kasaba ile cümle
kasaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni köprü köylülerin kasabaya gitmesini kolaylaştırdı.The new bridge made it easy for the villagers to go to town.
Gazetelere göre, kasabada büyük bir yangın vardı.According to the papers, there was a big fire in the town.
Geçen ay kasabada ölümlerden 20 fazla doğumlar vardı.There were 20 more births than deaths in the town last month.
Bir nehir kasabayı bölüyor.A river divides the town.
Nehir kasabadan geçiyor.The river runs through the town.
Büyükannem bu kasabada en yaşlıdır.My grandmother is the oldest in this town.
Kasabada ayaklarımın beni götürdüğü yerde dolaştım.I walked around town wherever my feet led me.
Büyük bir ateş bütün kasabayı kül haline getirdi.The big fire reduced the whole town to ashes.
Haritamda kasabanın konumuna bakacağım.I'll look up the location of the town on my map.
Ben kasabayı harita üzerinde belirledim.I located the town on a map.
Bugün kasabalar çok kalabalık.Towns are very crowded today.
Kasabadaki en eski sinema salonu şu an yıkılıyor.The oldest movie theater in town is being pulled down now.
Lütfen kasabadayken beni ziyaret et.Please look in on me when you're in town.
Kasabadaki tüm evler boştu.All the houses in town were empty.
Kasabadaki insanlar ona yardım etmek için geldi.People in the town came to help him.
Kasaba halkı kaçakçıların ne olduğunu hakkında şaşılacak derecede toydu.The townspeople were astonishingly naive about what the smugglers were.
Kasaba halkı deprem tarafından korkutuldu.The townsfolk were frightened by the earthquake.
Kasaba halkı merakla bana baktı.The townspeople looked curiously at me.
Kasaba su ikmali ağır yağışlar tarafından ciddi şekilde engellendi.The town water supply was seriously obstructed by heavy rainfalls.
Kasaba son iki yıl içinde çok değişti.The town has altered a lot in the last two years.
Kasaba o zamandan beri çok değişti.The town has changed a great deal since then.
Kasaba mekandan 3 mil.The town is 3 miles from the place.
Tüm kasaba yangın tarafından harap edildi.All of the town was destroyed by a fire.
Kasaba etkinlikle uğulduyordu.The town was humming with activity.
Kasaba fabrikalar ve konutlar için ayrıldı.The town was zoned for factories and residences.
Kasaba fırtınadan sonra sel tarafından tahrip edildi.The town was destroyed by the flood after the storm.
Bütün kasaba ziyaretçiye içten bir karşılama yaptı.The whole town accorded a hearty welcome to the visitor.
Kendi kasabamızı temiz tutmak bizim görevimizdir.It is our duty to keep our town clean.
Sana kasabayı gezdireceğim.I'll show you around the town.
Bütün kasaba çok temizdi.The whole town was very clean.
Tüm kasaba su altındaydı.The entire town was under water.
Bütün kasaba patlatıldı.The whole town was blown out.
Kasabadaki her yerde hava karanlık oluyor.Everywhere in town it's getting dark.
Bütün kasaba bir kargaşa içindeydi.The whole town was in a ferment.
Bütün kasaba onun hakkında biliyor.The whole town knows about it.
Kasaba halkı kalın biftek yemekten hoşlanır.The townspeople like to eat thick steaks.
Düşman kasabaya saldırdı.The enemy attacked the town.
İki kasaba bir nehirle ayrılır.The two towns are separated by a river.
Onun kasabayı aniden terk etmesinin nedeni hala bir sır.It is still a mystery why he suddenly left the town.
Yaşadığı yer kasabadan uzaktır.The place where he lives is far from town.
Oğlu kasabada kayboldu.His son was lost in the town.
Onun adı bu kasabada herkesçe bilinmektedir.His name is known to everyone in this town.
Onun adı kasabamızdaki herkes tarafından bilinir.His name is known to everybody in our town.
Adı kasabamızdaki herkes tarafından bilinir.His name is known to everyone in our town.
İtalya'da küçük bir kasabada doğdu.He was born in a small town in Italy.
Onun adı kasabadaki herkes tarafından bilinmektedir.His name is known to everyone in the town.
O, bu kasabanın sakinleri tarafından bir yetkili seçildi.He was elected an official by the inhabitants of this town.
O, bu kasabayı oldukça iyi bilir.He knows this town inside out.
O kasabada iş bulabildi.He was able to get work in that town.
O, kasabayı terk etti ve bir daha asla görülmedi.He left the town and was never seen again.
New York'ta bir sürü para yaptı ve doğduğu küçük kasabaya geri döndü.He made a lot of money in New York and went back to the small town where he was born.
Kasabanın tahrip edildiği gerçeğinden habersizdi.He was ignorant of the fact that the town had been destroyed.
O kasabaya gidiyor gibi görünmüyor.He doesn't seem to be heading for the town.
O kasabasında yürüyordu.He was walking about in the town.
O yakındaki bir kasabada yaşıyordu.He lived in a town near by.
Yakınlardaki küçük bir kasabada yaşıyordu.He lived in a small town nearby.
O, bir liman kasabasında yaşamaktadır.He lives in a port town.
O, az önce kasabaya doğru yola çıktı.He has just set out toward town.
Küçük bir dağ kasabasından geldi.He came from a tiny mountain town.
O, geçen hafta kasabanın dışındaydı.He was out of town last week.