karbon ile cümle
karbon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Big Bang zamanı, evrende ne karbon vardı, ne de oksijen.Pero en la época del Big Bang no había carbono ni oxígeno en el universo.
Big Bang zamanı, evrende ne karbon vardı, ne de oksijen.Węgiel i tlen jeszcze nie istniały zaraz po Wiekim Wybuchu.
Big Bang zamanı, evrende ne karbon vardı, ne de oksijen.Βέβαια, δεν υπήρχε άνθρακας και οξυγόνο στο σύμπαν στη Μεγάλη Έκρηξη.
Big Bang zamanı, evrende ne karbon vardı, ne de oksijen.Във Вселената при Великия взрив не е имало въглерод и кислород.
Big Bang zamanı, evrende ne karbon vardı, ne de oksijen.Но кислорода и углерода не существовало на момент Большого взрыва.
Big Bang zamanı, evrende ne karbon vardı, ne de oksijen.לא היה פחמן וחמצן ביקום בעת המפץ הגדול
Big Bang zamanı, evrende ne karbon vardı, ne de oksijen.حسنا ، لم يكن هناك أكسجين و لا كربون في الكون عند حدوث الإنفجار العظيم " بيغ بانغ "
Big Bang zamanı, evrende ne karbon vardı, ne de oksijen.宇宙には炭素と酸素は存在せず 第一世代の星に
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Gotovo nekateri v občinstvu mislite, ogljikov monoksid je grozen, to je toplogredni plin.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Ik weet dat sommigen onder jullie kooldioxide kennen als een broeikasgas.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.여러분들 중 일부는 이산화탄소가 온실 가스이기에 아주 끔찍하다고 생각하고 계신 걸 전 알고 있어요.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Niektórzy z was myślą: dwutlenek węgla jest okropny, to gaz cieplarniany.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Saya tahu beberapa dari Anda berpikir karbon dioksida itu berbahaya karena merupakan gas rumah kaca.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Sei que há quem esteja a pensar: "O dióxido de carbono é horrível, é um gás com efeito de estufa".
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.So che alcuni di voi stanno pensando che l'anidride carbonica è orribile, è un gas serra.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Știu la ce vă gândiți unii dintre voi, dioxidul de carbon e oribil, e un gaz de seră.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Tôi nghĩ có ai đó trong số mọi người đang nghĩ, ồ, carbon dioxide cũng đáng ngại đó, đó là khí nhà kính.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Tudom, önök közül néhányan most azt gondolják: "De hát a szén-dioxid rettenetes, az üvegházgáz!"
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Určite si niektorí z vás pomysleli, veď oxid uhličiý je zlý, je to skleníkový plyn.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.Я знаю, что некоторые из вас подумают: но ведь диоксид углерода вреден, это парниковый газ.
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.אני יודעת שיש ביניכם אנשים שחושבים, "פחמן דו-חמצני זה נורא. זהו גז חממה."
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.وأنا أعلم أن البعض منكم في الحشد يتساءلون, حسنا، ثاني أكسيد الكربون الرهيب هو غاز الإحتباس الحراري
Biliyorum ki içinizden bazıları karbondioksitin korkunç bir sera gazı olduğunu düşünüyorsunuz.二酸化炭素なんて最悪だ 温暖化ガスじゃないかって でも このバクテリアが フタル酸エステル類を生分解しなくても
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Bill Joy sprak eerder over de wonderen van koolstofnanobuizen.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Ich weiß, dass Bill Joy einen Vortrag über die fantastischen Kohlenstoffnanoröhren gehalten hat.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Je sais que Bill Joy vous a parlé des qualités exceptionnelles des nanotubes de carbone.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.빌 조이가 탄소 나노튜브의 신비함에 신비함에 대해 말했었죠.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Saya tahu Bill Joy telah membicarakan tentang keajaiban carbon nanotubes.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Sei que o Bill Joy esteve a falar sobre as maravilhas dos nanotubos de carbono.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Se que Bill Joy les estuvo hablando acerca de las maravillas de los nanotubos de carbono.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Şiu că Bill Joy vă vorbea despre minunile nanotuburilor de carbon.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.So che Bill Joy vi stava parlando delle meraviglie dei nanotubi di carbonio.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Tôi biết Bill Joy vừa nói với các bạn về sự kì diệu của ống cacbon nano.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Wiem, że Bill Joy opowiadał wam o cudownym świecie nanorurek węglowych.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Ξέρω ότι ο Μπιλ Τζόυ σας μίλησε για τα θαύματα των νανοσωλήνων άνθρακα.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.Знам, че Бил Джой ви говори за чудесата на карбоновите нанотръби.
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.כיצד ייתכן שזה יוביל ליותר משני מיליון מקרי מוות בכל שנה ? אני יודעת שביל ג'וי דיבר איתכם
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.أعلم بأن "بيل جوي" تحدث اليكم بخصوص عجائب "نانو أنابيب" الكربون
Bill Joy'un size karbon nano-tüplerin mucizeleri hakkında bir konuşma yaptığını biliyorum.お話をされていましたね そこで私は炭化した 大きなチューブについて
Bir altıgene benziyor. Altıgenin köşelerinde karbon atomları var.Mas parece que um hexágono pequeno, onde os vértices o hexágono são átomos de carbono.
Bir altıgene benziyor. Altıgenin köşelerinde karbon atomları var.Tapi terlihat seperti segi enam kecil, di mana simpul dari segi enam adalah atom karbon.
Bir altıgene benziyor. Altıgenin köşelerinde karbon atomları var.Veamos.
Bir altıgene benziyor. Altıgenin köşelerinde karbon atomları var.Vypadá jako malý šestiúhelníkem, kde vrcholy toho šestiúhelníku jsou atomy uhlíku.
Bir altıgene benziyor. Altıgenin köşelerinde karbon atomları var.Wygląda jak mały sześciokąt, w którym w narożach znajdują się atomy węgla.
Bir altıgene benziyor. Altıgenin köşelerinde karbon atomları var.Изглежда като малък шестоъгълник, върховете на който са въглеродни атоми.
Bir bakalım, altıncı karbon tam burada.butyl기, butyl기가 있을 것입니다. 여섯 번째 탄소는 여기에 있습니다.
Bir bakalım, altıncı karbon tam burada.Takže se podívejme, tady je šestý uhlík.
Bir bakalım, altıncı karbon tam burada.Για να δούμε, ο έκτος άνθρακας είναι ακριβώς εδώ.
Bir bakalım, altıncı karbon tam burada.Итак, давайте посмотрим. Шестой атом углерода вот здесь.
Bir bakalım, altıncı karbon tam burada.لذلك دعونا نرى، الكربون السادس هنا.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon.Como ejemplo, los electrones del carbono están muy cerca del núcleo,
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Então por exemplo, à medida que voê desce, no carbono, estes elétrons estão muito próximos ao núcleo.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Jadi misalnya, saat Anda turun, karbon, elektron-elektron sangat dekat dengan nukleus.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.So zum Beispiel, als Sie eingehen, Kohlenstoff, diese Elektronen sind sehr nah an den Zellkern.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Takže napríklad keď pôjdeme dole, uhlík, tieto elektróny sú veľmi blízko k jadru.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Takže například u uhlíku elektrony jsou velice blízko jádru.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Weźmy węgiel - jego elektrony walencyjne są blisko jądra.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.Οπότε, για παράδειγμα, όπως προχωράμε, ο άνθρακας, αυτά τα ηλεκτρόνια είναι πολύ κοντά στον πυρήνα.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon.예를 들자면, 여러분이 아래로 가면, 탄소,
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon.А ось, наприклад, вуглець.