Tezinin konusuna karar verdin mi?Have you decided the subject of your thesis?
Bunlar aldığımız kararlar.These are the decisions we've made.
Müşteriler karar verdi.The clients decided.
Sanırım konaklama ve uçuş rezervasyonu yapmadan önce karar versem iyi olur.I guess I had better decide before I book the accommodation and flights.
Genç eczacı bir eczane açmaya karar verdi.The young chemist decided to open a pharmacy.
Onun bizimle kiliseye geleceğini düşündüm ama o evde kalmaya karar verdi.I thought he would come to church with us, but he decided to stay home.
Ne olursa olsun benim kararlılığım değişmeyecek.No matter what happens, my determination won't change.
Her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.He decided to write in his diary every day.
O her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.He made a resolution to write in his diary every day.
O, her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.He made up his mind to write in his diary every day.
Bu yıl bir günlük tutmaya karar verdim.I have decided to keep a diary this year.
Bu yıl bir günlük tutmak için karar verdim.I have made a resolution to keep a diary this year.
Sanırım hiç arkadaşının olmaması iç karartıcıdır.I think it's sad to not have any friends.
Bulutlar gittikçe kararıyor ve yağmur yağabilir gibi görünmeye başlıyor.The clouds are getting darker and darker and it's beginning to look like it might rain.
Çok düşündükten sonra, hırsız itiraf etmeye karar verdi.After much thought, the thief decided to confess.
Laura dışarı çıkmaya karar verdi.Laura decided to come out.
Karargahta birkaç gönüllü asker var.There are few volunteers here at the headquarters.
Senin şimdi buraya gelmene karar verdiren nedir?What made you decide to come here now?
Jane bizim kararımıza itiraz etti.Jane objected to our decision.
Jane bizim kararımıza karşı çıktı.Jane opposed our decision.
Ken yurt dışına gitmeye karar verdi.Ken decided to go abroad.
Onlar geri dönmemek üzere Amerika Birleşik Devletlerinde yaşamaya karar verdi.She has decided to live in the United States for good.
O, Amerika Birleşik Devletlerine gitmek için kararını verdi.She made up her mind to go to the United States.
Biz bunu tartışarak çözmeye karar verdik.We decided to fight it out.
Bu benim kararım değil, bu yüzden onu kabul etmek zorundayım.It's not my decision, so we have to accept it.
Bugün bazı web siteleri SOPA ve PIPA'yı protesto etmek için karartılmıştır.Today, some websites are blacked out to protest against SOPA and PIPA.
İngilizce Vikipedi bugün karartılmıştır.English Wikipedia is blacked out today.
Ben burada kalmaya karar verdim.I decided to stay here.
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
Ben kırmızı kapaklı bir kitap buldum ve onu ödünç almaya karar verdim.I found a book with a red cover and decided to borrow it.
Neden İngilizce okumaya karar verdin?Why did you decide to study English?
Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana kalmış.It's up to you to decide whether we'll go there or not.
Conchita Mary'ye gerçeği söylemeye karar verdi.Conchita decided to tell Mary the truth.
Neden şimdi onun hakkında konuşmaya karar verdin?Why did you decide to speak about that now?
Bugün Esperantoca öğrenmeye karar verdim.Today I decided to learn Esperanto.
Alain bir karar verdi.Alain made a decision.
Ne kadar zor olursa olsun, işi yapmak için kararımı verdim.I made up my mind to do the work no matter how hard it might be.
O karar vermeden önce seçeneklerini dikkatlice düşündü.He considered his options carefully before deciding.
Tom iyi hissetmediği için yakar top oynamamaya karar verdi.Tom decided not to play dodge ball because he wasn't feeling well.
Piknik içi tarih kararlaştıralım.Let's decide on the date for the picnic.
Hava kötü olmasına rağmen dışarı çıkmaya karar verdim.Even though the weather was bad, I decided to go out.
Önümüzdeki pazar ne yapacağına karar verdin mi?Have you already decided what to do next Sunday?
Gelecek Pazar ne yapacağına karar verdin mi?Have you decided what to do next Sunday?
Bir dakika. Henüz kararımı vermedim.Just a moment. I haven't made up my mind yet.
Karar vermeden önce müzakerelerin nasıl sonuçlanacağını görelim.Let's see how the negotiations pan out before we decide.
Tom radikal bir karar vermeye zorlandı.Tom was forced to make a radical decision.
Yönetim Kurulu oy birliğiyle CEO olarak onu atamaya karar verdi.The board unanimously decided to appoint her as CEO.
Aniden her şey karardı.Suddenly, everything went black.
Ne yapacağına karar verirsin.You decide on what to do.
Ben kendim gitmeye karar verdim.I resolved myself to go.
Bu filmi önceden izlememe rağmen, onu tekrar izlemeye karar verdim.Even though I already saw this movie, I decided to see it again.
Bu çok iç karartıcı.This is so depressing.
Neye karar verdin?What have you decided?
Jüri bir karara vardı.The jury has reached a verdict.
Karar, ölüm cezasıydı.The verdict was a death sentence.
Devlet, kararı temyiz etti.The state appealed the verdict.
Savunma avukatı karardan memnundu.The defense attorney was pleased by the verdict.
Yargıçlar bir karar verdiler.The judges made a decision.
Senatörler bir karar verdiler.Senators made a decision.
Senato bir karar aldı.The Senate made a decision.