Ana içeriğe geç
Sözlük

karay ile cümle

karay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.Im Ozean bleiben und 2 Milliarden Jahre im Ozean sich entwickeln, letzlich an Land gehen.
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.Ở trong lòng đại dương và tiến hóa ở đó suốt 2 tỷ năm, cuối cùng đặt chân lên đất liền.
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.Restant dans l'eau et y évoluant pendant 2 milliards d'années,
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.Život se vyvíjel v oceánu 2 miliardy let a pak se konečně dostal na pevninu.
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.Zostávajúc v oceáne a vyvíjajúc sa tam počas 2 miliárd rokov, nakoniec vystupujúc na zem.
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.Оставаясь в океане и эволюционируя в нём на протяжении 2 миллиардов лет, жизнь, наконец, появилась на суше.
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.Стоял и еволюирал в океана 2 милиарда години и накрая излязъл на повърхността.
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.החיים היו באוקיאנוס והתפתחו באוקיאנוס במשך 2 מיליארד שנה,
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.بقيت الحياة في المحيط حيث بدأت وتطورت لملياري سنة
2 milyar yıl boyunca okyanusta devam eden ve evrilen yaşam sonunda karaya çıktı.やっと陸上にでてきた後には もちろん
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Ale musíme naraziť na jakýsi ostrov.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››A musimy opaść na niektórej wyspie.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Contudo é necessário irmos dar em alguma ilha.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Dar trebuie să dăm peste un ostrov.``
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Egy szigetre kell pedig nékünk kivetõdnünk.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››그러나 우리가 한 섬에 걸리리라 하더라
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Maar wat ons schip betreft, dat zal op een of ander eiland aan de grond lopen."
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Ma è inevitabile che andiamo a finire su qualche isola»
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Mais nous devons échouer sur une île.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Mámeť se pak dostati na nějaký ostrov.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Men på en ö måste vi bliva kastade.»
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Men vi må strande på en Ø."
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Men vi skal strande på en eller annen ø.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Moramo se pa nameriti na neki otok.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Mutta jollekin saarelle meidän täytyy viskautua."
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››nhưng chúng ta chắc sẽ bị tấp lên một hòn đảo nào.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››nhưng chúng_ta chắc sẽ bị tấp lên một hòn đảo nào .
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Pero es necesario que demos en alguna isla
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Tetapi kita akan terdampar nanti di pantai suatu pulau.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Wir müssen aber anfahren an eine Insel.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Πρεπει δε να πεσωμεν εις νησον τινα.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Мусимо бо до острова якогось пристати.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››Нам должно быть выброшенными на какой-нибудь остров.
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››אך השלך נשלך אל אחד האיים׃
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››‎ولكن لا بد ان نقع على جزيرة
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››只 是 我 們 必 要 撞 在 一 個 島 上
Ancak bir adada karaya oturmamız gerekiyor.››只是 我 們 必要 撞在 一 個 島上
Apar topar, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti olan Karayip bölgesine çýkartma yapan끝없는 탐욕과 함께 왔으며 그 탐욕을 아직도 채우지 못하고 있습니다.
Apar topar, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti olan Karayip bölgesine çýkartma yapanleur appétit était tellement féroce qu'il ne l'ont toujours pas rassasié de nos jours.
Ataları 70 milyon yıl önce denizden... ...karaya taşınan etçil memelilerdi.그들의 조상은 7천 만년 전까지만 해도 지상에서 바다로 서서히 이주하게 된 육식성 포유류 입니다.
Ataları 70 milyon yıl önce denizden... ...karaya taşınan etçil memelilerdi.I loro antenati erano mammiferi carnivori che migrarono... ...70 milioni di anni fa dalla terra alle acque.
Ataları 70 milyon yıl önce denizden... ...karaya taşınan etçil memelilerdi.Leurs ancêtres carnivores migrèrent... il y a 70 millions d'années, de la terre vers la mer.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.De lever i træerne i alle kropsstørrelser, og, selvfølgelig, lever de på landjorden.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Ellas habitan los árboles de todos tamaños y, por supuesto, habitan en la tierra.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Ils habitaient dans les arbres quelle que soit leur taille, et, bien sûr, ils habitaient sur terre.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.그들은 나무에 삽니다. 물론, 땅에서도 삽니다.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Ne asuttavat kaikenkokoisia puita ja luonnollisestikkin, ne asuvat maalla.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Occupavano gli alberi quale che fosse la loro stazza, e, naturalmente, abitavano anche la terra ferma.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Sie bewohnen in jeder Größe die Bäume und sie bewohnen natürlich das Land.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Ze bewonen de bomen in alle lichaamsmaten, en natuurlijk bewonen zij ook het land.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Żyją też na drzewach, oraz na lądzie.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Они обитают в деревьях любых размеров, и, конечно, они живут на земле.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Те населяват дърветата във всички телесни размери, и, разбира се, населяват земята.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.יש עופות מתחפרים. יש חיים על העצים בכל הגדלים,
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.وطيور ذات أحجام مختلفة تقطن الأشجار وبالطبع فهم يقطنون على اليابسة أيضا
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.もちろん 地上を制覇しています 私たちが最初にこれが鳥だと言い始め
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.40% - 60% din peștele european se aruncă în mare, nici n-ajunge pe uscat.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.유럽에서 잡히는 생선의 40~60%는 바다에서 버려집니다, 땅에 내리지도 못합니다.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.40 à 60% des poissons européens sont jetés à la mer. Ils n'arrivent même pas sur la terre ferme.
Balık, Avrupa balığının yüzde 40 ila 60'ı denizdeyken atılıyor, karaya bile ulaşamadan.40 tot 60 procent van de Europese vis wordt in zee teruggeworpen, niet aan land gebracht.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod