Ana içeriğe geç
Sözlük

karmaşık ile cümle

karmaşık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onların iletişimi düşündüğümüzden çok daha karmaşık olabilir.Their communication may be much more complex than we thought.
Beyin sadece karmaşık bir makinedir.The brain is just a complicated machine.
O meseleleri daha karmaşık hale getirecek.That'll complicate matters more.
Sorunun ardında karmaşık durumlar vardır.There are complicated circumstances behind the matter.
Açıklama çok daha karmaşık olabilir.The explanation may be much more complex.
Makine, sorunun nedenini bulamayacağımız kadar karmaşıktı.The machine was too complicated for us to find out the cause of the trouble.
Ben resimde bazı karmaşık desenler görebiliyorum.I can see some intricate patterns in the picture.
Fakat medeniyetler daha karmaşık hale gelirken, daha iyi iletişim metotları gerekliydi.But as civilizations grew more complex, better methods of communication were needed.
Bir bilgisayar karmaşık bir makinedir.A computer is a complex machine.
Bilgisayarlar son derece karmaşık işleri yapabilirler.Computers are capable of doing extremely complicated work.
Bu hikaye çocuklar için çok karmaşık.This story is too complex for children.
Bu form biraz karmaşık görünüyor. Onu doldurmama yardım et.This form looks kind of complicated. Help me fill it out.
Bu çocuk karmaşık matematik problemini kolaylıkla çözdü.This child solved the complicated mathematics problem easily.
O, çok karmaşık bir makinedir.That is a very complex machine.
Bu beş kişi arasındaki ilişkiler karmaşıktır.The relationships among those five people are complicated.
Erkek kardeşim karmaşık sorunu çözemedi.My brother could not solve the complicated problem.
Modern finans giderek karmaşık ve sofistike hale geliyor.Modern finance is becoming increasingly complicated and sophisticated.
Günün sosyal sorunları gittikçe daha karmaşık olma eğilimindedir.The social problems of the day tend to be more and more complicated.
İnsan karmaşık bir organizmadır.Man is a complex organism.
Beynin yapısı karmaşıktır.The structure of the brain is complicated.
O, karmaşık soruna müthiş bir çözüm buldu.He came up with a terrific solution to the complex problem.
O, karmaşık matematiksel problemleri çözmede iyidir.He is good at solving complicated mathematical problems.
Bilgisayarlar karmaşık makinelerdir.Computers are complicated machines.
Gramer çok karmaşık bir şey.Grammar is a very complex thing.
Dil bilgisi çok karmaşık bir şeydir.Grammar is a very complex thing.
Ne kadar karmaşık?How complex is it?
Loch Ness canavarı gerçek mi yoksa sadece karmaşık bir aldatmaca mı?Is the Loch Ness monster real or is it just an elaborate hoax?
Bir bilgisayar elektroniği çok karmaşıktır.A computer's electronics are very complex.
Kimya çok karmaşık olabilir.Chemistry can be very complex.
Fabrika birçok karmaşık makineleri kullanır.The factory uses many complicated machines.
İki ülke arasındaki ticaret karmaşık olabilir.Trade between two countries can be complex.
Kolayca anlaşılması için bir cümle gereksiz yere karmaşık olmamalı.In order to be easily understood, a sentence should not be unnecessarily complicated.
Sovyetler Birliği ve Batılı Müttefikler arasındaki ilişkiler karmaşıktı.Relations between the Soviet Union and the western Allies were mixed.
Vahşi hayat çok basit ve toplumlarımız çok karmaşık makine!The savage life is so simple, and our societies are such complex machinery!
O kanji çok karmaşık, ben onu okuyamıyorum.That kanji is so complex, I can't read it.
Tom'un açıklaması çok karmaşık.Tom's explanation was too complicated.
Dil bilgisi çok karmaşık.Grammar is very complicated.
Kadınlar erkeklerin genellikle çok karmaşık olduğunu hissediyorlar.Women feel that men are often very complicated.
Bu benim için biraz fazla karmaşık.It's a bit too complicated for me.
O, şundan daha karmaşıktır.It's more complicated than that.
Dünya'nın güneş çevresindeki yörüngesindeki hareketi birçok karmaşık fizik yasasına uyar.The orbiting of Earth around the Sun obeys to many complicated laws of physics.
Hayat çok karmaşık.Life is so complicated.
Tarih, düşündüğünden daha karmaşıktır.History is more complex than you think.
O, inanılmaz derecede karmaşık.It's insanely complex.
O o kadar karmaşık değil.It's not that complicated.
Bu karmaşık.It's complicated.
O çok karmaşık bir dünyaydı.It was a very complicated world.
Kızlar karmaşık değildir. Erkekler basittir.Girls aren't complicated. Men are simple.
Açıklama gerçekte bundan biraz daha karmaşık, ama sen özü anladın.In reality, the explanation is a bit more complicated than this, but you get the gist.
O karmaşık.It's complex.
Tom karmaşıktır.Tom is complex.
Bu karmaşık değil.This isn't complicated.
Karmaşık değil.It's not complicated.
Çok karmaşık.It's so complicated.
Bu çok karmaşık.It's too complicated.
Kadınlar erkeklerden daha karmaşıktırlar.Women are more complicated than men.
Fiziksel dünya olayların karmaşık ağıdır ve hiçbir şey tek bir sebeple gerçekleşmez.The physical world is a complex web of events, and nothing happens for only one reason..
Onun karmaşık olabileceğini düşündüm.I thought it might be complicated.
Sadece bunun karmaşık olduğunu söylüyorum.I'm just saying it's complicated.
Onun saçları karmaşıktı.Her hair was tangled.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod