karar ile cümle

karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hava karardıktan sonra eve yürümemenizi tavsiye ederim.I advise you not to walk home after dark.
Bu gece o şarkıyı söylememeye karar verdim.I've decided not to sing that song tonight.
Hava karardıktan sonra yalnız başına eve yürüyerek gitmemeni öneririm.I advise you not to walk home by yourself after dark.
Onlar bir karar varmadan önce Jürinin ne kadar süreceğini düşünüyorsunuz?How long do you think the jury will take before they reach a verdict?
Sana istediğiniz krediyi vermeye karar verdik.We've decided to give you the loan you requested.
Anne itiraf etmeyi kararlılıkla reddetti.Anne steadfastly refused to confess.
TDK kurum isimlerinde kesme işareti kullanımını kaldırma kararı aldı.TDK has decided to abolish the use of apostrophe in names of institutions.
Anne kararlı bir şekilde "Gilbert Blythe'ı asla affetmeyeceğim" dedi."I shall never forgive Gilbert Blythe," said Anne firmly.
Bir gün, tüm bu acılar kararlılığa dönüştü.One day, all that pain turned into determination.
Patron sensin. Sen karar verdin.You're the boss. You decided.
Gelmeye karar vermene gerçekten sevindim.I'm really glad you decided to come.
"O zaman ben de Muhafazakarım" dedi Anne kararlı bir şekilde."Then I'm Conservative too," said Anne decidedly.
Onu yapmam gerektiğine karar verdim.I decided I should do that.
Ben neredeyse onu yapmayı bırakmaya karar verdim.I almost decided to give up doing that.
Sanırım Tom'a danışmadan bir karar vermemeliyim.I think I shouldn't make a decision without consulting Tom.
Tom açıkça bunu yapmaya karar verdi.Tom has evidently made up his mind to do that.
Onun kaderine zaten karar verildi.His fate is already decided.
Doğru kararı veriyor olduğuma nasıl emin olabilirim?How can I be sure that I'm making the right decision?
Tom birkaç gün daha kalmaya karar verdi.Tom has decided to stay a few more days.
Neden gazetecilik üzerine uzmanlaşmaya karar verdiniz?Why did you decide on majoring in journalism?
Anne kararlı bir şekilde "Green Gables'ı satmamalısın" dedi."You mustn't sell Green Gables," said Anne resolutely.
Fadıl, Leyla'ya bir ders vermeye karar verdi.Fadil decided to teach Layla a lesson.
Leyla yeni bir adam buldu ve onun gitmesine izin vermemekte kararlı.Layla has found a new man and she's determined not to let him go.
Fadıl, Leyla'yı ölümcül bir karar vermeye zorladı.Fadil forced Layla to make a deadly decision.
Tom Mary'ye ders vermeye karar verdi.Tom decided to teach Mary a lesson.
Fadıl üstlerinin emirlerine uymaya karar verdi.Fadil decided to follow the commands of his superiors.
Fadıl, Dania'dan kurtulmak için yapmak zorunda olduğu ne varsa yapmaya karar verdi.Fadil decided to do whatever he had to do to get rid of Dania.
Fadıl, Dania'nın ödemesini yapmaya kararlıydı.Fadil was determined to make Dania pay.
Dania yine de Fadıl'a sadık kalmaya karar verdi.Dania decided to stick with Fadil anyway.
Hava gittikçe kararıyor. İçeri geri gel.It’s getting dark. Come back inside.
Hava gittikçe kararıyor. İçeriye dön.It’s getting dark. Come back inside.
Siz ona nasıl karar verdiniz?How did you all decide that?
Ne yapacağınıza ve yapmayacağınıza nasıl karar vereceksiniz?How do you decide what to do and what not to do?
Sanırım Tom henüz bir karar vermedi.I think Tom hasn't made a decision yet.
Tom'un henüz bir karar vermediğini düşünüyorum.I think Tom hasn't made a decision yet.
Bence Tom henüz bir karar vermedi.I think Tom hasn't made a decision yet.
Tom'un kararını anlayabiliyorum.I can understand Tom's decision.
Kararlar nasıl ve nerede alınacak?How and where are decisions going to be made?
Karar hakkında kendimi oldukça iyi hissediyorum.I feel pretty good about the decision.
Sanırım Tom henüz karar vermedi.I think Tom hasn't decided yet.
Tom birkaç gün kalmaya karar verdi.Tom has decided to stay a few days.
Biz zaten onu yapmaya karar verdik.We've already decided to do that.
Bu karar bizi nasıl etkileyecek?How will that decision affect us?
Tom kararından pişman olmadı.Tom didn't regret his decision.
Bu haftasonu Boston'a gitmemeye karar verdim.I've decided not to go to Boston this weekend.
Tom ve ben önümüzdeki yaz Boston'a gitmeye karar verdik.Tom and I have decided to go to Boston next summer.
Hava karardıktan sonra nadiren dışarı çıkarım.I seldom go out after dark.
Nerede yaşayacağıma zaten karar verdim.I've already decided where to live.
Ne üzerine odaklanacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?How do you decide what to focus on?
Neyin önemli olduğuna nasıl karar veriyorsun?How do you decide what's important?
Zaten onu yapmamaya karar verdim.I've already decided not to do that.
Doğru şeyi yapmaya kararlıyım.I'm determined to do the right thing.
O karardan derin biçimde pişmanım.I deeply regret that decision.
Hangi şarkıların çalınacağına nasıl karar veriyorsunuz?How do you decide what songs to play?
Sizin için neyin doğru olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?How do you decide what's right for you?
Onun iyi bir işaret olduğuna karar verdim.I decided that was a good sign.
Ben karar veremem.I can't decide.
Emeklilik kararını nasıl verdin?How did you make the decision to retire?
Eski bisikletimi kime vereceğime zaten karar verdim.I've already decided who to give my old bicycle to.
Karar almakta zorlanıyorum.I have trouble making decisions.

İlgili Sayfalar