Ana içeriğe geç
Sözlük

karar ile cümle

karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ben gönüllü itfaiyeye katılmaya karar verdim.I've decided to join the volunteer fire department.
Tom niçin Boston'a gitmemeye karar verdi?Why would Tom decide not to go to Boston?
Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.When Tom was eighteen, he decided that he wanted to become a soldier.
Tom kime oy vermesi gerektiğine karar veremedi.Tom was unable to decide who he should vote for.
Tom Boston'a transfer edilecekti fakat onun yerine onu kovmaya karar verdiler.Tom was going to be transferred to Boston, but they decided to fire him instead.
Tom henüz karar vermediğini söylüyor.Tom says that he hasn't made up his mind yet.
Tom ne yapacağına hemen karar vermeli.Tom must decide what to do right away.
Tom bir gazeteci olmak için kararını verdi.Tom made up his mind to become a newspaperman.
Tom bir öğretmen olmak için karar verdi.Tom made up his mind to become a teacher.
Tom helikopter pilotu olmaya karar verdi.Tom made up his mind to be a helicopter pilot.
Tom akıllıca bir karar verdi.Tom made a wise decision.
Tom hava kararmadan önce çiti boyamayı bitirmek için çılgınca bir girişim yaptı.Tom made a frantic attempt to finish painting the fence before dark.
Tom sadece karar veremiyor.Tom just can't make up his mind.
Tom partide ne giyeceğine karar vermede zorlanıyor.Tom is having a hard time deciding what to wear to the party.
Tom'un karar vermek için sadece bir haftası var.Tom has only a week to decide.
Tom öğrenim yapmak için Boston'a gitmeye karar verdi.Tom has made up his mind to go to Boston to study.
Tom hayatının geriye kalan kısmında Boston'da yaşamaya karar verdi.Tom has decided to live in Boston for the rest of his life.
Tom bu yıl günlük tutmaya karar verdi.Tom has decided to keep a diary this year.
Tom gitmeye karar verdi.Tom has decided to go.
Tom mesele hakkında bir şey yapmamaya karar verdi.Tom has decided not to do anything about the matter.
Tom zor bir karar vermek zorundaydı.Tom had to make a difficult decision.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyor.Tom doesn't like to go out after dark.
Tom bir saat daha beklemeye karar verdi.Tom decided to wait for another hour.
Tom bir saat kadar daha beklemeye karar verdi.Tom decided to wait for another hour.
Tom istifasını sunmaya karar verdi.Tom decided to submit his resignation.
Tom daha çok çalışmaya karar verdi.Tom decided to study harder.
Tom 2.30'a kadar kalmaya karar verdi.Tom decided to stay until 2:30.
Tom bir işe başlamaya karar verdi.Tom decided to start a business.
Tom işini bırakmaya karar verdi.Tom decided to quit his job.
Tom gidişini ertelemeye karar verdi.Tom decided to postpone his departure.
Tom Fransızcayı ana branş olarak seçmeye karar verdi.Tom decided to major in French.
Tom Boston'a gitmeye karar verdi.Tom decided to go to Boston.
Tom yeni bir bilgisayar almaya karar verdi.Tom decided to buy a new computer.
Tom, günde üç saat Fransızca eğitimi almaya karar verdi.Tom decided that he was going to study French for three hours a day.
Tom günde üç saat Fransızca çalışmaya karar verdi.Tom decided that he was going to study French for three hours a day.
Tom kendi başına yemek istediğine karar verdi.Tom decided that he wanted to eat by himself.
Tom Boston'a gitmemeye karar verdi.Tom decided not to go to Boston.
Tom dün baktığı arabayı almamaya karar verdi.Tom decided not to buy the car he was looking at yesterday.
Tom toplantıya katılmamaya karar verdi.Tom decided not to attend the meeting.
Tom karar veremedi.Tom couldn't make up his mind.
Tom hemen kararını veremedi.Tom couldn't make up his mind right away.
Tom hemen karar veremedi.Tom couldn't make an immediate decision.
Tom hangi kamerayı alacağına karar veremedi.Tom couldn't decide which camera to buy.
Tom nereye gideceğine karar veremedi.Tom couldn't decide where to go.
Tom, nereden başlayacağına karar veremedi.Tom couldn't decide where to begin.
Tom, ne zaman yola çıkacağına karar veremedi.Tom couldn't decide when to leave.
Tom ne zaman başlayacağına karar veremedi.Tom couldn't decide when to begin.
Tom, ne ısmarlayacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what to order.
Tom ne yapacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what to do.
Tom, nasıl başlayacağına için karar veremedi.Tom couldn't decide how to begin.
Tom okulu bırakmayı düşündü fakat onun aleyhinde karar verdi.Tom considered leaving school, but decided against it.
Tom, işe mi gireceğine yoksa üniversiteye mi gideceğine karar veremiyor.Tom can't make up his mind whether to get a job or to go to college.
Tom karar vermiş gibi görünemiyor.Tom can't ever seem to make up his mind.
Tom hangi kamerayı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which camera to buy.
Tom bir Toyota mı yoksa bir Ford mu alıp almayacağına karar veremiyor.Tom can't decide whether to buy a Toyota or a Ford.
Tom bu akşam ne yapacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to do this evening.
Sen bütün gerçekleri ona söylemezsen, Tom karar veremez.Tom can't decide unless you tell him all the facts.
Tom ne ısmarlayıp ısmarlamayacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to order.
Tom asla karar verebilecek gibi görünmüyor.Tom can never seem to make up his mind.
Tom hava karardıktan sonra eve geldi.Tom came back home after dark.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod