Ana içeriğe geç
Sözlük

kari ile cümle

kari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, karışıklıktan yararlanarak ortadan kayboldu.He disappeared, taking advantage of the confusion.
O, karısının onu neden terk ettiğini kendi kendine merak etti.He wondered to himself why his wife had left him.
Karısının onu niçin terk ettiği hakkında hiçbir fikri yoktu.He had no idea why his wife left him.
O, iyi bir karı seçti.He chose a good wife.
O bir halt karıştırıyor.He's up to no good.
O vasiyetinde tüm servetini karısına bıraktı.He left all his property to his wife in his will.
O, karısından korkuyordu.He was afraid of his wife.
Onun karısı bir bebek sahibi olacaklarını duyurduğunda o gafil yakalandı.He was caught off guard when his wife announced they were going to have a baby.
O, karısına gömleğini tamir ettirdi.He got his wife to mend his shirt.
O, karısının dengi değil.He is no match for his wife.
Karısı tarafından erken uyandırılmak istedi.He wanted to be woken up early by his wife.
O, karısı kadar iyi yemek pişirebilir.He can cook as well as his wife.
O, çatının karını temizledi.He cleared the roof of snow.
O, evinin önündeki yolun karını temizledi.He cleared the road in front of his house of snow.
Sık sık bir konuşmanın ortasında karışır.He often breaks into the middle of a conversation.
Uzun bir öğretmenlik kariyerine sahip.He has had a long teaching career.
Onun senin işine karışmaya niyeti yok.He has no intention to interfere with your business.
Mali bakımdan karısına güveniyor.He relies on his wife financially.
O her zaman karısına sadık idi.He was always faithful to his wife.
Onun iyi bir karı bulmak için iyi şansı vardı.He had the good fortune to find a good wife.
O sonunda karısının isteğine boyun eğdi ve bir ev satın aldı.He finally yielded to the request of his wife and bought a house.
Karısının dışarıda çalışmasına itiraz etti.He objected to his wife working outside.
O, karısı hastayken kendisi için yemekler pişirdi.He cooked meals for himself when his wife was sick.
Karısı ve çocukları onun sigarayı bırakmasını istedikleri için o sigarayı bıraktı.He stopped smoking because his wife and children asked him to.
Karısını boşamış olduğu gerçeğini gizledi.He concealed the fact that he had divorced his wife.
Karısı öldüğünde o derin bir keder içindeydi.He was in deep grief at the death of his wife.
Karısına düşünmeden almamasını söyledi.He told his wife not to buy on impulse.
Kendisini boşamaması için karısını ikna etti.He persuaded his wife not to divorce him.
O, karısına kızgındı.He was angry with his wife.
O, karısının ölümünü henüz unutmadı.He hasn't got over the death of his wife yet.
O yıllarca karısını yaşattı.He survived his wife for many years.
Hatta o, karısından daha yaşlıdır.He is even older than his wife.
Karısını memnun etmek için elinden geleni yaptı.He bent over backward to please his wife.
Karısını memnun etmek için her türlü çabayı gösterdi.He bent over backward to please his wife.
O, karısını mutlu etmeye çalıştı ama boşuna.He endeavored to make his wife happy, but in vain.
O karısını kaybettikten sonra içki içmeye başladı.He began to indulge in drinking after he lost his wife.
O, karısını kıskanıyordu.He was jealous of his wife.
Ona karısı tarafından eşlik edildi.He was accompanied by his wife.
O, bir cinayet olayına karıştı.He was involved in a murder case.
O, karısıyla çocukları hakkında tartıştı.He quarreled with his wife about their children.
O, ölü karısının anısını yaşattı.He cherished the memory of his dead wife.
Karısı hakkında şikâyet etmeden asla benimle görüşmez.He never sees me without complaining about his wife.
Onun beni kız kardeşimle karıştırdığına eminim.I'm sure he mistook me for my sister.
O her zaman karısına karşı doğru olduğunu söylüyor.He says he has always been true to his wife.
O, iyi karıştırmaz.He doesn't mix well.
Kalabalığa karışıp gitti.He made his way through the crowd.
O, geçen ay karısını boşadı.He divorced his wife last month.
Küçük erkek kardeşiyle karıştırıldı.He was mistaken for his younger brother.
Akşam yemeği partisinde ona karısı tarafından eşlik edildi.He was accompanied by his wife at the dinner party.
Hem onun hemde karısının arabaları var.Both he and his wife have cars.
Umarım hiçbiri trafik kazasına karışmamıştır.I hope that neither of them was involved in the traffic accident.
Onlar pek çok karınca gibi çalıştı.They worked like so many ants.
Onlar münakaşaya karışmak istemediler.They did not wish to become embroiled in the dispute.
Onların kafası karışık, değil mi?They are confused, aren't they?
Kibarlığımı dostlukla karıştırdılar.They mistook my politeness for friendship.
Onlar başka bir ülkenin iç işlerine karışmamalılar.They should not intervene in the internal affairs of another country.
Onlar yoldaki karı temizlediler.They cleared the road of snow.
Onlar onu erkek kardeşi ile karıştırdılar.They mistook him for his brother.
Onların kafaları çok karıştı.They were very confused.
Onlar karı kocaymış gibi davranıyorlar.They pretend to be man and wife.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kari ile cümle - Sayfa 6 - kari kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App