kasabayı ile cümle
kasabayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.57
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yaklaşık 5 ay boyunca Ruslar, bu kasabayı ele geçirmek için savaştı.Через 5 місяців облоги місто було взяте росіянами.
1800'lü yıllarda kasabayı iki büyük felaket etkiledi.Na počátku 18. století postihlo město několik nešťastných událostí.
Bu esnada askeri birlikler kasabayı terk etmek üzeredir.Vojnov mezitím opouští skupinu.
1800'lü yıllarda kasabayı iki büyük felaket etkiledi.Az 1800-as években két katasztrófa is sújtotta a várost.
Angel, sezon sonunda kasabayı terk edene kadar.A szezon végén távozott Angyalföldről.
Kasabayı ziyaret edenler yıldan yıla artıyor.A városba látogatók száma évről évre növekszik.
Grup kasabayı terk eder.Koko porukka yrittää paeta kaupungista.
Kasabayı ziyaret edenler yıldan yıla artıyor.Kaupungissa käy vuosi vuodelta enemmän vierailijoita.
Ancak sonunda bir Sovyet taarruzu tüm kasabayı ele geçirdi.Εντούτοις, ολόκληρη η χώρα καταλήφθηκε τελικά από τη Σοβιετική Ένωση.
1204 yılında Landshut kasabayı, Dük Ludwig the Kelheimer tarafından kuruldu.Landau blev grundlagt i 1224 af Wittelsbach-hertugen Ludwig af Kelheim.
Eşkiya kasabayı adeta esir almıştır.Flamlænderne holdt ham tit så godt som fangen.
1800'lü yıllarda kasabayı iki büyük felaket etkiledi.Dua bencana menyerang kota ini pada pertengahan 1800-an.
Yaklaşık 5 ay boyunca Ruslar, bu kasabayı ele geçirmek için savaştı.Hal yang sama terjadi lagi sekitar 50 tahun kemudian saat pasukan Rusia menyerang kota ini.
1800'lü yıllarda kasabayı iki büyük felaket etkiledi.Trong những năm 1800, hai thảm họa đã giáng xuống phố.
Grup kasabayı terk eder.とくしまCITYがグループ離脱。
Angel, sezon sonunda kasabayı terk edene kadar.シーズン終了後に安田が引退。
En eski binalar 18. yüzyıldan kalırken, 1640 ve 1682 yıllarında yaşanan iki yangın kasabayı yıktı.由于在1640年和1682年两场大火烧毁了城市,现存的最古老的建筑追溯至18世纪。
Kasabayı tutamayacaklarını düşünerek bütün kasabayı da yakmışlardır.마을 전체를 태워 없애기도 하였다.
Bu esnada askeri birlikler kasabayı terk etmek üzeredir.לאחר מכן הם מחליטים להימלט מהעיר.
Bu esnada askeri birlikler kasabayı terk etmek üzeredir.Първоначално хората са щастливи, че ще напуснат града.
İkem kasabayı terkeder.Нежеланието на хората да напуснат града 2.
Rus generalleri, kasabayı tam bir kuşatma altına alma kararı aldılar.Руснаците се задоволяват с факта, че са блокирали града.
1576'da Doria ailesi bu kasabayı Savoy Dükü'ne sattılar.1512. je godine kralj ovo selo dao obitelji Perneszi.
1204 yılında Landshut kasabayı, Dük Ludwig the Kelheimer tarafından kuruldu.Leta 1204 je mesto Landshut ustanovil vojvoda Ludvik I., bavarski vojvoda Kelheimer.
Kızıl Ordu, kasabayı ele geçirmek için bir dizi karşı taarruz başlatmıştır.Punaarmee loobub linna vallutamisest.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.Emme halua ruumiitamme takaisin niin paljon- -että veisimme kaupungilta lääkärin.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.Ma... Non vogliamo indietro i nostri corpi al punto di privare questa città del suo sostentamento.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.-Mas... -Não queremos tanto recuperar o nosso corpo que privássemos esta cidade de assistência médica.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.- Men ... - Vi vil ikke ... Have kroppene tilbage, - - hvis vi tager det helbredende middel.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.-Men... -Vi vill inte... ...få tillbaka våra kroppar- -och samtidigt beröva staden dess botemedel.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.Nie zależy nam aż tak bardzo na odzyskaniu ciał, żeby pozbawić to miasteczko opieki medycznej.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.-Αλλά... -Δεν θέλουμε να πάρουμε τα σώματά μας στερώντας από την πόλη την πηγή της φροντίδας της.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.- Но... - Мы не так уж хотим вернуть поскорее наши тела, чтобы лишить этого городка врачебной помощи.
Bu kasabayı sevmedin mi?Tu n'aimes pas Ueda ?
Oldukça zengin bir kasabayız yani.Am un sat destul de bogat.
Oldukça zengin bir kasabayız yani. Bu 10 milyon TL benim bankama yatırıldı.Tengo un pueblo bastante rico.
Oldukça zengin bir kasabayız yani. Bu 10 milyon TL benim bankama yatırıldı.Uma cidade razoavelmente rica.
Oldukça zengin bir kasabayız yani. Bu 10 milyon TL benim bankama yatırıldı.Имам сравнително богато градче.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.Het is een rijk dorp.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.Ho un villaggio abbastanza ricco.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.J'ai un village assez riche.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.Mam dość zamożną wieś.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.Mám poměrně bohatou vesnici.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.Tôi có một ngôi làng khá giàu có.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.У меня довольно богатая деревня.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.יש לי כפר עשיר למדי.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.أسكن في قرية غنية نسبيا.
Oldukça zengin bir kasabayız yani.預金1,000万ドルです。
Tüm bunlar o kasabayı görmek istediğini söylediğin için oldu.Det här är för att du ville se den här stan, vet du.
Tüm bunlar o kasabayı görmek istediğini söylediğin için oldu.E tutto perché tu volevi tanto visitare quella città!
Tüm bunlar o kasabayı görmek istediğini söylediğin için oldu.Tämä on sinun syytäsi, koska sinä halusit nähdä sen kaupungin.
Tüm bunlar o kasabayı görmek istediğini söylediğin için oldu.Tudo isto porque disseste que querias ver aquela cidade, sabes?
Tüm bunlar o kasabayı görmek istediğini söylediğin için oldu.Vi er her kun, fordi du absolut ville se byen.
Tüm bunlar o kasabayı görmek istediğini söylediğin için oldu.Wszystko dlatego, że zachciało ci się oglądać to miasto.
Tüm bunlar o kasabayı görmek istediğini söylediğin için oldu.Y todo esto por empeñarte en querer ver esta ciudad.
Tüm bunlar o kasabayı görmek istediğini söylediğin için oldu.Όλα αυτά επειδή ήθελες να δεις αυτή την πόλη!
Tüm bunlar o kasabayı görmek istediğini söylediğin için oldu.Это всё потому, что ты захотела посмотреть этот городок!
İlgili Sayfalar