Karaylar ise kendilerinin Hazar kökenli olduklarını düşünmektedirler.またかるた部の部員達を「冴えない人」と思っている。
Yolun yapımında çalışmış emekli Tuğgeneral Muhammad Mumtaz Khalid, Karakurum karayolunun tarihini yazmaktadır.建設時に働いていた古参兵のMuhammad Mumtaz Khalid准将(退役)は、カラコルム・ハイウェイの歴史を書いている。
Adadaki köle sayısı 500.000 idi ve bu sayı tüm Karayiplerdeki köle sayısının yarısıydı.島にいる黒人奴隷の人口はこの時少なくとも50万人であり、カリブ海地域にいた奴隷100万人のおよそ半分であった。
Interstate 64 (I-64), Amerika Birleşik Devletleri'nin orta doğu kesiminde bulunan bir Interstate karayoludur.州間高速道路64号線(英: Interstate 64、I-64)は、アメリカ合衆国東部を走る州間高速道路である。
865 yılı sonlarına doğru Vikingler Doğu Anglia Krallığında karaya çıkarak istilaya başlarlar.865年末、ヴァイキングがイースト・アングリアに上陸した。
Ayrıca batı Karayip adaları.日光西街道とも。
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.四人は無事に島から脱出した。
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.陸に上がることは出来ない。
Kuzeybatısında ise Kuzey Amerika ve Karayip Denizi bulunur.北西には北アメリカやカリブ海がある。
Ancak Troon'a gidemeden karaya oturdu.トロッコに乗る前に簡単な説明を受ける。
Interstate 70 (I-70), Amerika Birleşik Devletleri'nin orta kesiminden geçen bir Interstate karayoludur.州間高速道路70号線(Interstate 70, I-70)はアメリカ国内を東西に横断する主要な高速道路の1つである。
Termiye, 70'ten fazla plaja ev sahipliği yapmakta olup birçoğuna karayolu ulaşımı bulunmamaktadır.70以上もビーチがあり、そのうちの多くは手つかずで、未だに車でアクセスができない。
Afrika, Asya ve Karayipler'deki çoğu Britanya kolonisi bağımsızlıklarını kazanmışlardır.また、アジアやアフリカ、カリブ海の旧イギリス植民地が独立する際にも、多く採用された。
Nobel Barış Ödülü kategorisi dışında bir Nodel ödülü kazanan ilk Afro-Karayipli kişi olmuştur.アーサーは平和賞以外のノーベル賞を受賞した初の黒人である。
Amerikan Bağımsızlık Savaşı süresince Karayipler'de hizmet verdi.アメリカ独立戦争の間、チャールストンの防衛に携わった。
Deniz ile arasında devlet karayolu vardır.国道を挟んですぐ海である。
Interstate 25 (I-25), Amerika Birleşik Devletleri'nin orta batı kesiminde bulunan bir Interstate karayoludur.州間高速道路25号線(Interstate 25; I-25)とは、アメリカ合衆国西部の州間高速道路である。
Burada kendisinden az önce dilenci kılığında karaya çıkan babasıyla görüşüp tanışır.そして彼に言われるがまま連れられた先にいた義兄と再会する。
Ancak Karayazıcı kuvvetlerinin iç kaleyi de ele geçirmesi üzerine geri çekildi.大発勢はやむなく退き、水戸近郊の那珂湊(ひたちなか市)に布陣した。
Minas Gerais eyaletinin başkenti Belo Horizonte'den 90 km (56 mil) güneyde, BR-040 karayolu üzerinde yer alır.ミナス・ジェライス州の州都ベロ・オリゾンテ(Belo Horizonte)からは南に90 km のところにある。
Şeyh Zayed Yolu (Arapça : شارع الشيخ زايد) Birleşik Arap Emirlikleri'nde bir karayolu.シェイク・ザーイド・ロード(Sheikh Zayed Road)は、アラブ首長国連邦の高速道路。
2010 yılı itibarıyla karayolundaki araç sayısı 15 milyondur.2010年度の1日平均乗車人員は15人である。
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.いずれにせよ一方が水場になり、もう一方が水鳥になる。
Popeye, İsrail yapımı bir kısa menzilli havadan karaya füze sistemi ailesidir.ポップアイ(Popeye)は、イスラエルの空対地ミサイル。
Çölden 216 numaralı ulusal karayolu geçmektedir.東西に国道162号が通る。
72 tonluk karaya çıkarma gemileri ile 30 tonluk personel ve zırhlı arabalar taşımaktadır.その後、輸送物資30トンを積んでトラックを出港する。
Önceden Küba'nın başkenti olan Santiago de Cuba, İspanyol Armadası'nın Karayip'deki ana üssüydü.当時、サンティアーゴはスペイン私掠船の主な基地の1つだった。
