kasır ile cümle
kasır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.Đây là biểu đồ về những cơn lốc ở Dallas vào tháng 4 vừa qua nơi chúng tôi dùng phần mềm.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.En dit is de grafiek voor de tornado's in Dallas in April waar we de software hebben ingezet.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.E questa è la curva per i tornado di aprile a Dallas, dove abbiamo usato il software.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.Esta é a curva para os tornados de Dallas em abril quando empregámos softwares.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.Et c'est la courbe des tornades de Dallas en avril où nous avons déployé des logiciels.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.Ez itt egy grafikon az áprilisi dallasi tornádókról, ahol szoftvert telepítettünk.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.Iată distribuția pentru tornadele din Dallas, din aprilie, unde am derulat aplicația.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.Und das ist die Kurve für die Tornados in Dallas im April, für die wir die Software gestellt haben.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.Y ésta es la de los tornados de Dallas en abril donde usamos software.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.А это график по апрельскому торнадо в Далласе, где мы установили программное обеспечение.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.וזאת העקומה של סופות הטורנדו בדאלאס באפריל ששם פרסנו תוכנה.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.وهذا المنحنى لأعاصير دالاس في ابريل حيث قمنا بتنصيب البرمجية.
Ve bu da yazılımı işletime geçirdiğimiz, nisandaki Dallas kasırgaları için bir eğri.竜巻のグラフです ここにギャップがあります
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.Dan merkt hij dat er een orkaan op komst is.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.E então, de súbito, ele apercebe-se que vai haver um furacão.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.E poi all'improvviso viene a sapere che ci sarà un uragano.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.Et puis soudain, il apprend qu'il va y avoir un ouragan.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.I nagle, dowiaduje się, że ma nadejść huragan.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.갑자기 그는 허리케인이 불어올 것이라는 걸 예감하죠
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.Náhle se správce dozví, že přichází hurikán.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.Si deodata, afla ca se pregateste un uragan.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.Und dann, plötzlich, erfährt er, dass ein Orkan bevorsteht.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.Và rồi bất ngờ, anh nhận được tin sẽ có một cơn bão.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.Y entonces, súbitamente, se entera de que viene un huracán.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.Και τότε ξαφνικά, μαθαίνει ότι θα έρθει τυφώνας
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.И вдруг он узнаёт, что скоро будет ураган.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.И тогава, внезапно, научава че ще има ураган.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.Раптом він дізнається, що скоро настане ураган.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.ואז לפתע, הוא לומד שעומדת להיות סופת הוריקן.
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.وفجأة ,يعلم أن هُناك إصار
Ve sonra aniden, bir kasırga olacağını öğrenir.彼が自分自身でなにかをする訳ではありません
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Als de orkaan dan komt, is het huis in veel betere conditie dan het normaal zou zijn geweest.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.E então o furacão passa, e a casa está em muito melhores condições do que normalmente estaria.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Entonces llega el huracán, y la casa está en mejor condición de lo que estaría normalmente.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Et quand l'ouragan arrive, la maison est en bien meilleur état qu'elle ne l'aurait été normalement.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.그리고 허리케인이 지나가고, 그 집은 평소 때보다 훨씬 더 좋은 상태가 됩니다
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Pak se přežene hurikán a dům je v lepším stavu, než by byl normálně.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Poi arriva l'uragano e la casa è in condizioni molti migliori di quelle in cui si troverebbe normalmente.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Później przechodzi huragan, a dom jest w lepszym stanie, niż by był normalnie.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Und der Orkan kommt durch, und das Gebäude ist in wesentlich besserem Zustand als es eigentlich gewesen wäre.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Và khi cơn bão tới, và căn nhà ở trong trạng thái vững vàng hơn rất nhiều so với bình thường.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Και τότε ο τυφώνας φτάνει, και το σπίτι είναι σε πολύ καλύτερη κατάσταση από ό,τι κανονικά θα ήταν.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.И когато урагана мине, сградата е в много по-добро състояние отколкото иначе би била.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.И когда ураган проходит, дом остаётся в лучшем состоянии, чем был.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.Минає ураган, а будинок у значно кращому вигляді, ніж був.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.ואז מגיע סופת ההוריקן והבית במצב הרבה יותר טוב מאשר במצב נורמלי.
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.ويأتي الاعصار ويكون المنزل في حال افضل من مايكون عليه في هذه الاوضاع
Ve sonra kasırga gelir, ... ... ev eski olduğu halden daha iyi durumdadır.補強しなかった時より その家はハリケーンによく耐えます それだけではなく もしハリケーンがやって来なくても
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç,2008년 나기스라는 폭풍과 그 여파로
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.Di tahun 2008, BAdai Nargis dan akibat yang ditimbulkannya membunuh 138.000 orang di Myanmar.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.Em 2008, o ciclone Nargis e as suas consequências mataram 138 000, em Mianmar.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.En 2008, el ciclón Nargis y sus repercusiones mataron a 138 000 personas en Myanmar.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.En 2008, le cyclone Nargis et ses conséquences ont tué 138 000 personnes au Myanmar.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.Im Jahr 2008 tötete Wirbelsturm Nargis und seine Folgen 138.000 Menschen in Myanmar.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.În 2008, ciclonul Nargis și ce a urmat a luat 138.000 de vieți în Myanmar.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.In 2008 doodde de cycloon Nargis en zijn nasleep 138.000 mensen in Myanmar.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.Năm 2008, lốc xoáy Nargis và dư chấn của nó đã làm thiệt mạng 138000 người ở Myanmar.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.Nel 2008, il ciclone Nargis e la sua scia hanno ucciso 138mila persone in Myanmar.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.V roku 2008 cyklón Nargis a jeho následky zabili v Mjanmarsku 138 000 ľudí.
Yıl 2008, Nargis Kasırgası ve sonuç, Myanmar'da 138.000 kişi öldü.W 2008 cyklon Nargis i jego następstwa zabiły 138 tys. osób w Birmie.