Çocuklar her zaman şaraplarını en az üçte iki suyla karıştırmalılar.Children should always mix their wine, with at least two-thirds water.
Hamile olduğundan beri karımın hiç cinsel dürtüsü yok. Ne yapabilirim?My wife has no libido since she got pregnant. What can I do?
Onun yeni karısı yaklaşık benim yaşlarımda.His new wife is about my age.
Karım Cezayir'den. O bir Cezayirli.My wife is from Algeria. She is Algerian.
"Karınızın adı nedir?" "Evli değilim.""What's your wife's name?" "I'm not married."
Karısı onu evden kovdu.His wife kicked him out of the house.
Beni biriyle karıştırmış olmalısınız.You must have me confused with someone else.
Karım beni yener.My wife beats me.
O diz boyu karın içindeydi.He was knee-deep in snow.
Eğer Bay Long'u görürsen, lütfen ona karısının nasıl olduğunu sormayı unutma.If you see Mr. Long, please don't forget to ask him how his wife's doing.
Çocuklar kardan adam yapabilecekleri ilk karı iple çektiler.The children looked forward to the first snow that they might build a snowman.
Kışın bile fazla karımız olmaz.Even in winter we don't have much snow.
Onu karımla tartışabilir miyim?Would it be OK if I discussed it with my wife?
Bu karışıklık için kim sorumluluk alıyor?Who's taking responsibility for this mess?
Tom bir kazaya karıştı.Tom was in an accident.
Tom'un kafası karıştı.Tom was confused.
Tom çorbayı karıştırdı.Tom stirred the soup.
İnsanlar karıncalara benzer.People look like ants.
Günahı suçla karıştırmayın.Do not mistake sin with crime.
Tom karidesin kabuğunu soydu.Tom shelled the shrimp.
Bir karınca kendi ağırlığının 50 kat fazlasını kaldırabilir.An ant can lift more than 50 times its weight.
Tom biraz kafası karışmış görünüyor.Tom seems to be a tad confused.
Kuyrukluyıldızları ve asteroitleri karıştırma.Don't confuse comets and asteroids.
Kuyrukluyıldız ve asteroitleri karıştırmayın.Don't mix up comets and asteroids.
Mary karın ağrısıyla uyandı.Mary woke up feeling sick in the stomach.
O sık sık şekeri ve tuzu karıştırır.She frequently gets sugar and salt mixed up.
Karım asla çocuk sahibi olmak istemedi.My wife never wanted to have kids.
Karı ve koca arasındaki kavga, bir bahar gününün yağmuru gibidir.A quarrel between husband and wife is like a spring day's drizzle.
Karı çatıdan kürekle temizlemek zorunda kalacağız.We'll have to shovel the snow off the roof.
O, karısı öldükten sonra birçok yıl daha yaşadı.After his wife died, he lived for quite a few more years.
Karım mavi bir elbise giyiyor.My wife is wearing a blue dress.
Ben karıncaları severim.I like ants.
Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Onun saçı karışık.Her hair is tangled.
O, başka bir kadınla yaşamak için, karısını ve üç çocuğunu terk etti.He left his wife and his three children to live with another woman.
Benim de kafam karıştı!I am too confused!
Ölü adam bir kavgaya karıştı.The dead man was involved in a fight.
Neden kendi karılarımızı sevmemeliyiz? Biz başka insanların karılarını severiz.Why should we not love our own wives? We do love other people's wives.
Sabrı hoşgörü ile karıştırmayın.Do not mistake patience for forbearance.
Karım aniden panik olmaya başladığında uçağın henüz kalkmıştı.The plane had just taken off when my wife suddenly started to panic.
Onun sözleri kafa karıştırıcı.His words are confusing.
Bu kış muhtemelen fazla karımız olmayacak.We probably won't have much snow this winter.
Bu kış çok az karımız olacak.We will have little snow this winter.
Tom'un gittikçe daha çok kafası karışmaya devam etti.Tom kept getting more and more confused.
Karışıklık nedir?What's the commotion?
Böceklerin organlarının çoğu karınlarındadır.Most of a insect's organs are inside its abdomen.
Karıncalar bütün yaz çok çalışır.Ants work hard all summer.
Karısı bir yabancı gibi görünüyor.His wife seems to be a foreigner.
Diş hekimliği kariyerindeki ilerlemeni gördüm ve senin için gerçekten mutluyum!I saw your progress about your dentist career and I'm really happy for you!
Bir trafik kazasına karıştı.He was involved in a traffic accident.
Karıncalar ve zürafalar uzak kuzenlerdir.Ants and giraffes are distant cousins.
Karıncalar ve zürafalar uzak akrabadırlar.Ants and giraffes are distant relatives.
Beni karizmatik bir adam olarak düşünüyor musun?Do you think of me as a cool guy?
Karısı hiçbir yerde görülmedi.His wife was nowhere to be seen.
Kötü bir şeye karıştın, ha?You got involved in something bad, huh?
O, karısı hakkında her zaman kötü şeyler söylüyor.He's always saying bad things about his wife.
Her zaman karısını kötülüyor.He's always bad-mouthing his wife.
Karısını mutlu etmeye çalıştı fakat boş yere.He tried to make his wife happy, but in vain.
Karısını mutlu etmeye çalıştı fakat edemedi.He tried to make his wife happy, but he couldn't.
Karım genellikle geceleri kahve içmez. Ben de öyle.My wife usually doesn't drink coffee at night. I don't either.