Ana içeriğe geç
Sözlük

karizmatik ile cümle

karizmatik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hayli yakışıklı ve karizmatik.Ta oli kena, stiilne ja karismaatiline.
İktidarın kaynağı karizmatik otoritedir.Karismaatiline juhtimine on karismaatilisel võimul põhinev juhtimislaad.
Aman tanrım. Karizmatik yardımcıyı oynayacak tecrübeli bir aktöre ihtiyacınız var mı?А вам не нужен харизматичный помощник с редким актёрским даром?
Aman tanrım. Karizmatik yardımcıyı oynayacak tecrübeli bir aktöre ihtiyacınız var mı?いつも持ってるんです
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.C'est plutôt sympa.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Das ist ziemlich cool.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.E chiar tare.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.E' piuttosto fico.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Es casi increíble.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Ez klassz.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Fajnie jest.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Ini keren.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.작곡가들이 제멋대로 해도 면죄부가 주어지지요. 일면 멋지죠.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.Os compositores podem escapar ao assassínio.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.זה די מגניב. משוררים די יכולים לחמוק מעונש על רצח.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.ذلك يبدو جيدا . كاتبوا الاغاني يمكنهم التنصل من جريمة قتل.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.めちゃくちゃな理論でも
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Thật tuyệt vời.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Вообще, это здорово.
Bir bakıma çok karizmatik bir şey.Това е нещо страхотно.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Acest tip este un talent deosebit.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Cet homme est remarquable.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Dieser Typ ist echt klasse.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Просто е страхотен.
Bu adam tamamıyla karizmatik.Этот человек всегда чем-то занят.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.In der Zahnmedizin passieren nicht sehr viele coole und sexy Dinge.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Không có nhiều thứ thú vị, lôi cuốn trong nha khoa.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.치과에서는 멋지고 보기좋은 광경만 펼쳐지지는 않습니다.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Nem sok laza, szexi dolog történik a fogászatban.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Niezbyt wiele ciekawych i ekscytujących rzeczy dzieje się w stomatologii.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Non succedono molte cose eccitanti in odontoiatria.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Nu se întâmplă multe lucruri interesante, sexy în stomatologie.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Δεν συμβαίνουν πολλά σπουδαία, σέξι πράγματα στην οδοντιατρική.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.Не так уж много классных, крутых вещей происходит в стоматологии.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.לא קורים הרבה דברים מגניבים וסקסיים בתחום רפואת השיניים.
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.ولا يحدث في هذا المجال الكثير من الامور المهمة
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.しかし、この問題行動の改善を思考し
Diş hekimliğinde çekici, karizmatik şeyler çok fazla olmaz.牙科嘅領域一般都冇任何新奇有趣嘅事發生。
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor."- aber seine Argumente fesseln mich."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor.""Collier não é carismático... (Risos) ... mas os seus argumentos são convincentes."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor.""Collier není charizmatický - (Smích). - ale jeho argumenty jsou přesvědčivé."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor.""Collier nie ma charyzmy -- (Śmiech) -- ale ma argumenty nie do odparcia."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor."그 댓글은 "콜리어는 카리스마적이지 않네요", 였습니다 (웃음) "그러나 그의 주장하는 바는 설득될 수 밖에 없습니다"
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor."-- maar zijn argumenten snijden hout."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor.""Paul Collier non ha carisma -- (Risate)
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor.""Колье не харизматичен, (Смех) но его аргументы убедительны".
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor."וההערה אמרה, "קולייר איננו כריזמטי -- [צחוק] "-- אך טיעוניו כובשים."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor."وقد قال تعليق المدونة ، " كوللر ليس كاريزمي -- (ضحك) -- لكن حججه مقنعة للغاية."
Diyordu ki, "Collier karizmatik biri değil," (gülüşler) ama savunduğu konular saygı uyandırıyor."(笑) しかし 彼の議論は非常に説得力に富む」 (笑)
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.Am fi ştiut o grămadă despre megafauna cu carismă şi nu prea mult despre orice altceva.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.Chúng ta biết rất nhiều loài động vật to lớn có sức lôi cuốn, và không nhiều về cái gì khác.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.멸종 위기에 처한 대형 동물들에 대해서 궁금해도 배울 수 있는 방법이 없겠죠.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.Nous en saurions beaucoup sur la méga faune charmante, et pas grand chose sur le reste.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.Ogromno bi vedeli o karizmatični megafavni in ne prav veliko o čem drugem.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.Rengeteget megtudnánk a karizmatikus állatvilágról, és nem túl sok mindent másról.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.Saberíamos muito sobre megafauna carismática e não muito sobre o resto.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.Sabríamos mucho sobre la megafauna carismática, y no mucho sobre muchas otras cosas.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.Věděli bychom spoustu o charismatické megafauně, a něco málo o jiných zvířatech.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.Vi ville vide en hel masse om karismatiske megafauner, og ikke ret meget om meget andet.
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.We zouden veel weten over grote charismatische dieren, en weinig over enig ander dier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod