Yerle göğü birbirine bağlayan Dünya Ağacı’nın zirvesinde, iki başlı bir kartal yuva kurmuştur.Uzmimo za primjer Božje stvaranje dvaju „svjetlila na nebu“ (misli se na Sunce i Mjesec).
Ovadan bakıldığında bir kartal yuvası görünümündedir.Dok sam sjedio na krevetu, ugledah pauka.
Sırtında bir kartal taşır.Jedna ga kornjača stavi na leđa.
En tanınmış örneği kartal eğreltisidir (Pteridium aquilinum).Ali definitivno najveći utjecaj je korištenje katane (mač).
Kartal yumurtasını bu ağaçlardan birinin tepesine bırakır.Ova ptica polaže jedno jaje na vrhu blatnog nasipa.
Kartal sahrasına geçerek tüm ordu ile Rus ordusu üzerine yürüdü.Na potonjem je prešao Rusima i stupio u srpsku i poslije rusku vojsku.
Kartal Kargo 600 kg yük taşıyabiliyordu.Každý voz mohol uniesť 600 kg náklad.
İki dizayn da İmparatorluk Rusyası'nın iki kartal amblemine dayanıyordu.Potrebné reformy v obidvoch kniežatstvách zabezpečovala ruská armáda.)
Soko J-22 Orao (Kartal), SOKO tarafından üretilen Yugoslav yapımı sesaltı taarruz ve keşif uçağıdır.Soko J-21 Jastreb je bojové a prieskumné lietadlo, navrhnuté a skonštruované v bývalej Juhoslávii.
1988'de Kartalspor antrenörlüğüne getirildi.V roku 1988 bol vybraný na pilotný výcvik.
Ayrıca onu takip edebilmek için kartal gücünü kullanıp onu kontrol edebilir.Tiež sa tam naučila bojovať a ovládať svoj Power Suit.
"Kartal, aslanlar gibi".Boril se bom kot lev!
14. yüzyılın ortalarında pseudo-Kodinos'un zamanında, kırmızı zeminde kartal standart hale geldi.V času psevdo Kodina sredi 14. stoletja so bili standardni vezeni orli na rdeči podlagi.
En yükseğe uçan kuşlar kartallardır.Najverjetnejši kandidat pa so leteče lisice.
Sol elindeyse üzerinde çeşitli metallerden kakmalar olan ve üzerinde kartal olan bir hükümdar asası vardı.V njegovi levi roki je bilo žezlo z intarzijami iz različnih kovin, ki je podpiralo orla.
Annenin kalbinin sakinleşmesi için tek bir yol var, o da ruhunun anne kartala geri gönderilmesidir".Vzela te bom neke sobote iz rok tvoje matere in te bom vodila naravnost v nebesa.”
Bu kartal tüm ömrü boyunca o şamanı korur ve yardımcı olur.Kot stalna senca pa ga je vse življenje spremljala in dušila astma.
Sırtında bir kartal taşır.Prireikus, bėga avių nugaromis.
O dönemlerde kartallar ilkbaharda gelir, sonbaharda giderlerdi.Iki tol taurės turnyrai prasidėdavo pavasarį ir baigdavosi rudenį.
Kartalın üst kısmında 7 tane yıldız vardır.Prancūzijos maršalo antpetyje yra septynios žvaigždės.
Balık KartalıRiebalinės žuvys
Kartalın bunu yapmasının sebebi kendi dilini anlayacak bir insan evlada sahip olmakmış.Mielai laikomos namuose, nes moka pamėgdžioti žmogaus kalbą.
O bir kartal değildir.Jis ne erelis.
Onlar ve Romalılar daha sonra kuşu tavus kuşu ya da kartal olarak resimlediler.Nii kreeklased kui roomlased kujutasid fööniksit linnuna, kes meenutas kotkast või paabulindu.
Sembolü Kartal'dır.Tema sümbol on kotkas.
Kırmızı üstüne Çift başlı kara kartal figürü kullanılmıştır.Must kahe peaga kotkas asetati punasele kilbile.
Bu dağın batı yakasındaki Eyüp, Kartal ve Sümbüllü tepeleri ormanlarla kaplıdır.Toljase mägede kirde- ja kaguosa on kaetud metsaga.
Kartal ve Bakırköy kaymakamlıkları yaptı.Tegeles kotkaste ja toonekurgede kaitsega.
