kasırga ile cümle
kasırga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Há năng xảy ra chúng nó phải như rơm trước gió, Như trấu bị bão cất đi sao?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Há năng xảy_ra chúng_nó phải như rơm trước gió , Như trấu bị bão cất đi sao ?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Hvor ofte blir de vel som strå for vinden, som agner stormen fører bort?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Kedy bývajú ako slama pred vetrom a jako plevy, ktoré ukradne víchor?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?"그들이 바람 앞에 검불 같이, 폭풍에 불려가는 겨같이 되는 일이 몇번이나 있었느냐"
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Olyanok lesznek, mint a pozdorja a szél elõtt, és mint a polyva, a melyet forgószél ragad el.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Ovatko he niinkuin tuulen vietävät oljet, niinkuin akanat, jotka tuulispää tempaa mukaansa?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Pernahkah mereka seperti jerami dan debu yang ditiup oleh badai dan oleh angin lalu
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?que eles sejam como a palha diante do vento, e como a pragana, que o redemoinho arrebata?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Qu`ils soient comme la paille emportée par le vent, Comme la balle enlevée par le tourbillon?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?så de bliver som Strå for Vinden, som Avner, Storm fører bort?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?să fie ca paiul luat de vînt, ca pleava luată de vîrtej?
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Son como la paja ante el viento, o como el tamo que arrebata el huracán
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Stawają się jako plewa przed wiatrem, i jako perz, który wicher porywa.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Ειναι ως αχυρον εμπροσθεν του ανεμου και ως κονιορτος, τον οποιον αρπαζει ο ανεμοστροβιλος.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Они должны быть, как соломинка пред ветром и как плева, уносимая вихрем.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?Те са като плява пред вятъра, И като прах от плява, който вихрушката отвява.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?יהיו כתבן לפני רוח וכמץ גנבתו סופה׃
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?او يكونون كالتبن قدام الريح وكالعاصفة التي تسرقها الزوبعة.
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?他 們 何 嘗 像 風 前 的 碎 秸 、 如 暴 風 颳 去 的 糠 秕 呢
Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi, Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?他 們何嘗像風 前 的 碎秸 、 如 暴 風颳 去 的 糠秕 呢
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.(76:19) Глас грома Твоего в круге небесном; молнии освещали вселенную; земля содрогалась и тряслась.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.(77:19) Ton tonnerre éclata dans le tourbillon, Les éclairs illuminèrent le monde; La terre s`émut et trembla.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.A felhõk vizet ömlesztének; megzendülének a fellegek, és a te nyílaid széllyel futkostanak.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.A voz do teu trovão estava no redemoinho; os relâmpagos alumiaram o mundo; a terra se abalou e tremeu.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Bobnel je grom tvoj v viharju, bliski so razsvetljevali vesoljni svet, potresla se je zemlja in trepetala.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.De wolken lieten de regen neervallen en de donder rolde langs de hemel. Uw pijlen werden afgeschoten.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.din bragende Torden rullede, Lynene oplyste Jorderig, Jorden bæved og skjalv;
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Es donnerte im Himmel, deine Blitze leuchteten auf dem Erdboden; das Erdreich regte sich und bebte davon.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Guntur menggelegar, kilat berpijar, bumi goncang dan gemetar
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.훼리바람 중에 주의 우뢰의 소리가 있으며 번개가 세계를 비취며 땅이 흔들리고 움직였나이다
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Le nubi rovesciarono acqua, scoppiò il tuono nel cielo; le tue saette guizzarono
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Lialy sa vody oblakov; nebesia vydaly hrmot, a tvoje šípy lietaly sem a ta.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Molnen göto ut strömmar av vatten, skyarna läto höra sin röst, och dina pilar foro omkring.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Obłoki wydały powodzi; niebiosa wydały gromy, a strzały twoje tam i sam biegały.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Pilvet purkivat vettä, pilvet antoivat jylinänsä, sinun nuolesi lensivät.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Skyene utøste vann, himlene lot sin røst høre, ja dine piler fløi hit og dit.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Tiếng sấm Chúa ở trong gió trốt ; Chớp_nhoáng soi sáng thế_gian ; Ðất bèn chuyển_động và rung_rinh .
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Tiếng sấm Chúa ở trong gió trốt; Chớp nhoáng soi sáng thế gian; Ðất bèn chuyển động và rung rinh.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Tunetul Tău a isbucnit în vîrtej de vînt, fulgerile au luminat lumea: pămîntul s'a mişcat şi s'a cutremurat.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Vydali povodně oblakové, vydala hřmot nebesa, ano i kameníčko tvé skákalo.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Гласът на гърма Ти бе вихрушката; Светкавиците осветиха вселената; Земята се потресе и се разклати.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.קול רעמך בגלגל האירו ברקים תבל רגזה ותרעש הארץ׃
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.صوت رعدك في الزوبعة البروق اضاءت المسكونة. ارتعدت ورجفت الارض.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.你 的 雷 聲 在 旋 風 中 . 電 光 照 亮 世 界 . 大 地 戰 抖 震 動
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.你 的 雷聲 在 旋風 中 . 電光 照亮 世界 . 大地 戰抖 震動
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Ako prejde víchrica, už aj nieto bezbožníka; ale spravedlivý je základom večnosti.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Al passaggio della bufera l'empio cessa di essere, ma il giusto resterà saldo per sempre
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.A mint a forgószél ráfuvall, már oda van az istentelen; az igaznak pedig örökké való fundamentoma van.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Comme passe le tourbillon, ainsi disparaît le méchant; Mais le juste a des fondements éternels.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Como cuando pasa la tempestad, así el impío no permanece; pero el justo tiene fundamentos eternos
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Como passa a tempestade, assim desaparece o impio; mas o justo tem fundamentos eternos.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Cum trece vîrtejul, aşa piere cel rău; dar cel neprihănit are temelii vecinice. -
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Der Gottlose ist wie ein Wetter, das vorübergeht und nicht mehr ist; der Gerechte aber besteht ewiglich.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Jako przemija wicher, tak się niepobożni nie ostoją; ale sprawiedliwy ma grunt wieczny.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Jakož pomíjí vichřice, tak nestane bezbožníka, spravedlivý pak jest základ stálý.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Jika topan melanda, lenyaplah orang jahat; tetapi orang jujur tetap teguh selamanya
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Kadar pridere nevihta, ne obstane brezbožnik, pravičnik pa ima podstavo večno.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Khi gió trốt thổi qua , kẻ hung_ác không còn nữa ; Song nền của người công_bình còn đến đời_đời .
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.Khi gió trốt thổi qua, kẻ hung ác không còn nữa; Song nền của người công bình còn đến đời đời.