karton ile cümle
karton kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
70 küsür yıl... ...arkasında bir karton kutu bırakmak için mi yaşadı?..عاش لسبعين سنة غريبة حتى يخلّف وراءه صندوق كرتوني
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Aaron a fait un distribanque avec un Macintosh et des cartons.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Aaron baute einen Geldautomaten aus einem Macintosh und einem Pappkarton.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Aaron costruì un Bancomat usando un Macintosh e una scatola di cartone.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Aaron đã làm một chiếc máy ATM bằng<br/>một chiếc Mac và hộp giấy bìa cứng.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Aaron maakte een geld automaat , en gebruikte daarvoor een Macintosh en een kartonnen doos
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Aaron vyrobil bankomat z kartonové krabice využívající Macintosh.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Aron lavede en pengeautomat ud af en Macintosh og en papkasse.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.애런은 매킨토시랑 상자로 ATM을 만들기도 했지요
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Fabricó un cajero automático usando un Macintosh y una caja.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.O Aaron έφτιαξε ένα ΑΤΜ χρησιμοποιώντας ένα Macintosh και ένα χαρτόκουτο.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Аарон банкомат с использованием как Macintosh и как картонная коробка.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.Арън направи банкомат, използвайки Макинтош и кутия за карти.
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.והוא חשב שזה יהיה ממש ממש מגניב שאתחפש למחשב האהוב החדש שלו,
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.صنع آرون جهاز صراف آلي، باستخدام ماكنتوش وصندوق الورق المقوى - الكرتون
Aaron, karton ve Macintosh ile bir ATM yapmýţtý.ある年のハロウィン、 僕が何をすべきか思いつかなかった時、
babamın orada çok karton kolisi var.Můj táta má hodně krabic.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.가끔은 제7일안식교에서 온 노인 두 분이 와서 천국에 대한 만화를 보여주기도 했습니다.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Às vezes aparecem-me velhinhas da Igreja Adventista do Sétimo Dia a mostrarem-me imagens com desenhos do céu.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.A veces llegan viejitas de la iglesia Adventista del séptimo día enseñándome estas ilustraciones del cielo.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Czasem nachodzą mnie staruszki z kościoła Adwentystów Dnia Siódmego i pokazują mi komiksy z obrazkami nieba.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Joskus luonani käy vanhoja mummoja Adventtikirkosta näyttämässä minulle piirrettyjä kuvia taivaasta.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Néha idős hölgyek jönnek a Hetednapi Adventista Egyháztól a mennyországos rajzaikkal.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Občas přicházejí malé postarší dámy z Církve adventistů sedmého dne a ukazují mi kreslené obrázky nebe.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Parfois, des vieilles dames de l'Église Adventiste du Septième Jour me montrent des dessins du paradis.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Uneori am noroc de bătrânele micuțe a bisericii Adventiste care-mi arată aceste caricaturi a raiului.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Іноді сюди заходять пані літнього віку з Церкви Адвентистів Сьомого дня, показують зображення небес.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.לפעמים מגיעות אלי זקנות קטנות מ"הכנסייה האדוונטיסטית של היום השביעי", מציגות בפני קריקטורות של גן-עדן.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.أحيانا يأتيني بعض السيدات الشابات من الكنيسة السبتية يروني هذه الصور والرسوم للجنة.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.天国の絵を持って来たり 雑誌の購読契約をしてくれれば 僕はギャングになったり
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Có thể bạn nghĩ tới các trò chơi bảng chán khủng khiếp mà chúng ta bị bắt chơi trong các dịp Lễ Tạ Ơn.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.여러분은 엄청나게 지겨운 보드게임을 생각할지도 모르죠. 추수감사절에 우리를 인질로 잡아버리는 그런 지겨운 게임이요.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Misschien denk je aan de oersaaie bordspellen die ons gijzelen tijdens de feestdagen.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Oder Sie denken an die unglaublich langweiligen Brettspiele, denen man an Feiertagen nicht entkommt.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Poate te gandești la jocuri de societate, tragic plictisitoare, care ne ţin ostatici de Ziua Recunoştinţei.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Talán a tragikusan unalmas társasjátékok jutnak eszedbe, amik Hálaadás környékén ejtenek túszul.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Talvez pensem nos jogos de tabuleiro imensamente aborrecidos de que nos fazem reféns nas alturas festivas.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Може би си мислите за трагично скучните игри на дъска, които се провеждат в Деня на благодарността.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Можливо, ви думаєте про катастрофічно нудні настільні ігри, які беруть нас у заручники на сімейні свята.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.אולי אתם חושבים על משחקי הקופסה המשעממים בצורה טראגית שמחזיקים אתכם בני ערובה בחג ההודיה.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.ربما انت تفكر بالالعاب اللوحيه الممله اللتي تبقينا محتجزين في ايام الاعياد
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.祝日に親戚で集まった時に やらされるようなタイプのね これはそのひどく退屈な ボードゲームの1つかもしれませんね
Ben de bu karton kutuları keser ve pasaj oyunlarımı yaparım.Donc je les découpe pour construire ma salle de jeu
Ben de bu karton kutuları keser ve pasaj oyunlarımı yaparım.Já ty krabice pak rozstříhám a vyrábím z nich svoje vlastní hry.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Dat is een kartonnen doos met in het midden een spiegel.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Do kartonowego pudełka z lustrem wkładamy fantom.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Ez egy kartondoboz, közepén egy tükörrel, és amögé kerül a fantom.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Je to papírová krabice a uprostřed je zrcadlo.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.판지로 만들어진 상자의 중앙에 거울을 두고,
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Man använder en papplåda med en spegel i mitten. Sen stoppar man fantomen...
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.O cutie de carton cu o oglindă la mijloc, şi apoi pui fantoma...
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Se tiene una caja de cartón con un espejo a la mitad, y entonces pone uno al fantasma.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.Sie nehmen einen Pappkarton mit einem Spiegel in der Mitte, in den man das Phantom-Körperflied steckt.
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.קרטון ובאמצעו מראה,
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.لديك صندوق من الكرتون فيه مرآة في النصف،
Bir karton kolinin ortasına ayna koyuyoruz, sonra hayalet kolu içine koyuyoruz.そこに幻の腕を入れます 最初の患者ディレックがやって来ました
Biz Doğu LA de oto yedek parça satıyoruz. babamın orada çok karton kolisi var.Cain pasa sus vacaciones de verano viniendo a trabajar conmigo vendemos piezas de coches en el este de L.A.
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.A területükön van egy csomó bolt és étterem ami sok ételmaradékot, karton- és műanyaghulladékot termel.
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.Erau în zonă multe magazine şi restaurante care produceau multă mâncare, carton si deşeuri plastice.
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.그들이 사는 지역에는 수 많은 음식물, 보드지, 플라스틱 폐기물을 만들어 내는 상점과 음식점이 많았습니다.