Ana içeriğe geç
Sözlük

kasaba ile cümle

kasaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kasaba içinde üç burç temeli birçok duvar izlerine de ulaşmak mümkündür.Em Viena, é possível encontrar vestígios destas três cozinhas.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Opera todos os sistemas de segurança da cidade.
Kasaba zenginleşmeye başladı.A cidade começava a progredir.
Jandarma; köylerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda kanun ve düzenin korunmasından sorumludur.A polícia estadual é responsável por manter a lei e a ordem nos municípios do estado e nas áreas rurais.
Kasaba kurulduğundan bu yana Hristiyan etkinlikleri ile bilinmektedir.Depois da conquista as populações locais foram cristianizadas.
Köyler (ri 리, 里), en küçük idari bölümler olup kasaba (eup) ve beldelerin (myeon) alt bölümleridir.Todavia, há uma linha de coletivos que une as cidades Daşkəsən e Gəncə.
Kasabanın yeni adı artık Aydıncık oldu.Desde então, o nome da cidade passou a ser Maravilha.
M.Ö. 1300 yılında kale ve alt kasaba, 20-25 hektarlık bir alanı kaplayan 10,000 nüfusa sahipti.Primitivamente, antes da guarnição espanhola, possuía quartel para de 15 a 20 homens.
Sonunda Rıfkı Reisliği kazanır ve Kasabanın Belediye Başkanı olur.O vencedor é publicitário e ocupará pela segunda vez o cargo de prefeito da cidade.
Kasabanın nüfusu 2011 yılı itibarıyla 1,526'dır.O município possuía 1.526 habitantes em 2011.
Yüzölçümü ve nüfus bakımından adanın en küçük ikinci kasabasıdır.É a mais concorrida, por estar debaixo do pequeno núcleo urbano da ilha.
Mowgli, şimdi bir orman kasabasında, kendisini evlat edinen bir aile birlikte yaşamaktadır.Mokujin está em uma floresta, com sua família.
Kastamonu Kasaba Köyü ve Camii ^Povoado, Vila e mais tarde a cidade de Camacho.
1858 yılında kasabaya demiryolu ulaştı.O caminho-de-ferro chega à cidade em 1860.
Orada ABD Milli Muhafız Teşkilatı tarafından kontrol edilen harabeye dönmüş bir kasaba bulunuyordu.Esta foi uma cruzada controlada pelos inspetores das Nações Unidas.
Plymouth kasabası, Plymouth ilinin iki il merkezinden biridir, diğeri Brockton'dır.As sedes do condado são Plymouth e Brockton, e sua maior cidade é Plymouth.
Maidenhead, Berkshire yakınlarındaki Holyport kasabasında büyümüştür.Ela cresceu na aldeia de Holyport, perto de Maidenhead, Berkshire.
Ve aynı zamanda kasabanın meslis üyesi.É, ainda, ele quem representa o município.
Kasabanın yüzölçümü 0.8 km²'dir ve 1156 konut içermektedir.A área urbana da cidade é de 1.6 km², e tem 1605 residências.
Kasaba zamanla büyümüş ve şehir olmuştur.No seu entorno a vila cresceu e se tornou cidade.
Kasabada herkesin yalan söylemesini engelleyen bir gerçeklik alanı vardır.Parece que todos na cidade estão mentindo sobre algo.
Suriye İç Savaşı sırasında Mart 2014'te kasaba muhalifleri eline geçmiştir.Batalha de Samarra ocorre em 2014 durante a Guerra Civil Iraquiana.
Bu hat üzerinde kasabada iki istasyon bulunmakta idi.Houve dois elevadores nesse local.
Lefke Avrupa Üniversitesi bu kasabada bulunmaktadır.A Universidade de Uyo está situada nesta cidade.
Kasaba için per capita income 20,405 dolardır.A renda per capita da cidade é de 20 752 dólares.
Bu suyun kurması kasaba halkının moralini kırdı.O fechamento da fábrica devastou a economia da cidade.
Końskowola, güneydoğu Polonya'da bir kasabadır.Końskowola é uma pequena vila no sudeste da Polônia.
Aleksandr, Moskova'da doğmasına rağmen, küçük bir kasaba olan Kirsanov'da büyümüştür.Antonov nasceu em Moscou, mas cresceu na cidade de Kirsanov.
Vlkolínec, Slovakya'da, Ružomberok kasabasının yönetimindeki bir köydür.Vlkolínec, na Eslováquia é uma aldeia com cerca de 35 habitantes sob administração da cidade Ružomberok.
Cargill, Springfield sakinlerine kasabanın yokedileceğini duyurur.Cargill aparece e diz ao povo da cidade que esta será destruída.
Belediyenin merkezi Aridaia kasabasıdır.A sede do município é a cidade de Aridaia.
