Ana içeriğe geç
Sözlük

karar ile cümle

karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom son kararı vermenin ona kaldığına karar verdi.Tom decided it was up to him to make the final decision.
Tom Mary'yi tekrar aramayı denemenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to try calling Mary again.
Tom nasıl dans edileceğini öğrenmenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to learn how to dance.
Tom yatmaya gitmenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to go to sleep.
Tom eve gitmenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to go home.
Tom kaya tırmanışı için çok yaşlı olduğuna karar verdi.Tom decided he was too old for rock climbing.
Tom Mary'nin o karar niçin verdiğini anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary had made that decision.
Tom işe kimi atayacağına karar veremedi.Tom couldn't decide who to assign the job to.
Tom kimin terfi ettirilmesi gerektiğine karar veremedi.Tom couldn't decide who should get promoted.
Tom ağacı nereye dikeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide where to plant the tree.
Tom nerede yiyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide where to eat.
Tom ne yiyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide what to eat.
Tom ne alacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what to buy.
Tom hangi CD'yi dinleyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide what CD to listen to.
Tom hangi kitabı okuyacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what book to read.
Tom bizim şirketimiz için çalışmayı düşündü, fakat yapmamaya karar verdi.Tom considered working for our company, but decided not to.
Mary işe geri dönmeye karar verse, Tom kesinlikle memnun olmaz.Tom certainly wouldn't be pleased if Mary decided to go back to work.
Tom kesinlikle anlık kararlar vermede iyidir.Tom certainly is good at making snap decisions.
Tom Mary'ye karar verdiremiyor.Tom can't get Mary to make up her mind.
Tom balo için kime ricada bulunması gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide who he should ask to the prom.
Tom hangi yaklaşımı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which approach to take.
Tom gidip gitmemesi gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide whether he should go.
Tom nereye gideceğine karar veremiyor.Tom can't decide where to go.
Tom ne zaman gitmesi gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide when he should leave.
Tom ne yapacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to do.
Tom ne alacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to buy.
Tom Mary'nin doğru karar verdiğine inanıyor.Tom believes Mary made the right decision.
Tom ve Mary, sonunda boşanmaya karar verdi.Tom and Mary finally decided to get divorced.
Tom'un doğru kararı vereceğine dair aklımda hiç şüphe yoktu.There was no doubt in my mind that Tom would make the right decision.
Ne yapmanız gerektiğine Tom karar versin.Let Tom decide what you need to do.
Tom eve vardığında, zaten hava kararmıştı.It was already dark when Tom got home.
Tom ve Mary'nin o evi satın almamaya karar vereceklerini hissediyordum.I had a feeling that Tom and Mary would decide not to buy that house.
2.30'a kadar karar vermelisin.You need to make a decision by 2:30.
Bir karar vermek için henüz yeterli bilgimiz yok.We don't have enough information yet to make a decision.
Aniden bulutlar gökyüzünü kararttı.Suddenly clouds obscured the sky.
Hava karardı. Işığı açar mısın?It's become dark. Would you turn on the light?
Hava karardı. Lütfen benim için ışığı açar mısın?It's gotten dark. Please turn on the light for me.
Niçin gitmemeye karar verdiğinizi hâlâ bana söylemediniz.You still haven't told me why you decided not to go.
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.Now that you've decided to quit your job, you look happy.
Tom Mary'nin karar vermesine izin verecek.Tom will let Mary decide.
Orada ne olduğunu gördüğümüzde gitmeye karar verdik.When we saw what was happening there, we decided to leave.
Lütfen ne yapacağınıza karar vermeden önce zaman ayırın.Please take your time before deciding what to do.
Ne yapacağına karar vermek sana kalmıştır.It's up to you to decide what to do.
Ne yapacağına karar vermek sana kalmış.It's up to you to decide what to do.
Tom'un daha sonra ne yapacağına karar verme sorunu vardı.Tom had trouble deciding what to do next.
O, bir pilot olmak için kararını verdi.He made up his mind to become a pilot.
O, üniversitede tıp okumak için kararını verdi.He made up his mind to study medicine at university.
Tom arabayı satın almak için kararını verdi.Tom made up his mind to buy the car.
Fırtınadan dolayı, kararlaştırılan zamanda varamadık.Because of the storm, we weren't able to arrive at the appointed time.
Sanırım Tom iyi bir karar verdi.I think that Tom has made a good decision.
Tom henüz karar vermedi.Tom hasn't yet made up his mind.
Maria bir daha asla onu görmek için geri gelmemeye karar verdi.Maria decided to never come back to see him again.
Arkadaşımdan yardım istemeye karar verdim.I decided to ask my friend for help.
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde lütfen beni ara.Please call me when you have decided what you would like to do.
Sadece yeni bir deneyim kazanmak için Esperanto öğrenmeyi denemeye karar verdim.I decided to try to learn Esperanto, just to make a new experience.
Hacılarla gitmeye karar verdim.I decided to go away with the pilgrims.
Ona duygularımı itiraf etmek için yeterince kararlı değilim.I'm not determined enough to confess my feelings to her.
Benim çocuklarım hava karardıktan sonra içeride kalmak zorundalar.My children have to stay indoors after dark.
O, kararından pişman olduğunu söyledi.She said she regretted her decision.
Tatoeba'da günde 20 tane cümle yazmaya karar verdim.I decided to write 20 sentences a day on Tatoeba.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod