karartıcı ile cümle
karartıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Beh, questo è vero se si tratta di un mondo deprimente in cui questa torta non può essere più grande.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Điều này có lẽ sẽ đúng nếu đây là một thể giới mỏi mệt nơi mà một miếng bánh không thể làm cho to hơn.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Eh bien, c'est vrai dans un monde en récession dans lequel ce gâteau ne peut s'agrandir.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Eso es cierto si fuera un mundo deprimido en el que este gráfico de pastel no pudiese ser más grande.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Inu, to je pravda v depresivním světě, ve kterém koláč nemůže být udělán větší.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Isso pode ser verdade num mundo depressivo em que este gráfico não possa ser aumentado.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Nos ez igaz, ha ez egy pangó világ, amelyben ez a torta nem lehet nagyobb.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.To jest prawda, ale jedynie w przygnębiającym świecie, gdzie ciasta nie da się powiększyć.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.И это верно, если бы мы жили в унылом мире, где этот круг нельзя увеличить.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru. Pastanın daha da büyütülmesinin imkansız olduğu bir Dünya.Това е вярно, ако света е в депресия и тортата не може да стане по-голяма.
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru.זה נכון אם מדובר בעולם דכאני
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru.حسناً. هذا صحيح اذا كان هذا عالم محبط
Eğer iç karartıcı bir Dünya'da isek, doğru.暗い世界なら それは真実でしょう
İç karartıcı sorunların yaşandığı bir çağda olduğumuzu biliyorum.Eu sei que nós vivemos em uma época com problemas assustadores.
İç karartıcı sorunların yaşandığı bir çağda olduğumuzu biliyorum.Ich bin mir im Klaren darüber, dass wir in einer Zeit beängstigender Probleme leben.
İç karartıcı sorunların yaşandığı bir çağda olduğumuzu biliyorum.Je sais que nous vivons à une époque aux problèmes complexes.
İç karartıcı sorunların yaşandığı bir çağda olduğumuzu biliyorum.Sé que vivimos en una era de problemas desalentadores.
İç karartıcı sorunların yaşandığı bir çağda olduğumuzu biliyorum.So che viviamo in un'epoca con problemi scoraggianti.
İç karartıcı sorunların yaşandığı bir çağda olduğumuzu biliyorum.Stiu ca traim intr-o epoca cu infricosatoare probleme
İç karartıcı sorunların yaşandığı bir çağda olduğumuzu biliyorum.Tiedän että elämme pelottavien ongelmien aikaa.
İç karartıcı sorunların yaşandığı bir çağda olduğumuzu biliyorum.Я знаю, мы живем во времена пугающих проблем.
İç karartıcı sorunların yaşandığı bir çağda olduğumuzu biliyorum.أعلم أننا نعيش في عصر من المشاكل الصعبة.
İnsan-kaçakçılığı verileri iç karartıcı.#JournéeMondialeContrelaTraitedesêtreshumains#NeLesLaissePasT'attraper
İnsan-kaçakçılığı verileri iç karartıcı.Non lasciatevi trovare.
İnsan-kaçakçılığı verileri iç karartıcı.Не дай им себя найти.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."A nők rettenetesen römi," mondta komoran.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Femeile sunt îngrozitor de rummy," a spus el posomorit.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Frauen sind furchtbar Rommé", sagte er düster.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."여성 아, 러미하고있다"고 어둡게했다.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Kobiety są strasznie ciekawy," powiedział ponuro.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Kvinder er frygtelig Rummy," sagde han dystert.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Kvinnor är fruktansvärt rummy", sa han dystert.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Le donne sono terribilmente ramino", ha detto malinconicamente.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Les femmes sont affreusement rami," at-il dit tristement.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Naiset ovat frightfully Rommi", hän sanoi synkästi.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Phụ nữ là kinh khủng rummy," ông cho biết chỗ hạ.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Vrouwen zijn vreselijk rummy," zei hij somber.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Wanita amat sangat remi," katanya muram.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Ženske so strašno remi," je dejal mračno.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Ženy jsou strašně Rummy," řekl zachmuřeně.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Ženy sú strašne Rummy," povedal zachmúrene.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Οι γυναίκες είναι φοβερά Ράμι", είπε gloomily.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Жените са ужасно руми", каза той мрачно.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Женщины страшно Рамми", сказал он мрачно.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."Жінки страшно Рамі", сказав він похмуро.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."المرأة هي رومي مخيف" ، وقال انه الكئيبة.
"Kadınlar korkutucu tuhaf," diye iç karartıcı söyledi."は、1つの結婚する前に、そのことを考えているはずです、"私は言った。
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.60年代や70年代の私たちは皆
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Ahora, esa es mi pequeña y triste historia.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Asta e mica mea poveste deprimantă.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Bây giờ, đó là mẩu chuyên nhỏ đầy chán nản
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Kini, itulah kisah singkat yang muram saya.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.이제,그것이 나의 작은 우울한 이야기입니다.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Maintenant, ceci est ma petite histoire déprimante.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Nou, Dat is mijn eigen, deprimerende verhaaltje.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Nun, das ist meine kleine, deprimierende Geschichte.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Questa è il mio personale, tragico racconto.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Taką mam dla was smutną opowieść.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Tässä minun lyhyt, masentava kertomukseni.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem.Вот она - моя маленькая, грустная история.