karar ile cümle
karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ne yapacağıma çoktan karar verdim.I've already decided what to do.
Hava kararmadan önce eve dönmek istiyorsak şimdi ayrılmak zorundayız.We have to leave now if we want to get home before dark.
Korkarım hava kararmadan önce eve varmak istiyorsak gitmeliyiz.I'm afraid we must go if we want to get home before dark.
Tom ve Mary hava kararmadan önce Boston'a vardılar.Tom and Mary arrived in Boston before dark.
Ben kararsızdım.I was indecisive.
Beklemeye karar verdim.I've decided to wait.
Ben beklemeye karar verdim.I decided to wait.
Fransızca öğrenmeye karar verdim.I've decided to study French.
Seninle gitmeye karar verdim.I've decided to go with you.
Fadıl harekete geçmek zorunda olduğuna karar verdi.Fadil decided he had to act.
Fadıl annesine bakmaya karar verdi.Fadil decided to take care of his mother.
Yeni siyasi partinin isminin "Politika Üzerinde Politika" olacağı kararı alındı.It was decided that the new political party's name would be "Policy over Politics".
Fadıl, kız kardeşinin onurunu yeniden inşa etmeye kararlıydı.Fadil was determined to restore his sister's honor.
Hüküm sadece jüri tarafından karar verilebilen bir şeydir.The verdict is something only a jury can decide.
Birkaç gün daha kalmaya karar verdim.I've decided to stay for a few more days.
Serbest piyasanın karar vermesi gerekir.The free market should decide.
Bir mühendis olmaya karar verdim.I've decided to become an engineer.
Ben öğretmen olmaya karar verdim.I've decided to become a teacher.
Sami, çevirmen olmaya karar verdi.Sami has decided to become a translator.
Tom zaten onu yapmaya karar verdi.Tom has already decided to do that.
Vazgeçmeye karar verdim.I've decided to give up.
Sami şok edici bir karar aldı.Sami made a shocking decision.
Sami başka bir şok edici karar aldı.Sami made another shocking decision.
Sami bir şok edici karar daha aldı.Sami made another shocking decision.
Sami, sorunun çözümünün o olduğuna karar verdi.Sami decided that this was the solution to the problem.
Onun tekrar olmamasına asla izin vermemeye hemen karar verdim.I decided then and there to never let that happen again.
Bugün bunu yaptırmak için çok kararlıyım.I'm very determined to get this done today.
Ben zor kararlar vermeye alışkınım.I'm used to making difficult decisions.
Tom gerçeği bulmaya kararlıdır.Tom is determined to find the truth.
Tom polise gitmemeye karar verdi.Tom decided not to go to the police.
Tom bir doktor olmaya karar verdi.Tom has decided to become a doctor.
Bu iç karartıcı bir yer.This is a depressing place.
Tom onu yapmaya kararlı.Tom is determined to do that.
Tom onu yapmamaya karar verdi.Tom decided not to do that.
Tom onu yapmama kararı aldı.Tom decided not to do that.
Çok kararlı görünüyorsun.You seem very determined.
Tom kararlı bir adamdır.Tom is a determined man.
Yarın birbirimizi görmeye karar verdik.We've agreed to see each other tomorrow.
Her seçmen kendi başına karar vermelidir.Each voter must decide for himself.
Bu, doğru bir karardı ve o bunu biliyordu.This was the right decision.
Işıkları kararttım.I dimmed the lights.
Bunun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand this is a difficult decision for you.
Onun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand that this is a difficult decision for you.
Korkarım ki ben hemen karar veremem.I'm afraid I can't decide immediately.
Korkarım ki ben derhal karar veremem.I'm afraid I can't decide straight away.
Çift, çocuğu evlatlık almak için bir karar vermişti.The couple had made a decision to adopt a child.
Hayat bir dizi karardır.Life is a series of decisions.
Henüz hiçbir konuda bir karar vermedik.We haven't made a decision on anything yet.
Tom, Mary'ye bir şans daha vermeye karar verdi.Tom decided to give Mary another chance.
Tom cezaevinde ölmemeye kararlı.Tom is determined not to die in prison.
Tom'dan duyana kadar bir karar vermeyeceğim.I'm not making a decision until I hear from Tom.
Duygularımın kararımı gölgelemesine izin vermemeye çalışıyorum.I try not to let my emotions cloud my judgment.
Yarın sabaha kadar karar vermeliyizWe must decide by tomorrow morning.
Ne yaşanmış olduğunu Tom'a anlatmamaya karar verdim.I decided not to tell Tom about what had happened.
Tom ayrılıyor olduğunu Mary'ye söylememeye karar verdi.Tom decided not to tell Mary that he was leaving.
Leyla, boşanmanın tek seçenek olduğuna karar verdi.Layla decided that divorce was the only option.
Leyla tuhaf bir karar verdi.Layla made an odd decision.
Leyla, Sami'ye bir saat satın almaya karar verdi.Layla decided to buy Sami a watch.
Leyla evi satın almaya karar verdi.Layla decided to buy the house.
Tom kararı verdi.Tom made the decision.