karar ile cümle
karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bunu yapmaya devam etmeye karar verdi.Tom has decided to continue doing that.
Tom'un bunu yapmasına yardım etmeye karar verdim.I've decided to help Tom do that.
Tom farklı bir şekilde gitmeye karar verdi.Tom has decided to go a different way.
Tom bunu ne zaman yapmaya karar verdi?When did Tom decide to do that?
Tom'un ne yapacağına karar vermesine yardımcı oldum.I helped Tom decide what to do.
Tom şimdi kararından pişman olduğunu söyledi.Tom said he now regrets his decision.
Tom 20 Ekime kadar karar vermek zorunda.Tom has until October 20th to decide.
Tom, Boston'a dönmeye karar verdi.Tom has decided to go back to Boston.
Tom, Mary'nin hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını istediğini söyledi.Tom said he wished Mary wouldn't go out after dark by herself.
Tom kararı için sebep göstermedi.Tom gave no reason for his decision.
Tom hâlâ bunu yapmaya kararlı.Tom is still determined to do that.
Tom bunu tekrar yapmaya kararlı.Tom is determined to do that again.
Buna şimdi karar vermek zorunda değilim.I don't have to decide that now.
Tom tekrar denemeye karar verdi.Tom made up his mind to try again.
Boston'dan ayrılmaya karar verdik.We've decided to leave Boston.
Boston'dan gitmeye karar verdik.We've decided to leave Boston.
Tom, Mary'ye bunu yapmakta kararsız olacağını söyledi.Tom told Mary that he'd be hesitant to do that.
Tom bunu yaptırmaya kararlı.Tom is determined to get it done.
Tom'un bunu yapmamaya kararlı.Tom is determined not to do that.
Tom ve ben ayrılmaya karar verdik.Tom and I've decided to break up.
Tom ve ben gelmemeye karar verdik.Tom and I've decided not to come.
Boston'u ziyaret etmeye karar verdim.I've decided to visit Boston.
Bu karardan pişman değilim.I don't regret that decision.
Tom, Fransızca öğrenmeye karar verdi.Tom has decided to study French.
Bunu hava kararmadan önce yap.Do that before it gets dark.
Tom hava kararana kadar bunu yaptı.Tom did that until it got dark.
Tom, Mary'nin hangi kıyafeti alacağına karar vermesine yardımcı oldu.Tom helped Mary decide which dress to buy.
Tom bunu yapmaya kararlıydı.Tom was determined to do that.
Tom Mary'nin bunu yapmak için kararsız olduğunu söyledi.Tom said Mary wasn't hesitant to do that.
Bunu tekrar yapmaya karar verdim.I decided to do that again.
Tom oraya yalnız gitmeye karar verdi.Tom decided to go there alone.
Tom, Mary'nin bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.Tom said Mary was determined to do that.
Gönüllü olmaya karar verdim.I've decided to volunteer.
Ben ayrılmamaya karar verdim.I've decided not to leave.
Bunu yapmaya kararlıyım.I'm determined to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmaya kararlı olduğunu söylüyor.Tom says Mary is determined to do that.
Bir karar vermem lazım.I need to make a decision.
Tom Mary ile işbirliği yapmaya karar verdi.Tom has decided to cooperate with Mary.
Bunu yapmaya karar verdik.We've decided to do that.
Tom, bunu Mary için yapmaya kararlıdır.Tom is determined to do that for Mary.
Karardan pişman oldum.I regretted the decision.
Bunu yapmamaya karar verdim.I decided not to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapması gerektiğine karar verdi.Tom decided that Mary should do that.
Tom bunu yapmak için kararsız.Tom is hesitant to do that.
Bunu yapmakta kararsızım.I'm hesitant to do that.
Kararımdan pişmanım.I regretted my decision.
Tom, Mary'nin ne yapacağına karar vermesine yardımcı oldu.Tom helped Mary decide what to do.
Biz bunu yapmaya karar verdik.We decided to do that.
Sen ne zaman Tom'un onu yapmasına izin vermemeye karar verdin?When did you decide to not to let Tom do that?
Tom kararını tekrar gözden geçirdi.Tom reconsidered his decision.
Tom, daha sonra ne yapacağına karar veremedi.Tom wasn't able to decide what to do next.
Bunu nerede yapacağına karar verdin mi?Have you decided on where you're going to do that?
Tom'un hemen karar vermesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think Tom has to decide right away.
Bunu yapmaya kararlı gibi görünüyordun.You looked like you were determined to do that.
Tom bana bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.Tom told me that he was determined to do that.
Beklemeyi düşündüm, ama gitmeye karar verdim.I considered waiting, but decided to leave.
Sence Tom hala kararsız mı?Do you think Tom is still undecided?
Tom hâlâ kararsız olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is still undecided.
Tom çoktan erken ayrılmaya karar verdi.Tom has already decided to leave early.
Tom bunu yapmayı kabul etmeye karar verdi.Tom has decided to agree to do that.