Bütün kardeşlerim benden daha uzun boylular.All my siblings are taller than me.
İki erkek kardeş öldü.The two brothers have died.
Oynayalım, küçük kardeşlerim!Let's play, little bro!
Onların kaç kız kardeşi var?How many sisters do they have?
Evimize hoş geldin, küçük erkek kardeşim!Welcome home, little brother!
Küçük erkek kardeşim oturma odasında çırılçıplak koştu.My little brother ran through the living room stark naked.
Ben 10 yaşındayken, erkek kardeşim evden ayrıldı.When I was 10, my brother left our home.
Kız kardeşim yıldız falını okumadan güne başlamaz.My sister can't start the day without reading her horoscope.
Senin erkek kardeşine iyi örnek olman gerekiyor.You should be setting a good example for your younger brother.
Mary kız kardeşi kadar aktif değil.Mary isn't as active as her sister.
Kız kardeşim her gün koşar.My sister jogs every day.
Bill, küçük erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.Bill took his little brother to the zoo.
Cinderella'nın iki aşağılık üvey kız kardeşi vardı.Cinderella had two wicked stepsisters.
Büyük kız kardeşim her sabah duş alır.My older sister takes a shower every morning.
Her iki kız kardeş sarışındır.Both sisters are blondes.
Erkek kardeşim o bisikleti kullanır.My brother uses that bike.
Annem küçük erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.My mother bought my little brother a yellow umbrella.
Onun kız kardeşi ve ben kesinlikle iyi arkadaş olacağız.His sister and I will certainly become good friends.
Onun iki kız kardeşi var, ikisi de Tokyo'da yaşıyor.She has two sisters, both of whom live in Tokyo.
Erkek kardeşim bir veteriner.My brother is a vet.
Erkek kardeşim Fuji dağına hiç tırmanmadı.My brother has never climbed Mt. Fuji.
O küçük kız kardeşine odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.He had his younger sister help him paint the wall of his room.
Kız kardeşler birbirleriyle ahenk içerisinde yaşadı.The sisters lived in harmony with each other.
Kız kardeşler birbirleriyle uyum içinde yaşadı.The sisters lived in harmony with each other.
Onun kız kardeşi seninle bugün konuşamaz.His sister can't talk to you today.
Erkek kardeşin onu almayacak.Your brother will not buy it.
Pedro, erkek kardeşin var mı?Do you have a brother, Pedro?
Bir kız kardeşin var mı, Lucia?Do you have a sister, Lucia?
Juan'ın erkek kardeşi yok.Juan doesn't have a brother.
Lucia'nın bir erkek kardeşi yok.Lucia doesn't have a brother.
Dolores'in dört kız kardeşi var.Dolores has four sisters.
Dolores'in dört tane kız kardeşi var.Dolores has four sisters.
Maria'nın dört erkek kardeşi var.Maria has four brothers.
Erkek kardeşlerim var.I have brothers.
Kız kardeşlerim var.I have sisters.
Kız kardeşim yok.I don't have a sister.
Bir erkek kardeşim yok.I don't have a brother.
Benim dört erkek kardeşim yok.I don't have four brothers.
Dört kız kardeşim yok.I don't have four sisters.
Yaptığım pastayı sen yemediysen, o zaman kız kardeşin yedi.If you didn't eat the cake I made, then your sister did.
İki erkek kardeşim ve üç kız kardeşim var.I have two brothers and three sisters.
Erkek kardeşim gençken onu sık sık parka götürürdüm.When my brother was young, I often used to take him to the park.
Bu bisiklet erkek kardeşime ait.This bike belongs to my younger brother.
Eğer erkek kardeşim orada olsaydı ne yapılacağını bilirdi.If my brother would have been there, he would have known what to do.
Onun annesi ve kız kardeşi hastaydı.His mother and sister were sick.
Babam odadan ayrıldığında küçük kız kardeşim bana el hareketi çekti.When my dad left the room, my little sister gave me the finger!
Ben sık sık erkek kardeşlerimle karşılaştırılırım.I'm often compared to my brothers.
Erkek kardeşinin adını unuttum; onun adı nedir?I forgot the name of your brother; what's his name?
O evli değil ve kız kardeşi veya erkek kardeşi yok.He is unmarried and has no brothers or sisters.
Erkek kardeşin nasıl araba süreceğini biliyor mu?Does your brother know how to drive?
Kardeşin nasıl araba sürüleceğini biliyor mu?Does your brother know how to drive?
O, küçük erkek kardeşinin ev ödevine yardım etti.She helped her younger brother with his homework.
Kız kardeşi Amerika'ya gitmiyor.His sister does not go to America.
Erkek kardeşim bir profesör.My brother is a professor.
Erkek kardeşin nerede?Where is your brother?
Sadece senin ve benim aramda, kız kardeşimi seviyor musun?Just between you and me, do you love my sister?
Sadece ikimiz arasında; kız kardeşime aşık mısın?Just between the two of us; are you in love with my sister?
Juan'ın kız kardeşi Susan çok akıllı.Susan, Juan's sister, is very intelligent.
O adam Fransız. Sen ve kız kardeşin de Fransız mı?That man is French. Are you and your sister, too?
Küçük kız kardeşim çocuk gibi ağlıyor.My little sister is crying like a child.