Ana içeriğe geç
Sözlük

karara ile cümle

karara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
8 Eylül 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanan karara (Retrieved September 8, 2013. magazine
July, gazetenin gelecekteki varlığının bu karara bağlı olduğunu düşünerek kabul etti.July had accepted, believing the paper's future existence to depend on his decision.
1982 yılının Ekim’inde IOC İcra Kurulu Thorpe’a unvanlarının geri verilmesini karara bağladı.In October 1982, the IOC Executive Committee approved Thorpe's reinstatement.
Ayakkabı sorunu ayakkabıları sanat odasından boya kullanarak siyaha boyayarak karara bağlanır.The shoe problem is resolved by painting the shoes black using paint from the art room.
Bu dava nefret suçları yasası altında karara varılan ilk dava oldu.This was the first such prosecution under hate crime legislation.
Ve Bir Karara Vararak Düşünür.Take a decision. – Make a decision.
6 Nisan 2002'de Başbakan olduktan sonra birçok tartışmalı karara imzasını attı.During his first few months as chairman, He made a number of controversial decisions.
Ülkedeki İslami ruhban ve Hindistan Müslüman Kişisel Yasası Kurulu karara karşı açıklama yaptılar.The Islamic Clergy and the Muslim Personal Law Board of India, argued against the ruling.
Karara yapılan itiraz sonucunda dosya Yargıtay'a taşınmıştır.Based on their findings, the case was sent back to the Court of Appeal.
Alabama davasında karara bağlanmıştır).Courting Votes in Alabama.
2012 yılında Yunanistan da benzer bir karara imza atmıştır.In 2012, Wyoming passed a similar resolution.
Irak karara 13 Kasım 2002 günü uyduğunu açıklar.Iraq agrees to the terms of the resolution on November 13.
Kongre tarihleri ve düzenleneceği yer Konsey tarafından karara bağlanmaktadır.The date and place of the Olympic Congress is determined by the Session.
Ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. (...)I can not remember when I did not so think, and feel. ...
Derneğin pek çok üyesi alenen ve kuvvetle bu karara karşı çıkmaktadır.More and more people are protesting this exclusion from power.
Babasının bu karara destek vermemesine rağmen, sonunda babası ressam olmasına izin verdi.His father, however, didn't need much help; on the contrary, he helped his son to become a painter.
Lider ve diğer üçünden ikisi karara itiraz ettiler.There are calls for the council leader and some others to resign.
Üniversite kararı reddetti ve karara itiraz etti.The university refused to execute the decision and appealed the verdict.
"Bulgaristan: 2015 Eurovision tarihinde henüz kesin bir karara ulaşamadı". esctoday.com."Bulgaria: No final decision on Eurovision 2015 yet". esctoday.com.
Hava kararana kadar devam etti.This continued until time ran out.
Kokesh’in karara itirazı reddedilmiştir.Kirkbi's appeal was dismissed.
Mahkeme kamunun haber alma özgürlüğü olduğunu karara yazdırmıştı.The Court determined that the declaration of independence was legal.
Anlaşmazlık nedeniyle Almanya-Polonya sınırı konusunda Yalta'da bir karara varılamadı.Georgia claims that there is no such thing as an Abkhazia–Russia border.
Açık olan cilt rengi aşırı güneş ışığına maruz kalmanın sonucunda kararabilir.It can be weakened if exposed to too much sunlight.
Aklınıza getirin. Ve şimdi üzerine kafa yorun deyin ki, "Bu karara nasıl vardım?"Bring that to mind, and now reflect on that and say, "How did I come up that decision?
Karara varmak ile kastettiğim şey tüm kararlarınızı denemeniz ve işe yarayıp yaramadığını görmeniz.Arriving at decisions meaning put all your decisions to test, see if they work.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.So then you decide, "Well, I'm sick of myself.
İnsanlara karara varın, karar vermeyin dediğimde kastettiğim de bu.That's what I mean when I say: people do not make decisions, they arrive at them.
Dolayısıyla karar vermemelisin, karara varmalısın.So you have to not make decisions, you have to arrive at them
Kütüphane çalışanları ve yönetimiyle, iki temel pozisyon üzerinde karara vardık.With the library staff and the library board, we settled on two core positions.
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.We quickly came to a decision in those 10 minutes.
Ve kimse doğru karara kendi başında varmaz.And no one has the right decision by themselves.
Hepimiz aynı karara vardık.We have come to the same conclusion.
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?So, you've made a decision after thinking it over?
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.That's why I understand; that's why I have a mixed feeling about the verdict.
O gün ışık olmayacak, ışık veren cisimler kararacak.It will happen in that day, that there will not be light, cold, or frost.
Ve karardıkça kararan bir dumanın gölgesindeler.Under the shadow of thick black smoke
Yoksa bir iş ve oluşta kesin karara mı vardılar?Have they settled upon a plan?
Bu, hüküm ve karara bağlanmış (ezelde olup bitmiş) bir iş idi.This is a thing already decreed."
(Bu karara vardıktan sonra) "Ey Babamız," dediler.They said, “O our father!
Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz?You disbelieved after you had accepted faith!
İmdi, yüzleri kararanlara: İnanmanızdan sonra kafir mi oldunuz?You disbelieved after you had accepted faith!
Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra küfrettiniz ha?You disbelieved after you had accepted faith!
Yüzleri kararanlara: "İman ettikten sonra inkar mı ettiniz?You disbelieved after you had accepted faith!
Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar ettiniz ha?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün...the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır.As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Yüzleri kararanlara, inandıktan sonra denir, kafir mi oldunuz?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Yüzleri kararanlara şöyle denir: "İmanınızdan sonra küfre mi düştünüz?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Gün gelecek, birtakım yüzler ağaracak, birtakım yüzler ise kararacak.the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
Yüzleri kararanlara: “Siz misiniz denecek, imanınızdan sonra inkâra sapanlar?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Yoksa bir iş ve oluşta kesin karara mı vardılar? Kuşkusuz, biz de kesin kararlıyız.Have they determined an affair? then verily We are also determining.
Oysaki her iş ve oluş karara, ölçüye ve düzene bağlanmıştır.Yet everything is destined to reach an end.
Karara bazı olumlu tepkiler de vardı.There were some positive responses to the decree.
Rus temsilci, bunun Rusya'nın bu karara lehte oy vermesinin nedenlerinden birisi olduğunu söyledi.Indeed, Gevorgian said, that was one of the reasons Russia voted for the resolution.
Uluslararası gözlemciler karara övgüde bulundular.International observers hailed the ruling.
Markaç'ın avukatı Goran Mikuliciç, mahkemenin Noel'den önce karara varmasını beklediğini söyledi.Markac's attorney, Goran Mikulicic, said he expects a verdict by Christmas.
Sadece bir gazeteci hakkında tam seksen iki dava karara bağlanmayı bekliyor.Eighty-two pending charges were brought against one reporter alone.
Karara karşı çıkan kesimler oldu.The decision met a degree of government opposition.
Eğer Kürt halkıyla birlikte yaşam konusunda bir karara varırsa, anlaşmak ve çözüm mümkün.If they opt to live together with the Kurdish community, agreement and a solution are possible.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod