Köye vardığımızda hava kararmıştı.It was after dark when we got to the village.
Bu kararlara dahil olma hakkımız olduğu için buradayız.We are here because we have a right to be involved in these decisions.
Kararımızdan tatminsiz misiniz?Are you dissatisfied with our decision?
Ziyaret edeceğimiz yere karar verelim.Let's decide on the places we'll visit.
Yakında ayrılmaya karar verdik.We agreed to leave soon.
Birkaç günlüğüne gizli kalmaya karar verdik.We decided to lie hidden for a few days.
Hava kararınca ateşin etrafında şarkı söyledik.We sang around the fire when it got dark.
Hava kararmadan önce Londra'ya ulaşacağız.We will reach London before dark.
Hava kararmadan önce Londra'ya varacağız.We will reach London before dark.
Biz tatilimiz için Singapur gezisine karar verdik.We decided on a trip to Singapore for our vacation.
Gelecek haftaya kadar nihai kararı vermeyi ertelemek zorundasın.We have to put off making a final decision until next week.
Biz şimdilik burada kalmaya karar verdik.We have decided to stay here for the time being.
Hava kararmadan Londra'ya asla varamayacağız.We'll never reach London before dark.
Yarın sabah bu kasabayı terk etmeye karar verdik.We have decided on leaving this town tomorrow morning.
Terfi etmem onun kararına bağlı.My promotion hangs on his decision.
Part time işimden vazgeçmeye karar verdim.I decided that I would quit my part-time job.
Onunla ilişkimi tamamen bitirmeye kesin karar verdim.I resolved to break up with her cleanly.
Ben bu planı gerçekleştirmek için kararlıyım.I am determined to carry out this plan.
Bu yeni arabada karar verdim.I've decided on this new car.
Gazeteci olmak için kararımı verdim.I have made up my mind to become a journalist.
O kulübe katılıp katılmayacağıma karar veremiyorum.I can't decide whether to join that club.
Böylesine aptalca bir şeyi yapmamaya karar verdim.I decided not to do such a foolish thing.
Sigara içmeyi bırakmaya kararlıyım.I am determined to give up smoking.
Bir tenis kulübüne katılmaya karar verdim.I made up my mind to join a tennis club.
Hangisini seçeceğime karar veremiyorum.I can't decide which to choose.
Fransızcada uzmanlaşmaya karar verdim.I decided to major in French.
Tekrar denemeye karar verdim.I decided to try again.
Daha çok çalışmaya karar verdim.I have made up my mind to work harder.
Daha çok çalışmak için karar verdim.I made up my mind to study harder.
Daha iyi bir çözüm bulmaya karar verdim.I've made up my mind to come up with a better solution.
Sonuçta, kararımı verdim ve yeni video oyununu satın aldım.Finally, I made up my mind and bought the new video game.
Avrupa'ya gitmemeye karar verdik.I decided not to go to Europe.
Hava kararmadan eve gitmeliyim.I must get home before it gets dark.
Ben komitenin kararını destekledim.I supported the committee's decision.
Bir doktor olmaya karar verdim.I made up my mind to be a doctor.
Doktor olmaya karar verdim.I decided to be a doctor.
Emekli olmaya karar verdim.I have decided to retire.
Ne yapacağıma karar vermeliyim.I must decide what to do.
Kararıma sadık kaldım.I adhered to my decision.
Çok yavaş karar veriyorum.I'm very slow at making up my mind.
Karar vermede çok yavaşım.I'm very slow at making up my mind.
Karar anında bir resim çektim.I took a picture at the decisive moment.
Ne yapacağıma karar vermeden önce enine boyuna düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to mull things over before I decide what to do.
Elimden gelenin en iyisini yapacağıma kesin karar verdim.I resolved I would do my best.
Geçen yıl Japonya'ya gelmeye karar verdim.I decided to come to Japan last year.
İşimi değiştirmeye karar verdim ama sonunda değiştirmemeye karar verdim.I considered changing my job, but in the end I decided not to.
Hemen bir karar veremem. Önce patronumla konuşmam gerekecek.I can't make a decision on the spot. I'll have to talk to my boss first.
Ona sevgimi anlatmaya karar verdim.I decided on telling her of my love.
Kararımla ilgili onu bilgilendirmek için yazdım.I wrote to inform him of my decision.
Bir araba almaya karar verdim.I decided to buy a car.
Steno öğrenmeye karar verdim.I have decided to learn shorthand.
Japonya'dan ayrılmaya karar verdim.I have made up my mind to leave Japan.
Onun kararını onaylamıyorum.I don't approve of his decision.
Onun kararsızlığı tarafından sinirlendirildim.I was irritated by his indecision.
Kararsızlığı beni rahatsız etmişti.I was irritated by his indecision.
Onunla evlenmeye karar verdim.I made up my mind to marry her.
Ona evlenme teklif etmeye karar verdim.I have made up my mind to propose to her.
Bir avukat olmaya karar verdim.I decided to be a lawyer.
Her gün çalışmaya karar verdim.I decided to study every day.
Arkadaşımın yardımını istemeye karar verdim.I decided to ask for my friend's help.