Türkiye'de karayolu yolcu taşıma payı %96, demiryolu yolcu taşıma payı ise %2'dir.1両あたりの定員は96人であるが、ラッシュ時の乗車率は300%に達する。
Karayoluna paralel olarak Demiryolu geçmektedir.連邦道を並行して鉄道が通っている。
Mürettebat; akıntının etkisiyle sürüklenmiş, Tayvan'ın güney bölgesinde karaya oturmuştur.乗員は漂流し、台湾南部に漂着した。
A1 Otoyolu, Avrupa E-yolu E35 ve E45 karayollarının güzergâhının bir parçasıdır.欧州自動車道路E35号線およびE45号線の一部を構成している。
Türkiye'deki kuzey-güney doğrultusundaki önemli karayolundan birisidir.南東北を代表する酷道の一つ。
ABD, Doğu Karayip Ülkeleri Birliği üyeleri ile beraber 1983 yılında Grenada’yı işgal etti.1983年には米国と共にグレナダに侵攻した。
İlçenin ortasından Bursa-Ankara karayolu geçer.渥美半島中部を斜めに横断する。
İason karaya varır varmaz, kralın kızıyla evlenmeye razı olur.オイラトが帰順した際には、その一首長に娘を娶わせている。
Her gün düzenli olarak karayolu ile minibüs taşımacılığı yapılmaktadır.毎日、洗車をして小遣いを貯めているらしい。
Bundan önce 1585 yılında bir Portekiz gemisi de Bali adasında karaya oturmuştur.1550年には、ポルトガル船が平戸に来航した。
Köy, Banaz'ı Sivaslıya bağlayan Devlet karayolu üzerinde yer almaktadır.バナトとは、バンが治める辺境地方を意味する。
Ek olarak Wyoming eyalet karayolları sistemini barındırmaktadır.さらにワイオミング州道がこれを補っている。
Yumurtlamak haricinde karaya hiç çıkmaz.完全水棲で、産卵以外で上陸することはない。
Karaylar ise kendilerinin Hazar kökenli olduklarını düşünmektedirler.諸將皆以為是挑戰者,欲擊之。
Karayiplerdeki Hispaniola adasında ilk çiçek salgını Aralık 1518 ya da Ocak 1519 tarihinde çıkmıştır.第一次记录在伊斯帕尼奥拉岛爆发的天花病疫是在1518年12月或1519年1月。
Karayip Denizi'nde bulunurlar.我會在那海口等著妳。
Öte yandan, Karay Musevileri sadece Yazılı Tora'nın vahyolunduğuna inanırlar.畢達哥拉斯的信徒認為,詩人“奧菲斯”的詩其實是由是某個信仰奥菲斯教的詩人(澤康)寫的。
İki ufak yelkenli ise karaya neredeyse varmıştır.两位博士因此差点留在岸上。
Görünüş olarak karayağız (esmer tenli) kimseler için de tercih edilir.剛直不撓,吏民畏服,人比之包孝肅。
Kuzey Amerika sahillerinin haritasını çıkardı ve Karayipler'de Santa Marta şehrini kurdu.其在一生中绘制了南美洲北部海岸的地图,发现了巴拿马,并建立了圣玛尔塔城。
Ama karaya çıktığında Eru, denizleri kabarttı.至于他们自己的帽子则被他们丢下了海。
Şehir Panamerikan Karayolu kenarındadır.位于泛美高速公路附近。
Kral Olav'ın Yolu olarak adlandırılan Avrupa E10 karayolunun geçtiği noktada bulunur.该村与欧洲E10公路相连,而该段公路亦被称为“Olav王之路”(King Olav's Road)。
Bugünkü Gine-Bissau'da karaya çıkan ilk Avrupalı oldu.荷兰人是最早在今圭亚那定居的欧洲人。
Interstate 90 (I-90), Amerika Birleşik Devletleri'nin kuzey kesiminden geçen bir Interstate karayoludur.90号州际公路(Interstate 90,简称I-90)是美国州际公路系统的一部份。
Karay kelimesinin İbranice'de okumak anlamına gelen "Karai"den gelmektedir.Karaite这个词的字面意思为阅读希伯来语文书的人。
"Gates of the Arctic Ulusal Parkı ve Koruma bölgesi"'ne giden bir karayolu yolu bulunmamaktadır.北极门国家公园和保护区道路不通。
Bazı gemiler ise içinde bulundukları suları tanımadıklarından sığ yerde karaya oturdular.吴明彻遂堰清水以灌之,列船舰于城下,以图攻取。
Karayip adalarından gelen bir yeteneği var, tıpkı bizim gibi.我們需要像你這樣有才能的人。
Demiryolu ve karayoluyla ulaşım sağlanmaktadır.铁道运输与经济。
Çölden 216 numaralı ulusal karayolu geçmektedir.216国道经过。
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.等到雨季来时,它会再次萌发。
Karayolundan 187 basamak inilerek plaja ulaşılır.18条巴士线路到达广场。