Ben zaten kararımı verdim.I've already made up my mind.
Nihayet kararımı verdim.I've finally made up my mind.
Nihayet bir karar verdim.I've finally made a decision.
Henüz mü karar verdin?Have you made up your mind yet?
Henüz karar verdin mi?Have you made a decision yet?
Tom hemen hemen kararını verdi.Tom has almost made up his mind.
Tom henüz kararını vermedi.Tom hasn't made up his mind yet.
Neden kararını vermiyorsun?Why don't you make up your mind?
Tom zaten kararını verdi.Tom has made up his mind already.
Henüz gerçekten kararımı vermedim.I haven't really made up my mind yet.
Tom'un karar vermesini diliyorum.I sure wish Tom would make up his mind.
Çabucak karar versen iyi olur.You'd better make up your mind quickly.
Onlar gelmemeye karar verdi.They've decided not to come.
Tom şimdiye kadar kararını vermeliydi.Tom should have made up his mind by now.
Bu gece hakkında kararını verdin mi?Have you made up your mind about tonight?
Biz kararımızı vermek için daha sonra Tom'la konuşacağız.We'll talk to Tom then make up our minds.
Biz daha sonra bir karar vermek için Tom'la konuşacağız.We'll talk to Tom then make a decision.
Tom'la konuşacağız sonra karar vereceğiz.We'll talk to Tom then we'll decide.
Yerinde olsam çabuk karar veriririm.I'd make up my mind quickly if I were you.
Senin yerinde olsaydım, çabucak bir karar alırdım.I'd make a decision quickly if I were you.
Kararını vermen için on dakikan var.You have ten minutes to make up your mind.
Tom ve Mary hâlâ karar veriyor.Tom and Mary are still making up their minds.
Ben hala Tom'un karar vermesini bekliyorum.I'm still waiting for Tom to make up his mind.
Şu anda karar vermek zorunda değilsin.You don't have to make up your mind right now.
Karar vermeden önce Tom'la konuşmak istiyorum.I want to talk to Tom before I make up my mind.
Tom'un çoktan kararını verdiğine oldukça eminim.I'm pretty sure Tom has already made up his mind.
Onlar hâlâ karar vermemizi bekliyor.They're still waiting for us to make up our minds.
Tom bir şey hakkında kararını vermiş gibi görünüyor.Tom seems to have made up his mind about something.
Lütfen kararını ver.Please make up your mind.
Daha önce karar vermiş gibi görünüyorsun.You seem to have already made up your mind.
Oraya gitmeye karar verdi.He decided to go there.
Kararı için Tom'u suçlamıyorum.I don't blame Tom for his decision.
Tom benim yerimde olsa benim verdiğim aynı kararı verirdi.Tom would've made the same decision I'm making if he were in my shoes.
Yeni yıl kararım okarino çalmayı öğrenmek.My New Year's resolution is to learn how to play the ocarina.
Ben karar vereceğim.I'll decide.
Tom Mary ile kalmaya karar verdi.Tom decided to stay with Mary.
Yapman gereken tek şey karar vermek.All you have to do is decide.
Sadece karar vermeniz gerekir.You just need to decide.
Henüz kimse bir karar vermedi.Nobody has made a decision yet.
Gitmek isteyip istemediğine karar vermelisin.You ought to decide whether or not you want to go.
Öyleyse bu son karar.Well, it is a done deal.
Tom kararsız.Tom's unstable.
Karar verdim.I've decided.
Hava karardı.It's gotten dark.
Kararsızdım ama şimdi o kadar emin değilim.I used to be indecisive, but now I'm not so sure.
Kolay bir karar değildi.It was not an easy decision.
Sen gerçekten şimdi karardın.You've really turned black now.
Kanji çalışmaya karar verdim.I've decided to study kanji.
Aniden her şey karardı ve bilincimi kaybettim.Suddenly everything went black and I lost consciousness.
Bu sadece biraz kararlılık gerektirir.It requires just a little determination.
Biz kararlıyız.We're decisive.
Sen kararlısın.You're decisive.
Tom kararlıdır.Tom is decisive.
Ben kararlıyım.I'm decisive.
Sen kararsızsın.You're indecisive.
Biz karar vereceğiz.We'll decide.
Tom karar verecek.Tom will decide.
Karar aldın mı?Did you decide?
Niçin Tom'un karar vermesine izin vermiyorsun?Why don't you let Tom decide?
Bütün gece boyunca çalışmaya karar verdim.I decided to study all night long.