4. sezondan itibaren dizinin yönetmeni Kartal Çidamlı oldu.Kuid hiljem seitsmendas osas saab peakorteriks Jäneseurg.
Kurulan ordunun sembolünde Fransız İmparatorluk Kartalı, aslan, royally taçı gibi motifler vardı.Kuldsel kilbipäisel on Inglismaa kuninglik sümbol, lõvi või leopard.
Adı kartalı anımsatan şeklinden kaynaklanmaktadır.Sadulkatus on saanud nimetuse sadulat meenutava kuju tõttu.
Aslanlar ve kaplanlar vardı. Beni bahçeden geçirdi. Şahinler ve kartallar vardı.Там були леви, тигри - він вів мене крізь свій сад - там були соколи, орли, а він пояснював:
Beni bahçeden geçirdi. Şahinler ve kartallar vardı.Levou-me ao jardim onde havia falcões e águias, e disse:
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Hitrejši so bili naši preganjalci nego orli pod nebom: po gorah so nas podili, v puščavi so nas zalezovali.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.우리를 쫓는 자가 공중의 독수리보다 빠름이여 산꼭대기에서도 쫓고 광야에도 매복하였도다
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Mer snare end Himlens Ørne var de, som jog os, på Bjergene satte de efter os, lured i Ørkenen,
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prędsi są ci, którzy nas gonią, niż orły niebieskie; po górach nas gonią, na pustyniach czyhają na nas.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prigonitorii noştri erau mai iuţi de cît vulturii cerului. Ne-au fugărit pe munţi, şi ne-au pîndit în pustie.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våra förföljare voro snabbare än himmelens örnar; på bergen jagade de oss, i öknen lade de försåt för oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våre forfølgere var raskere enn himmelens ørner; på fjellene forfulgte de oss, i ørkenen lurte de på oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Ония, които ни гонеха, станаха по-леки от небесните орли; Гониха ни по планините, причакваха ни в пустинята.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Преследовавшие нас были быстрее орлов небесных; гонялись за нами по горам, ставили засаду для нас в пустыне.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.קלים היו רדפינו מנשרי שמים על ההרים דלקנו במדבר ארבו לנו׃
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.صار طاردونا اخف من نسور السماء. على الجبال جدوا في اثرنا. في البرية كمنوا لنا.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追 趕 我 們 的 、 比 空 中 的 鷹 更 快 . 他 們 在 山 上 追 逼 我 們 、 在 曠 野 埋 伏 、 等 候 我 們
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追趕 我 們 的 、 比 空中 的 鷹 更 快 . 他 們在 山上 追逼 我 們 、 在 曠野 埋伏 、 等候 我 們
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Các bạn thấy côn trùng, ếch, rắn, đại bàng, bướm, ếch, rắn, đại bàng.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Du ser insekter frøer, slanger, ørne, sommerfugle, - frøer, slanger, ørne.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Immagini di insetti, rane, serpenti, aquile, farfalle, rane, serpenti, aquile.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Je ziet insecten, je ziet kikkers, slangen, adelaars, vlinders, kikkers, slangen, adelaars.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.곤충들을 볼 수 있고, 개구리, 뱀, 독수리, 나비들을 볼 수 있습니다. 개구리, 뱀, 독수리.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Láthatnak bogarakat, békákat, kígyókat, sasokat, pillangókat, békákat, kígyókat, sasokat.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Man sieht Insekten, man sieht Frösche, Schlangen, Adler, Schmetterlinge, Frösche, Schlangen, Adler.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Se ven insectos. Se ven ranas, culebras, águilas, mariposas, ranas, culebras, águilas.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Vedeți insecte, broaște, șerpi, vulturi, fluturi, broaște, șerpi, vulturi.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Vemos insetos, vemos sapos, cobras, águias, borboletas, rãs, cobras, águias.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Vidíte tu hmyz, žaby, hady, orly, motýle, žaby, hady, orly.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Widzicie owady, żaby, węże, orły, motylki, żaby, węże, orły.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Βλέπετε έντομα, βλέπετε βατράχια, φίδια, αετούς, πεταλούδες, βατράχια, φίδια, αετούς.
Böcekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar, kelebekler, kurbağalar, yılanlar, kartallar.Виждате насекоми, виждате жаби, змии, орли, пеперуди, жаби, змии, орли.