Ana içeriğe geç
Sözlük

kareli ile cümle

kareli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
600 yerine 420 fit karelik bir mekan satın alarak anında 200 bin dolar kar ettim.Αγοράζοντας μόνο 40 τ.μ. αντί για 60, γλυτώνω αμέσως 200 χιλιάρικα.
600 yerine 420 fit karelik bir mekan satın alarak anında 200 bin dolar kar ettim.Купив пространство в 40 кв. метров вместо 55, я сразу же сэкономил 200 тысяч долларов.
600 yerine 420 fit karelik bir mekan satın alarak anında 200 bin dolar kar ettim.Купуючи 420 кв. футів замість 600, я відразу економлю 200 тисяч.
600 yerine 420 fit karelik bir mekan satın alarak anında 200 bin dolar kar ettim.Чрез закупуване на място, което е 420 кв. фт. (40 кв. м.) вместо 600, веднага спестявам 200 бона.
600 yerine 420 fit karelik bir mekan satın alarak anında 200 bin dolar kar ettim.על ידי קניית חלל שהיה 40 מ"ר במקום 50, מייד חסכתי 200 אלף.
600 yerine 420 fit karelik bir mekan satın alarak anında 200 bin dolar kar ettim.فبشراء مساحة 240 قدم مربع بدلاً من 600 أوفر 200 ألف دولار
600 yerine 420 fit karelik bir mekan satın alarak anında 200 bin dolar kar ettim.買一個420平方呎嘅地方, 而唔係600平方呎, 我立刻就慳左20萬。
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Ale co można zrobić z płaskim trackpadem, z tym kwadratowym?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Ale čo spravíte s plochým trackpadom, s tými štvorcovými vecami?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Ale co s tím novým trackpadem, s tím hranatým?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Apa yang bisa kita lakukan dengan track pad datar yang bentuknya persegi itu?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Dar ce poţi face cu un trackpad plat, acele chestii pătrate?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.De mihez kezdhet az ember egy sík érintőpaddal, azokkal a szögletes cuccokkal?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.그러나 네모난 모양의 납작한 트랙 패드로 무엇을 할 수 있겠습니까?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Maar wat begin je met een platte touchpad, van die vierkante dingen?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Ma cosa si può fare con una track pad piatta, quelle cose quadrate?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Mais qu'est-ce qu'on va faire avec un trackpad plat, ces trucs carrés?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Men vad gör man med en musplatta, en sån där platt fyrkant?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Pero ¿qué vas a hacer con un track pad plano, esas cosas cuadradas?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Was soll man mit einem flachen Trackpad tun, diesem viereckigen Ding?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Αλλά τι να κάνει κανείς με ένα επίπεδο χειριστήριο αφής, εκείνα τα τετράγωνα πράγματα;
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Але, що ви робитимете з плоским тач педом? З цими квадратними речима?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Но какво можете да направите с плосък трак пад, с тези квадратни неща?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.Но, что вы собираетесь делать с плоским тачпэдом? Эти квадратные вещи?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.אבל מה אתה הולך לעשות עם משטח מגע שטוח, הדברים המרובעים האלו?
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.و لكن ماذا أفعل بلوحة اللمس المسطحةَ تلك، هذه الأشياء المربعة؟!
Ama düz bir pad ile yapabileceğiniz şey böyle kareli şeyler.どうしろって言うんだ? 漫画家として僕は何もできないね
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.그리고 도시는 계획했습니다 -- 좋은것인지 나쁜것인지 -- 12만 평방피트의 개발과 하이라인이 그것을 둘러 가도록 말이죠.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.Die Stadt plant - auf Gedeih und Verderb - einen Quadratkilometer zu erschließen, den die Hochtrasse umringt.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.Mesto plánovalo za všetkých okolností vytvoriť na 1 km2 zástavbu, okolo ktorej by sa tiahol park High Line.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.Miasto zaplanowało -- na dobre i złe -- 110ha na rozwój przestrzeni, którą High Line będzie otaczać.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.והעיר תכננה -- לטוב או לרע -- 12 מיליון רגל רבועים של פיתוח שהקו הגבוה יביא סביבו.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.والمدينة قد خططت -- للأفضل أو للأسوء -- 12 مليون قدم مربع من التنمية سيلتف حولها الهايلاين.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.ハイライン周辺の114万km2の 開発を計画しています しかしハイラインを特別にしているのは
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.저는 우리 모두가 420평방 피트 안에 살아야 한다고 말하는 것은 아니에요.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.En siis väitä, että meidän kaikkien tulisi asua 39 neliön tilassa.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Ich sage nicht, dass wir alle auf 40 m2 leben müssen.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Ik zeg niet dat we allemaal moeten wonen op 40 m².
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Je ne dis pas que nous devons tous vivre dans 39 m².
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Não estou a dizer que precisamos todos de viver num apartamento de 39m2.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Nem azt mondom, hogy mindannyiunknak 39 négyzetméteren kéne élnie.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Neříkám, že všichni musíme žít na 40 m2.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Ne trdim, da moramo živeti na 39 kvadratnih metrih.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Nie mówię, że wszyscy mamy mieszkać na 40 metrach.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.No digo que todo lo que necesitamos para vivir son 40 m2.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Non voglio certo dire che dobbiamo tutti iniziare a vivere in 40 metri quadri.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Nu spun că trebuie să trăim cu toții în 40 metri pătrați.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Så jag säger inte att vi alla måste leva på 39 kvadratmeter.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Så jeg siger ikke, at vi alle er nødt til at leve på 39 kvadratmeter.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Saya tidak mengatakan kita semua harus hidup dalam ruangan berukuran 420 kaki persegi.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Takže netvrdím, že všetci musíme žiť v priestore s rozlohou 40 m2.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Vậy tôi không nói rằng tất cả chúng ta cần sống trong diện tích 150 mét vuông.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Δεν λέω πως πρέπει όλοι να ζούμε σε 40 τ.μ.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Така че аз не казвам, че ние всички трябва да живеем в 420 квадратни фута (40 кв. метра).
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Тож я не кажу, що ми всі маємо жити в 420 кв. футах
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Я не говорю, что нам всем надо жить на 40 кв. метрах.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.אז אני לא אומר שכולנו צריכים לחיות ב40 מטר מרובעים.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.لا أزعم أن علينا العيش.. في 420 قدم مربع
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.我唔係話每個人都需要生活 在420平方呎裏。
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.暮らせと言っているのではありません しかしコンパクトな生活の利点は分かって下さい
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod