Ana içeriğe geç
Sözlük

karma ile cümle

karma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onların iletişimi düşündüğümüzden çok daha karmaşık olabilir.Their communication may be much more complex than we thought.
Bu tam bir karmaşa ve benim sinirime dokunuyor.It's a complete mess, and it's getting on my nerves.
Beyin sadece karmaşık bir makinedir.The brain is just a complicated machine.
Bir buçuk asırlık bir karmaşadan sonra kraliyet otoritesi yeniden kuruldu.Only after a century and a half of confusion was the royal authority restored.
O meseleleri daha karmaşık hale getirecek.That'll complicate matters more.
Sorunun ardında karmaşık durumlar vardır.There are complicated circumstances behind the matter.
Açıklama çok daha karmaşık olabilir.The explanation may be much more complex.
Makine, sorunun nedenini bulamayacağımız kadar karmaşıktı.The machine was too complicated for us to find out the cause of the trouble.
Ben resimde bazı karmaşık desenler görebiliyorum.I can see some intricate patterns in the picture.
Fakat medeniyetler daha karmaşık hale gelirken, daha iyi iletişim metotları gerekliydi.But as civilizations grew more complex, better methods of communication were needed.
Bir bilgisayar karmaşık bir makinedir.A computer is a complex machine.
Bilgisayarlar son derece karmaşık işleri yapabilirler.Computers are capable of doing extremely complicated work.
Bu hikaye çocuklar için çok karmaşık.This story is too complex for children.
Bu form biraz karmaşık görünüyor. Onu doldurmama yardım et.This form looks kind of complicated. Help me fill it out.
Bu çocuk karmaşık matematik problemini kolaylıkla çözdü.This child solved the complicated mathematics problem easily.
O, çok karmaşık bir makinedir.That is a very complex machine.
Bu beş kişi arasındaki ilişkiler karmaşıktır.The relationships among those five people are complicated.
Erkek kardeşim karmaşık sorunu çözemedi.My brother could not solve the complicated problem.
Modern finans giderek karmaşık ve sofistike hale geliyor.Modern finance is becoming increasingly complicated and sophisticated.
Günün sosyal sorunları gittikçe daha karmaşık olma eğilimindedir.The social problems of the day tend to be more and more complicated.
İnsan karmaşık bir organizmadır.Man is a complex organism.
Erkek kardeşim odasını karmaşa içinde bırakır.My brother leaves his room in a mess.
Beynin yapısı karmaşıktır.The structure of the brain is complicated.
O, karmaşık soruna müthiş bir çözüm buldu.He came up with a terrific solution to the complex problem.
O, karmaşık matematiksel problemleri çözmede iyidir.He is good at solving complicated mathematical problems.
O, kitapları kitaplığa karmakarışık koydu.He put the books on the shelf out of order.
Banyoyu böyle bir karmaşa içinde bırakmayın.Don't leave the bathroom in such a mess.
Bilgisayarlar karmaşık makinelerdir.Computers are complicated machines.
Gramer çok karmaşık bir şey.Grammar is a very complex thing.
Dil bilgisi çok karmaşık bir şeydir.Grammar is a very complex thing.
Ne kadar karmaşık?How complex is it?
Loch Ness canavarı gerçek mi yoksa sadece karmaşık bir aldatmaca mı?Is the Loch Ness monster real or is it just an elaborate hoax?
Bir bilgisayar elektroniği çok karmaşıktır.A computer's electronics are very complex.
Kimya çok karmaşık olabilir.Chemistry can be very complex.
Fabrika birçok karmaşık makineleri kullanır.The factory uses many complicated machines.
İki ülke arasındaki ticaret karmaşık olabilir.Trade between two countries can be complex.
Kolayca anlaşılması için bir cümle gereksiz yere karmaşık olmamalı.In order to be easily understood, a sentence should not be unnecessarily complicated.
Sovyetler Birliği ve Batılı Müttefikler arasındaki ilişkiler karmaşıktı.Relations between the Soviet Union and the western Allies were mixed.
Vahşi hayat çok basit ve toplumlarımız çok karmaşık makine!The savage life is so simple, and our societies are such complex machinery!
O kanji çok karmaşık, ben onu okuyamıyorum.That kanji is so complex, I can't read it.
Tom'un açıklaması çok karmaşık.Tom's explanation was too complicated.
Bu karmaşadan sorumlu musunuz?Are you responsible for this mess?
Dil bilgisi çok karmaşık.Grammar is very complicated.
Görme beş duyunun en karmaşığı olarak kabul edilir.The sight is considered the most complex of the five senses.
Neden bu kadar karmaşığım?Why am I so complicated?
judynin hafızası karman çorman, gevelereyerek konuşuyor.Judy’s memory is patchy, her speech is slurred.
Ben bir karmaşanın ortasındayım.I'm in the middle of a muddle.
Bu karmakarışık olacak.This is going to get messy.
Joseph futbol oynayamaz. Top ayağına dolaşır ve her şeyi karman çorman eder.Joseph can't play soccer. He trips on the ball and mixes everything up.
Kadınlar erkeklerin genellikle çok karmaşık olduğunu hissediyorlar.Women feel that men are often very complicated.
Bu benim için biraz fazla karmaşık.It's a bit too complicated for me.
O, şundan daha karmaşıktır.It's more complicated than that.
O, karma olmayan okula gitti.He went to a single-sex school.
O karma olmayan okula gitti.She went to a single-sex school.
Dünya'nın güneş çevresindeki yörüngesindeki hareketi birçok karmaşık fizik yasasına uyar.The orbiting of Earth around the Sun obeys to many complicated laws of physics.
Hayat çok karmaşık.Life is so complicated.
Tarih, düşündüğünden daha karmaşıktır.History is more complex than you think.
Tom'un bu karmaşadan nasıl çıkacağını bilmiyorum.I wonder how Tom will get out of that mess.
O, inanılmaz derecede karmaşık.It's insanely complex.
O o kadar karmaşık değil.It's not that complicated.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
karma ile cümle - karma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App