O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.We kwamen snel tot een beslissing in die 10 minuten.
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.Wir einigten uns ganz schnell innerhalb von 10 Minuten.
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.Γρήγορα βγάλαμε μια απόφαση σε εκείνα τα 10 λεπτά.
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.Бързо стигнахме до решение в тези 10 минути.
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.И за эти 10 минут мы пришли к соглашению.
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.Ми швидко прийняли рішення за ці 10 хвилин.
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.הגענו להחלטה מהירה באותן 10 דקות.
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.و بسرعة توصلنا لقرار خلال هذه الدقائق العشرة
O on dakika içinde hızlıca bir karara vardık.この時 我々全員の頭に
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.C'est comme ça que je le comprends, c'est pourquoi je suis partagée sur ce verdict.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Daarom begrijp ik, daarom heb ik gemengde gevoelens over het vonnis.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.De aceea am înțeles, de asta am un sentiment amestecat despre acest verdict.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Ecco perché capisco, ecco perché ho un sentimento contrastante del verdetto.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.I dlatego rozumiem, dlatego mam mieszane uczucia co do wyroku.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.그것이 제가 이해하는 이유예요. 그건 제가 그 판결에 대해 느낀 복합적인 감정이지요.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Por eso comprendo, Por eso tengo sentimientos encontrados sobre el veredicto.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Затова разбирам, затова имам смесено чувство относно присъдата.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.Поэтому мне понятно, откуда у меня смешанные чувства по поводу вынесенного вердикта.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.לכן אני מבינה, לכן יש לי רגשות מעורבים בנוגע לגזר הדין.
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.لأجل ذلك اتفهم مشاعري المختلطة تجاه الحكم
O yüzden anlıyorum, bu yüzden benim verilen karara karşı duygularım karmaşık.だから 今回の判決に関しては 複雑な思いになるのです でも 出来たら 出来る事なら
O zaman bir karara varıyorsun:Akkor elhatározod:
O zaman bir karara varıyorsun:Dus beslis je:
O zaman bir karara varıyorsun:Então vocês decidem:
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Ainsi donc, vous décidez, eh bien, j'en ai marre de moi-même.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Así que entonces decides; bueno, estoy harto de mí mismo.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Atunci te decizi că te-ai săturat de tine însuţi.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Jadi Anda memutuskan, saya muak dengan diri saya.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.이제 마음 먹어 보세요. '내 생각만 하기도 신물 나.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Nên rồi bạn quyết định, vâng, tôi chán ngấy bản thân mình.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Så när du beslutar att, nåja, jag är trött på mig själv.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Tak se rozhodnete, dobře, už toho mám dost.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Więc stwierdzasz, że masz już dość sam siebie.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Αλλά όταν αποφασίζεις ότι, βαρέθηκα τον εαυτό μου.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.И после решавате - е, писна ми от самия мен.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.І коли ти нарешті вирішиш, добре, я втомився від себе.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.Так что вы решаете, ну, мне осточертело от меня.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.אז אתם תחליטו, נמאס לי מלהתרכז בעצמי.
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.اذا تقرر , أنا منزعج من نفسي .
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.どうしたら他の人々を幸せにできるか考えよう。
O zaman bir karara varıyorsun:Quindi decidi:
O zaman bir karara varıyorsun:Und dann entscheiden Sie:
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.A nap sötétséggé változik, és a hold vérré, minekelõtte eljõ az Úrnak ama nagy és fényes napja.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Aurinko muuttuu pimeydeksi ja kuu vereksi, ennenkuin Herran päivä tulee, se suuri ja julkinen.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.El sol se convertirá en tinieblas, y la luna en sangre, antes que venga el día del Señor, grande y glorioso
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.주의 크고 영화로운 날이 이르기 전에 해가 변하여 어두워지고 달이 변하여 피가 되리라
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Một trời sẽ biến nên tối tăm, Mặt trăng hóa ra máu, Trước ngày lớn và vinh hiển của Chúa chưa đến;
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Một trời sẽ biến nên tối_tăm , Mặt_trăng hóa_ra máu , Trước ngày lớn và vinh_hiển của Chúa chưa đến ;
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.O sol se converterá em trevas, e a lua em sangue, antes que venha o grande e glorioso dia do Senhor.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Slnce sa obráti na tmu a mesiac na krv, prv ako prijde deň Pánov, veľký a slávny.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Słoóce się obróci w ciemność, a księżyc w krew, przedtem niż przyjdzie on dzień Pański wielki i znaczny.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Slunce obrátí se v temnost a měsíc v krev, prve než přijde den Páně veliký a zjevný.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.solen skal bli til mørke og månen til blod, før Herrens dag kommer, den store og herlige.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Solen skal forvandles til Mørke og Månen til Blod, førend Herrens store og herlige Dag kommer.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Solen skall vändas i mörker och månen i blod, förrän Herrens dag kommer, den stora och härliga.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.solnce se spremeni v temo in mesec v kri, preden pride dan Gospodov, veliki in preslavni.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.ο ηλιος θελει μεταστραφη εις σκοτος και η σεληνη εις αιμα, πριν ελθη η ημερα του Κυριου η μεγαλη και επιφανης.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.И ще покажа чудеса на небето горе, И знамения на земята долу, Кръв, и огън, и пара от дим;
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Солнце превратится во тьму, и луна - в кровь, прежде нежели наступит день Господень, великий и славный.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Сонце обернеть ся в темряву, і місяць у кров, перш нїж прийде день Господень великий і славний.