kasıt ile cümle
kasıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Üçe bölmekten kasıt, üç eşit parçaya bölmek.trisect란 큰 각을 세개의 같은 크기의 작은 각으로 나누는 것입니다
Üçe bölmekten kasıt, üç eşit parçaya bölmek."Trysekcja" to podział na 3 równe kąty
Üçe bölmekten kasıt, üç eşit parçaya bölmek.זה אומר שמחלקים את הזוית לשלוש זויות שוות
Üçe bölmekten kasıt, üç eşit parçaya bölmek.والتثليث يعني ان يقسماها الى ثلاث زوايا متساوية
Üç önemli öğe; reklam, kasıtlı eskitme ve kredidir.Třemi zásadní faktory jsou reklama, plánované stárnutí a úvěr.
Üçüncüsü, çay için sıcak su istedim. Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.Lý do thứ ba là do tôi muốn nước nóng để uống trà -- đó là lý lẽ về mặt chủ tâm.
Uzun ömürlü ampul konusunda yaşananlardan yarım yüzyıl sonra 'kasıtlı eskitme' yeniden mahkemedeydi.Půl století po případu "Žárovka", plánované stárnutí se dostalo opět před soud.
Uzun ömürlü ampul konusunda yaşananlardan yarım yüzyıl sonra 'kasıtlı eskitme' yeniden mahkemedeydi.Μισό αιώνα μετά την υπόθεση των λαμπτήρων η προγραμματισμένη βραχυβιότητα ήρθε και πάλι στα δικαστήρια.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.편리하다고 할 땐 한 시간 운전하고 8시간 충전한다는 얘기가 아닙니다.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.Conveniente não é uma coisa que guiamos uma hora e pagamos como oito.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.E conveniente non è qualcosa che guidi per un'ora e poi carichi per otto.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.En iets waar je 1 uur mee kan rijden en dat je 8 uur moet opladen is niet praktisch.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.És az nem kézreálló, amit egy órán át vezetsz, majd nyolc órán át töltesz.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.Et vraiment pratique, pas quelque chose que vous conduisez pendant une heure et chargez pendant huit.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.Godzina jazdy przy 8-godzinnym ładowaniu to niewygoda.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.Iar "convenabilă" nu este o mașină pe care o conduci o oră și o ții la încărcat opt ore.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.Og praktisk er det ikke at du kører én time og oplader i otte.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.Und mit praktisch meine ich nicht, das man eine Stunde fährt und dann acht Stunden auflädt.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.Và sự thuận tiện, không có nghĩa là bạn lái xe 1 giờ và nạp nhiên liệu trong 8 giờ.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.Y conveniente no es algo que conduces durante una hora y luego cargas durante ocho.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.Και ευκολία δεν σημαίνει οδηγώ κάτι για μία ώρα και το φορτίζω για οκτώ.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.А и удобно не може да се нарече нещо, което караш за един час и зареждаш за осем.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.А удобство — отнюдь не восемь часов зарядки для часа езды.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.ונוחה זה לא מכונית שנוסעים בה שעה ומטעינים שמונה שעות.
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.ومريحة ليست شيء تقوده لمدة ساعة و تشحنه ٨ ساعات .
Ve elverişliden kasıt da bir şeyi bir saat kullanıp sekiz saat şarj etmek değildir.私達は物理の法則と
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.Der Wingsuit ist also bewusst so konzipiert, dass er Rauch ablässt, sodass man Sie besser verfolgen kann.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.De wingsuit is geprepareerd om rook te produceren zodat je gevolgd kan worden.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.Entonces el traje aéreo está preparado para soltar humo y que así le puedan seguir.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.Jadi pakaian ini sengaja dirancang untuk mengeluarkan asap agar dapat dilacak.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.JC: 아, 그렇군요. 그래서 윙수트가 연기를 내뿜도록 디자인이 됐군요.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.JC:
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.JC:
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.JC:
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.La combinaison est conçue pour libérer de la fumée pour vous suivre.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.La wingsuit è modificata per rilasciare del fumo così puoi essere seguito.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.Tehát a szárnyasruha szándékosan ereszt füstöt, hogy nyomon tudjanak követni.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.Vậy là các anh đã tính toán là bộ wingsuit sẽ thải ra hơi khói này để dễ dàng theo dõi.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.Έτσι η στολή είναι ρυθμισμένη ώστε να αφήνει καπνό επίτηδες ώστε να μπορούν να σε παρακολουθούν.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.Джин Коэн:
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.Значи крилатият костюм е създаден така, че преднамерено да изпуска дим, така че да могат да ви проследят.
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.ג' כ: אה, אני מבינה. אז חליפת הכנפיים מוציאה עשן בכוונה
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.أها ، أرى ذلك إذاً البدلة المجنحة هي معده لتخرج دخاناً
Yani wingsuit kasıtlı bir şekilde duman bırakacak şekilde tasarlanıyor ki sen takip edilebilesin.追いかけやすいようにしてるのね もう一つの質問
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Az, hogy ez egy belső támadás, idézőjelben, kívülállóktól?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Đó có phải vì đó là 1 vụ tấn công quốc tế, do người nước khác?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?E' il fatto che sia un attacco intenzionale da parte di, tra virgolette, stranieri?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?¿Es el hecho de que es un ataque internacional por parte de, digamos, extraños?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Este faptul că este un atac internațional al, citez, unor oameni din afară?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Ist es die Tatsache, dass es ein internationaler Angriff ist, sagen wir in Anführungszeichen, von Ausländern?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Je to tím, že je to mezinárodní útok od, uvozovky, cizinců?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Je to tým, že je to úmyselný útok "cudzincov" ?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?아니면 테러가 '외부인'들의 고의적인 공격이라 그런가요?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı? Nedir?Komt het omdat het een geplande aanslag is door, ik citeer, buitenstaanders?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Skyldes det at det er et forsætligt angreb af, anførselstegn, fremmede?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Είναι το γεγονός ότι πρόκειται για μια προμελετημένη πράξη από... "ξένους";
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Защото е целенасочена атака от, цитирам, аутсайдери?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?Или факт того, что это преднамеренная атака чужаков, в кавычках?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?או שזאת התקפה מכוונת של, כביכול, זרים?
Yoksa "yabancılar" tarafından yapılan kasıtlı bir saldırı olması mı?هل صحيح أنه هجوم دولي من قبل، "إقتباس"، ناس من الخارج؟