Erkek kardeşimle sinemadaydım.I was at the movies with my brother.
Tom aslında Mary'nin erkek kardeşi.Tom is actually Mary's brother.
Benim küçük kız kardeşim her gün piyano çalar.My younger sister plays piano every day.
Tom ve John birbirlerinin kız kardeşleriyle evlendi.Tom and John married each other's sisters.
Tom'un üç küçük kardeşi var.Tom has three younger siblings.
Tom benim ikiz erkek kardeşim.Tom is my twin brother.
Bu şeyleri neden söylüyorsun, kardeşim?Why do you say these things, brother?
Mary, Julia'nın onun kız kardeşi olduğuna inanıyordu.Mary believed that Julia was her sister.
Erkek kardeşin bu evde yaşamadı mı?Didn't your brother live in this house?
Erkek kardeşlerimden birini arıyorum.I'm looking for one of my brothers.
Kız kardeşin var mı? Kim o?Do you have a sister? Who is she?
Erkek kardeşini düşün!Think about your brother!
Eğer Mary'nin annesinin oğlu benim erkek kardeşimse, öyleyse Mary benim kızkardeşimdir.If Mary's mother's son is my brother, then Mary is my sister.
O bunu erkek kardeşinden bir hediye olarak aldığı bıçakla kesti.He cut it with the knife that he got as a gift from his brother.
Bugün erkek kardeşimle öğle yemeği yiyorum.Today I'm having lunch with my brother.
Bugün kız kardeşimle öğle yemeği yiyorum.Today I'm having lunch with my sister.
Tom John'un onun erkek kardeşi olduğuna inandı.Tom believed that John was his brother.
Erkek kardeşim ve ben aynı sınıftayız.My brother and I are in the same class.
Ben erkek kardeşimle aynı sınıftayım.I am in the same class as my brother.
Kız kardeşim hâlâ ebeveynlerimizle yaşıyor.My sister still lives with our parents.
Keşke bir erkek kardeşim olsa.I wish I had a brother.
Erkek kardeşim evde değil.My brother isn't home.
Benim eskiden Boston'da çalışan üç erkek kardeşim var.I have three brothers who used to work in Boston.
Erkek kardeşim seni eve götürecek.My brother will take you home.
Tom'un küçük erkek kardeşi Mary'nin ablasıyla çıkıyor.Tom's younger brother is dating Mary's older sister.
Boston'da bir erkek kardeşim var.I have a brother in Boston.
Erkek kardeşimden bisikletimi onarmasını rica ettim.I asked my brother to repair my bicycle.
Erkek kardeşimi katılması için ikna ettim.I persuaded my brother to participate.
Erkek kardeşlerim senin sorularına henüz cevap vermedi.My brothers haven't answered your questions yet.
Tom sadece benim için bir kardeş gibiydi.Tom was just like a brother to me.
Tom'un John adında bir ikiz kardeşi var.Tom has a twin brother named John.
Geceyi kız kardeşinde geçirmek zorunda kaldı.He had to spend the night at his sister's.
Tom Mary'nin erkek kardeşlerinden biridir.Tom is one of Mary's brothers.
Tom'un John adında bir erkek kardeşi var.Tom has a brother named John.
Kız kardeşim saçını haftada iki ya da üç kez bir kuaförde yaptırır.My sister has her hair done at the hairdresser two or three times a week.
Hem babam hemde erkek kardeşim bu fabrikada çalışmaktadır.Both my father and my brother work in this factory.
Kız kardeşim çok akıllıdır.My sister is very wise.
Bu benim küçük erkek kardeşim.This is my younger brother.
Tom'un Mary adında bir kız kardeşi vardır.Tom has a younger sister named Mary.
Küçük kız kardeşim ona nasıl kayak yapacağını öğretmemi istedi.My little sister asked me to teach her how to ski.
Kız kardeşim çok düzenli değildir ve kurs için kayıt olmayı unuttu.My sister is not very organized and forgot to register for the course.
Üç kız kardeşim ve bir erkek kardeşim var.I have three sisters and a brother.
Gitarı çalan oğlan benim erkek kardeşim.The boy who is playing guitar is my brother.
Pedro'nun daha küçük bir erkek kardeşi var mı?Does Pedro have a younger brother?
Kız kardeşin için, o utangaç bir tip.For your sister, she's the shy type.
O ve kız kardeşi yarın bizi ziyarete geliyorlar.She and her sister are coming to visit tomorrow.
Mary kız kardeşinin kazasından beri benimle konuşmadı.Mary hasn't talked to me since her sister's accident.
Üzgünüm. Tom kız kardeşinin kazasından beri hiç kimseyle konuşmuyor.I'm worried. Tom hasn't been talking to anyone since his sister's accident.
Öğlenleyin kız kardeşimle birlikte yemek yiyorum.I eat with my sister at noon.
Tom'un tüm erkek kardeşleri hala Boston'da mı?Are all of Tom's brothers still in Boston?
Erkek kardeşim tek başına gitmekte ısrar etti.My brother insisted on going alone.
Park Caddesinin üzerinde küçük erkek kardeşimin evinde kalıyorum.I've been staying at my younger brother's house on Park Street.
Ebeveynlerimiz orada değilken küçük erkek kardeşim tamamen farklı bir tavır alır.When our parents aren't there, my younger brother takes on a completely different manner.
Gömleğimin üzerindeki kan erkek kardeşimin.The blood on my shirt is my brother's.
Küçük erkek kardeşine bak.Look after your little brother.
Küçük kız kardeşine bak.Look after your little sister.
Ben gittiğimde erkek kardeşinle ilgilen.Look after your brother while I'm gone.
Tom'un bir erkek kardeşi ve üç kız kardeşi vardı.Tom had one brother and three sisters.
Kız kardeşimin omuz hizasında saçı var.My sister has shoulder-length hair.
Kız kardeşimin saçları omuzlarına ulaşıyor.My sister's hair reaches her shoulders.