Ana içeriğe geç
Sözlük

kasabada ile cümle

kasabada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Il se trouvait que c'était aussi un lieu dans la ville où le Centre d'évacuation collectait les photos.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Întâmplarea face ca acesta să fie locul din oraş unde centrul de evacuare colecta fotografiile.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.그 온천은 대피소에서 모은 사진을 보관해 두는 곳이었지요.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Nơi đây cũng là nơi mà trung tâm di tản đã thu thập các bức ảnh.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Toevallig werden in dit evacuatiecentrum ook de foto's verzameld.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Ve městě to zároveň bylo místo, kde evakuační centrum shromažďovalo fotky.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Zhodou okolností to bolo aj miestom, kde evakuačné centrum zhromažďovalo fotky.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Αυτό ήταν και το μέρος όπου το κέντρο εκκένωσης μάζευε και τις φωτογραφίες.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.За співпадінням, це було також місце, де евакуаційний центр збирав фото.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Оказалось, что это одно из мест в городе, где эвакуационный центр собирал фотографии.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.Това беше и мястото в града, където евакуационният център събираше снимките.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.במקרה, זה היה גם אחד המקומות בעיר שבו ריכז מוקד הפינוי את כל התצלומים שנאספו.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.وقد كان ذلك مكانا في البلدة حيث كان مركز الإجلاء يجمع الصور.
Burası aynı zamanda kasabada fotoğrafları toplayan tahliye merkezlerinden biriydi.集積している場所の一つでした みんなが写真を持ち寄っており
Bu yağmurda onu kasabadaki hastaneye götüremeyizCom esta chuva, não podemos levá-la para o hospital da cidade.
Bu yağmurda onu kasabadaki hastaneye götüremeyizCon esta lluvia, no podemos llevarla al hospital de la ciudad.
Bu yağmurda onu kasabadaki hastaneye götüremeyizCon questa pioggia non possiamo portarla all'ospedale.
Bu yağmurda onu kasabadaki hastaneye götüremeyizEmme voi viedä häntä sairaalaan tässä sateessa.
Bu yağmurda onu kasabadaki hastaneye götüremeyizPrzy tej pogodzie nie można jej zawieźć do szpitala.
Bu yağmurda onu kasabadaki hastaneye götüremeyizVi kan ikke køre til byen i det her vejr.
Bu yağmurda onu kasabadaki hastaneye götüremeyizVi kan inte köra henne till stan i det här vädret.
Bu yağmurda onu kasabadaki hastaneye götüremeyizΜε τόση βροχή δεν μπορούμε να την πάμε στο νοσοκομείο.
Bu yağmurda onu kasabadaki hastaneye götüremeyizВ такой дождь нельзя везти её в городскую больницу.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.E diciamo che ci sono 10 milioni di $ di risparmi nel mio villaggio.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.E digamos que isso é... dexa ver... 10 milhões de dólares em de economias da minha cidade.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.En stel nu dat er tien miljoen euro aan spaargeld in mijn dorp is.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.Et disons qu'il y a 10 millions de dollars d'économies dans mon village.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.I powiedzmy, że jest 10 milionów dolarów oszczędności w mojej wiosce.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.Řekněme, že toto jsou úspory za 10 milionů v mojí vesnici.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.Să spunem că sunt 10 milioane de dolari economiziţi în satul meu.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.Và chúng ta hãy nói rằng đó là $ 10 triệu tiết kiệm trong làng tôi.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.Y digamos que esto es 10 millones de dólares en ahorros en mi pueblo.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.И скажем, что это $ 10 млн. Экономия в моей деревне.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.Нека да кажем това са 10 милиона долара.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.נניח שזה 10 מיליון דולר מהחסכונות בכפר שלי.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.و لنفترض أن .. هناك عشرة ملايين من المخرات في قريتي.
Diyelim ki bizim kasabada toplam 10 milyon TL tasarruf var.総額1,000万ドル。 かなり裕福な村ですね。
Diyelim ki, fabrika hayata geçti ve kasabada yaşayan herkesin kapkeklerimin tadına bakmasını istiyorum.Až začnu, chci, aby všichni ve městě ochutnali moje cupcaky.
Diyelim ki, fabrika hayata geçti ve kasabada yaşayan herkesin kapkeklerimin tadına bakmasını istiyorum.Скажімо, коли я виходжу за ворота, я хочу, щоб всі в місті спробували мої кекси.
Diyelim ki, fabrika hayata geçti ve kasabada yaşayan herkesin kapkeklerimin tadına bakmasını istiyorum.なぜなら、一度味わってもらえれば、美味しさに気付くからです。
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.Elles lancent un programme de sensibilisation en cherchant des applications concrètes dans la ville.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.Họ bắt đầu cho chạy 1 chương trình nâng cao nhận thức để xem nó có hiệu quả trong thành phố như thế nào.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.이러한 아이디어들이 실제로 마을에서 어떻게 되고 있는지를 지켜보며, 이 아이디어를 널리 알리는 프로그램을 시작하고 있습니다.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.Mereka mulai mengadakan penyuluhan melihat pada bagaimana hal ini dapat dilakukan di kota itu.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.Pornesc un program de informare, axându-se pe transpunerea ideii în oraș.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.Rozpoczynają od programów uświadamiających i przyglądają się możliwością zastosowania ich w ich miejscowości
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.Tudatosság növelő programot indítanak, és megfigyelik, ez hogyan működhet a városban.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.Ze beginnen een sensibiliseringscampagne om te zien hoe dit in hun stad zou kunnen werken.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.הם מתחילם להריץ תוכנית הרמת-מודעות. רואים איך זה באמת יכול להצליח בעיר שלהם.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.يبدؤون بتشغيل برنامج للتوعية يبحث في كيفية جعل هذا يعمل في الواقع في المدينة.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.地域で本当にうまく進んでいくかどうか状況を見ます 映画の上映や 講演会などもあります
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göre노화의 진행속도를 느리게하기 위해서는 2가지를 모두 잡아야한다고 사람들은 생각합니다.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreDan ada dua pendapat menurut kebanyakan orang, berhubungan dengan menunda penuaan.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreE davvero, ci sono due punti di vista, secondo molte persone, a proposito del ritardare l'invecchiamento.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreEn er twee spelletjes zijn, over het uitstellen van veroudering volgens de meeste mensen.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreEt en fait il y a deux approches, selon la plupart des gens, en ce qui concerne le report du vieillissement
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreKétféleképpen közelíthetjük, a közvélekedés szerint, az öregedés kitolását.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreNa realidade, para a maioria das pessoas, há duas coisas em jogo, quanto a adiar o envelhecimento.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreSi nu exista decat doua variante, in opinia majoritatii oamenilor, in ce priveste amanarea imbatranirii.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreUnd es gibt zwei Betrachtungsweisen wie nach Meinung der meisten Älterwerden verzögert werden kann.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod