Ana içeriğe geç
Sözlük

kari ile cümle

kari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dan karısı Linda'nın ölümüyle korkunç bir kayıp yaşadı.Dan suffered a terrible loss with the death of his wife, Linda.
Tom'un karısını terk ettiğini duydum.I heard that Tom has left his wife.
Birisi Tom'un karısından ayrıldığını söyledi.Someone told me Tom left his wife.
Tom, Mary'ye karısı numarasını yapmasını istedi.Tom asked Mary to pretend to be his wife.
Tom kendisi ve karısıyla akşam yemeği yememiz için bizi davet etti.Tom invited us to have dinner with him and his wife.
Amonyak ve çamaşır suyunu birlikte karıştırma.Don't mix ammonia and bleach together.
Onun hakkında ne çok karışık?What's so complicated about that?
Bir karışıklık olmuş olabilir.There might've been a mix-up.
Bunun hepsi biraz kafa karıştırıcı, değil mi?It's all a little confusing, isn't it?
Karın ve çocukların burada mı?Are your wife and children here?
Tom çekmeceyi karıştırdı.Tom rummaged through the drawer.
Bir karışıklık anı vardı.There was a moment of confusion.
Tom şaşırmıştı ve biraz kafası karışmıştı.Tom was surprised and a little confused.
Tom''un kafası karışmış olmalı.Tom must've been confused.
Hiç karının doğum gününü unuttun mu?Have you ever forgotten your wife's birthday?
Hiç de karışık değil.It isn't complicated at all.
Tom'un ne hakkında kafası karışmış?What was Tom confused about?
Dan karısı Linda'nın ölümcül derecede hasta olduğu konusunda bilgilendirildi.Dan was informed that his wife, Linda, was terminally ill.
Tom ve Mary'nin evliliğindeki en büyük sorun Mary'nin annesinin karışmasıdır.The biggest problem in Tom and Mary's marriage is Mary's mother's interference.
O sık sık karısı ile tartışır.He often argues with his wife.
Dan karısının vefasız olduğunu keşfetti.Dan discovered that his wife had been unfaithful.
Sadece zavallı karıma acımalısın.You just have to have mercy on my poor wife.
Tom karısına derinden aşık.Tom is deeply in love with his wife.
Çocukken karınca yuvalarını tahrip etmeyi severdim.When I was a child, I enjoyed destroying anthills.
Cümle karıştırmak eğlencelidir.Sentence mixing is funny.
Tom'un karısı Kanadalıdır.Tom's wife is Canadian.
Koca ve onun karısı çay içerler.The husband and his wife drink tea.
Karım benden bir şeyler gizliyor.My wife is hiding something from me.
Karım benden bir şey saklıyor.My wife is hiding something from me.
Tom geçen yıl ikinci karısından boşandı.Tom divorced his second wife last year.
Tom geçen yıl ikinci karısını boşadı.Tom divorced his second wife last year.
Karım yeni arabamı kullanmaya korkuyor.My wife is afraid to drive my new car.
Karısı vefat edince kendisine düzinelerce taziye kartı geldi.When his wife died, he received dozens of condolence cards.
O, karısı öldüğünde onlarca taziye kartı aldı.When his wife died, he received dozens of condolence cards.
Amcamın karısı benim halam.My uncle's wife is my aunt.
Tom'un yeni karısı onun ilk evliliğindeki kızından daha genç.Tom's new wife is younger than his daughter from his first marriage.
Karımın sağı solu belli olmaz.My wife is very unpredictable.
Karım çok önceden kestirilemez.My wife is very unpredictable.
Tom sık sık karısıyla tartışır.Tom often argues with his wife.
Karım bir kez burada bulundu.My wife has been here once.
Karım yakındaki bir barda çalışıyor.My wife works in a nearby pub.
Bayan Marple'ın adı sık sık başka bazı benzer adlarla karışıyor.Ms. Marple's name often gets confused with some other similar name.
Kimliği bir başkasıyla karıştırılan bir adam vuruldu.A man was shot in a case of mistaken identity.
Karıştırma kabında tüm malzemeyi birleştirin.Combine all the ingredients in the mixing bowl.
Başlangıçta seni erkek kardeşinle karıştırdım.At first, I mistook you for your brother.
Hayat kafa karıştırıcı şeylerle dolu.Life is full of confusing things.
Tüm eğlenceden sonra daire büyük bir karışıklık içindeydi.After all the merrymaking, the apartment was in great disarray.
İlaç ve alkol çoğu zaman karışmaz.Medication and alcohol often don't mix.
Karım Kedah'lı.My wife is from Kedah.
Tom hiç karışmaması gereken insanlara karıştı.Tom got involved with people he should never have gotten involved with.
Ortalığı karıştırmaya çalışmıyorum, duyduğumu söylüyorum sadece.I'm not trying to stir up trouble. I'm just telling you what I heard.
Benim altıncı karım güzel bir yüzü var. Onun yeşil gözleri var.My sixth wife has a pretty face. She has green eyes.
Yeni yıl! Yeni kariyer!New Year! New Career!
Bir yıldan kısa bir zaman içinde sağlık hizmeti kariyerinize başlayın.Start your health care career in less than one year.
Abraham Lucy üzerine Joseph'le bir kavgaya karıştı.Abraham got into a fight with Joseph over Lucy.
Dört boyutlu uzay, kafa karıştırıcıdır.Four-dimensional space is confusing.
Onlar başka bir devletin iç işlerine karışmamalıdır.They shouldn't intervene in the internal affairs of another state.
Tom paltosundan karı sıyırdı.Tom brushed the snow from his overcoat.
Tom mantosundan karı temizledi.Tom brushed the snow from his overcoat.
Bu cümle bir karışıklık. Bir yabancı tarafından mı yazıldı?This sentence is a mess. Was it written by a foreigner?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod