Ana içeriğe geç
Sözlük

kararsızlık ile cümle

kararsızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
30
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Dispute on them ranges from all-inclusive to all-denial.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.5H is a highly unstable isotope of hydrogen.
Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Oysa onlar gerçek kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Bu kararsızlıklar katman kalınlıklarını ve özelliklerini belirlemek için kullanılabilir.These oscillations can be used to infer layer thicknesses and other properties.
Plastiği yüksek basınçlı ortamdan çıkarmak termodinamik bir kararsızlık yaratır.Removing the plastic from the high pressure environment creates a thermodynamic instability.
Sürekli bu kararsızlıklar. Şimdilik çok çok kahveye karar verdim.Immer diese Entscheidungen. Ich habe mich erstmal für ganz viel Kaffee entschieden.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Diejenigen, die über ihn uneins sind, sind im Zweifel über ihn.
İşte ilk Big Bang modelleri bu tür çalkantı ya da kararsızlıkları açıklamada yetersiz kalmaktaydı.Les premiers modèles de Big Bang étaient dans l’incapacité d’expliquer la présence de telles fluctuations.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Los que discrepan acerca de él, dudan.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.5H è un isotopo dell'idrogeno altamente instabile.
Bu bölge genelde "β Cep kararsızlık kuşağı" olarak bilinir.Comunemente questa zona è conosciuta come "Area di Broca".
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.И тех, кто в этом сильно сомневался.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Aqueles que discordaram foram presos temporariamente.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.5H é um isótopo de hidrogénio altamente instável.
Benzer şekilde kabuk kapanmasından olan uzaklık izotopların sıra dışı kararsızlıklarını açıklayabilmektedir.A dificuldade em medir a distância de Canopus se deveu a sua incomum natureza.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Ook worden er Hadith die tegenstrijdig zijn met de Koran verworpen.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.Waterstof-5 of 5H is een instabiele radioactieve isotoop van waterstof.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.Spór o Zawadę rozstrzygnięto na korzyść Zawadzkich.
Gösteriler arasındaki kafa karışıklığı ve kararsızlık, hükümet cephesine de yansıyordu.Mezi davy diváků a v řídícím středisku nastal zmatek.
Ana madde: Hidrojen-5 5H, hidrojenin yüksek kararsızlıktaki izotopudur.A 5H a hidrogén rendkívül instabil izotópja.
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.本当にこのことに就いて議論する者は,それに疑間を抱いている。
Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler.为尔撒而争论的人,对于他的被杀害,确是在迷惑之中。
Doğruydu, kararsızlık ve danışma bazı görünümünü sonrası için, bütün parti atlarını binip bindi.Byla to pravda, neboť po několika vzhled nerozhodnosti a konzultace, celý strana dostala na koně a jeli pryč.
Doğruydu, kararsızlık ve danışma bazı görünümünü sonrası için, bütün parti atlarını binip bindi.Det var sandt, for efter nogle fremkomsten af rådvildhed og høring, hele part fik på deres heste og red bort.
Doğruydu, kararsızlık ve danışma bazı görünümünü sonrası için, bütün parti atlarını binip bindi.그것은 사실, 결단성이 없음 상담의 일부 모습 후, 전체 당사자는 자신의 말과에 있고 멀리 떠나 갔지.
Doğruydu, kararsızlık ve danışma bazı görünümünü sonrası için, bütün parti atlarını binip bindi.To prawda, bo po pewnym wygląd niezdecydowaniem i konsultacji, cały partii, ale na swoje konie i odjechał.
Doğruydu, kararsızlık ve danışma bazı görünümünü sonrası için, bütün parti atlarını binip bindi.Правда, для деяких після появи нерішучість і консультації, все партія отримала на коней і поїхали геть.
Doğruydu, kararsızlık ve danışma bazı görünümünü sonrası için, bütün parti atlarını binip bindi.إذا كان صحيحا ، على بعد ظهور بعض تردد والتشاور ، وكلها حصل الحزب على خيولهم وركب بعيدا.
Doğruydu, kararsızlık ve danışma bazı görünümünü sonrası için, bütün parti atlarını binip bindi.当事者は自分の馬に乗って、離れて乗りました。 彼らは視力のうち非常にいたときに、フィニアスは自分自身を奮起させるようになった。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod