف القذرة و أنا استدعينا إلى بلدة صغيرة في كولورادو، تدعى كريغ.
"Kirli İşler" ekibi ve ben Colorado'da küçük bir kasabaya çağırılmıştık.コロラド州の小さな町 クレイグに呼ばれた クレイグは ロッキー山脈に囲まれた小さな町だ
New England'daki küçük bir kasabaya taşınmak istiyordu.저를 곁에 두고 그가 새 인생을 시작할 수 있는 곳으로 말이죠.
New England'daki küçük bir kasabaya taşınmak istiyordu.Poslední věc, kterou jsem já chtěla, bylo opustit New York a mou vysněnou práci.
New England'daki küçük bir kasabaya taşınmak istiyordu.היכן שהוא יוכל להתחיל מחדש את חייו איתי לצידו.
New England'daki küçük bir kasabaya taşınmak istiyordu.بحيث يبدأ حياته من جديد معي بجابنه.
New England'daki küçük bir kasabaya taşınmak istiyordu.ニューヨークを離れることは 私が最もしたくないことでした
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.A v posledních letech starého režimu se rutinně vydával na pochůzky své správní oblasti a napadal občany.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.És a régi rendszer utolsó éveiben rutinszerűen rendelték ki vidékre zaklatni a fekete közösséget.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.I w ostatnich latach starego reżimu, udał się rutynowo do miasteczka, by zaatakować społeczeństwo.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.그리고 지난 정권 말기에 그는 마을 주민들에게 시비를 걸기 위해 반복적으로 흑인 거주구로 갔었습니다
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.А в останні роки старого режиму, вона регулярно відряджалася в селища нападати на громади.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.И през последните години на стария режим, той рутинно бил изпращан в общината да измъчва общността.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.ובמהלך השנים האחרונות של המשטר הישן, הוא הוצב באופן שגרתי בתוך עיירה על מנת להתגרות בקהילה.
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.وفي السنوات الأخيرة من النظام القديم ، كان بشكل روتيني مفرزا للذهاب الى البلدة ليرهب الناس
Ve rejimin son günlerinde, kasabaya rutin bir şekilde gidip toplumu rahatsız etmesi emrediliyordu.非白人居住区の人々への攻撃に たびたび派遣されていました この情報がその場の空気に及ぼした影響は
Yamada adlı kasabaya yayıldık.야마다라는 소도시까지 저희들의 일을 확장했습니다.
Yamada adlı kasabaya yayıldık.וצפונה יותר, עד לעיר בשם ימאדה.
Yamada adlı kasabaya yayıldık.وكذلك شمالا إلى بلدة يامادا.
Yamada adlı kasabaya yayıldık.週に一度 私達は建設された仮設写真保管所で