Tanınan kasabaları arasında Prudhoe Bay, Barrow, Kotzebue, Nome ve Galena sayılabilir.Cidades incluídas na região são: Prudhoe Bay, Barrow, Kotzebue, Nome, Hooper Bay e Galena.
Müslümanların ve yahudilerin çoğu kasabayı terk etti ve bir daha geri dönmedi.Outros, especialmente os judeus, foram expulsos da Europa Oriental e não tinham intenção de voltar.
Berbat bir kasaba için herşeyi yapmaya hazırdır.Tudo para fazer uma grande farra.
Temmuz 2015'ten beri kasaba rejim ve Hizbullah'ın kuşatması altındadır.Em julho de 2015, a área encontrava-se sob o controlo do Estado Islâmico do Iraque e do Levante.
Muzaffer, bir bahar günü çocukluğunu geçirdiği Çanakkale`nin Yenice kasabasına döner.No mesmo ano muda-se para a Vila de Cachoeira onde passaria toda a sua infância.
Günümüzde kasaba nüfusunun tamamına yakını Kürtçe konuşmaktadır.É falado virtualmente por toda a população.
Saldırı öncesi, birkaç aydır kasaba elektrik ve gazdan yoksundu.Uma semana depois da passagem do furacão Dean ainda estavam sem telefone e eletricidade.
Her şehrin ve kasabanın kendi festivali vardır.Cada cidade, vila e aldeia tem pelo menos uma festa por ano.
Kasabanın ilk kurulduğu yer, bugünkü "Tokurun Kuyusu" adıyla anılan yerdir.O local original da vila fica onde atualmente chama-se de Plaza de la Fundación.
Bu kasaba Hollanda sınırında yer almaktadır.O distrito é fronteiriço a Holanda.
Her iki kaptanı korsan Hollywood'un kasabalarında birlikte yaşıyor.Assim, as histórias dessas duas pessoas se cruzam, em Hollywood.
Archie, tipik ve ortalama bir Amerikan küçük kasaba gençidir.Archie é um adolescente típico da pequena cidade.
Ama kasabada yaşayan bir yabancı gider polislere tüm durumu anlatır ve tuzak işe yaramaz.Um assassino á solta na cidade espalha o pânico e a policía é ineficiente em sua captura.
Kasabadaki ilk sağlık birimi, 1965 kurulan sağlık evidir.Em 1941, o primeiro Centro de Saúde da cidade.
Gelişmiş bir kasaba görünümündedir.É uma cidade bastante urbanizada.
Biz çocuklar bir taraftan çıktık mı bu surların üstüne, bütün kasabanın etrafını fırdolayı dönerdik.Nós todos nos perguntamos se teria algo quando estávamos virando a esquina.
2003 yılı yerel seçimlerinde kasaba tekrar köy olmuştur.Actualmente (2004) é uma vez mais o solar da vila.
Bu topluluklar önce kasabalara daha sonra ise şehirlere dönüşmeye başladı.Alguns deles vieram mais tarde a se transformar em cidades.
Braunau am Inn, Yukarı Avusturya'da, Almanya sınırına yakın bir kasabadır.Braunau am Inn é um distrito da Áustria localizado no estado da Alta Áustria.
Portekiz'in Vila Real şehrinin Constantim kasabasında dünyaya geldi.Desde então, começou a verdadeira ocupação de origem portuguesa da cidade de Campos.
Kasabanın ismi son olarak Lillehammer olarak telaffuz edilmeye başlandı.A vila foi nomeada primeiramente como 'Lohman's Landing'.
Kasabada, Cilalı Taş Devri' nden beri yerleşim bulunmaktadır.Está localizada numa área habitada desde a Idade da Pedra.
Suker profesyonel futbol hayatına 1984 yılında, doğduğu kasaba olan Osijek'te NK Osijek kulübünde başladı.Começou a carreira em 1984, no Osijek, de sua cidade natal.
Leesburg Alabama, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir kasaba.Birmingham (Alabama) - cidade do Alabama, nos Estados Unidos da América.
En eski binalar 18. yüzyıldan kalırken, 1640 ve 1682 yıllarında yaşanan iki yangın kasabayı yıktı.De oudste gebouwen dateren uit de 18e eeuw; twee stadsbranden in 1640 en 1682 verwoestten de stad.
Saldırı öncesi, birkaç aydır kasaba elektrik ve gazdan yoksundu.Voor de aanval had de plaats reeds een aantal maanden geen gas en elektriciteit meer.
Film Fransa'da Flavigny-sur-Ozerain kasabasında çekilmiştir (Burgonya).De film werd opgenomen in het dorp Flavigny-sur-Ozerain.
John Martin Stockholm'ün güney banliyö kasabasında annesi, babası ve erkek kardeşi ile birlikte yetişmiştir.Martin groeide op in het zuiden van Stockholm, waar hij woonde met zijn vader, moeder en oudere broer.
Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar toplandı​​.Van overal kwam hulp om de stad te herbouwen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod