kararıyor ile cümle
kararıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.47
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.vai etkö näe pimeyttä? - ja vesitulva peittää sinut.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.και σκοτος, ωστε δεν βλεπεις και πλημμυρα υδατων σε σκεπαζει.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Или тъмнина, та не виждаш, И множество води те покрива.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.или тьма, в которой ты ничего не видишь, и множество вод покрыло тебя.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.או חשך לא תראה ושפעת מים תכסך׃
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.او ظلمة فلا ترى وفيض المياه يغطيك
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.或 有 黑 暗 蒙 蔽 你 、 並 有 洪 水 淹 沒 你
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.或有 黑暗 蒙蔽 你 、 並有洪 水淹 沒 你
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.만약 하루에 카드를 삽입하는 횟수가 100번을 넘으면 그 다음날까지 제 모습은 더 이상 보이지 않습니다.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.A ak dierovač stlačíte stokrát za deň, toto dielo sčernie a reštartuje sa až na ďalší deň.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Als je de klok honderd keer prikt op één dag, wordt het zwart en kan je pas de volgende dag resetten.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Dacă pontezi de o sută de ori într-o zi personajul din piesă dispare și nu se resetează până a doua zi.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.E se timbrate un centinaio di volte in un giorno, l'opera si oscura e non si azzera fino al giorno successivo.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Ha a kártyát százszor használjuk egy nap, akkor elsötétedik a mű, és nem lehet újrakezdeni másnapig.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Jeżeli podbijesz kartę sto razy w ciągu dnia, rzeźba wyłącza się i można ją uruchomić dopiero następnego dnia.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Se picarem o ponto cem vezes num dia, a obra fica a negro e só recomeça no dia seguinte.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Y si perforas 100 veces en un día, la obra se queda en negro y no podrá reiniciarse hasta el día siguiente.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.Если вы отобьёте сто карточек в один день, изображение исчезнет и не восстановится до следующего дня.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.ואם תעביר כרטיס מאה פעמים ביום אחד, היצירה מוחשכת והיא לא מתחילה מחדש עד היום הבא.
Kartı bir günde yüz defa okutursanız eser kararıyor ve sonraki güne kadar başa dönmüyor.作品は真っ黒になり 翌日までリセットされなくなります この作品の一部となった皆さんが
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.A tudatosságunk ezzel a dologgal kapcsolatban rendkívül élénkké és fényessé válik minden egyéb elsötétül.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.우리가 주의를 기울이고 있는 그러한 것에 대한 우리의 의식은 극단적으로 밝고 선명해지며 그 외의 모든 것은 어두워집니다.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.Nasza świadomość tej rzeczy, na którą uważamy staje się bardzo jasna i żywa, a wszystko inne staje się ciemne.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.Unser Bewusstsein über diese Sache wird extrem hell und lebhaft, und alles andere wird wie dunkel.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.Vědomí upřené na danou věc se stane neobyčejně jasné a živoucí a všechno ostatní se dostává do stínu.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.Ý thức về việc mà chúng ta để ý trở nên cực kì sáng lạn và nổi bật, còn mọi thứ khác thì tối đen đi.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.Наше сознание концентрируется на одной вещи и выделяет её особенно ярко, оставляя остальное в темноте.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.Нашето осъзнаване на това нещо става изключително ярко и жизнено, а всичко останало отива в тъмнината.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.המודעות שלנו לגבי אותו דבר בו אנחנו מתרכזים הופכת להיות מאוד בהירה ומלאת חיים, וכל השאר כאילו נכנס לחשכה.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.ووعينا بذلك الأمر الذي نوليه اهتمامنا يصبح ساطعاً للغاية وزاهياً وكل ما عداه يصبح مظلماً.
Ona verdiğimiz idrak aşırı derecede parlak ve canlı hale geliyor ve diğer her şey kararıyor.ものすごく明るく鮮やかですが その他はすべてがぼんやりしています この時の脳がどのようになっているかというと
Soğuktu. Islaktı. Hava kararıyordu.Bilo je mrzlo, vlažno, temnilo se je.
Soğuktu. Islaktı. Hava kararıyordu.Było chłodno i wilgotno, ściemniało się.
Sonra daha da koyulaşıyor, bulutlar kararıyor ve tehditkar hale geliyorlar.Krajina dole je o hodně temnější a mnohem hrozivější.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Foran dem skælver Jorden, Himlen bæver; Sol og Måne sortner, Stjernerne mister deres Glans.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Foran dem skjelver jorden og ryster himmelen; sol og måne sortner, og stjernene holder op å lyse.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.그 앞에서 땅이 진동하며 하늘이 떨며 일월이 캄캄하며 별들이 빛을 거두도다
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Pred njimi se trese zemlja, nebo se giblje; solnce in mesec otemnevata in zvezde bledé.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Před tváří jeho třásti se bude země, pohnou se nebesa, slunce i měsíc se zatmí, a hvězdy potratí blesk svůj.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Reszket elõttök a föld, és megrendülnek az egek; a nap és hold elsötétednek, a csillagok is bevonják fényöket.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Vid deras åsyn darrar jorden, och himmelen bävar; solen och månen förmörkas, och stjärnorna mista sitt sken.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Земята се тресе пред тях, Небето трепери, Слънцето и луната потъмняват, И звездите оттеглят светенето си.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Перед ними потрясется земля, поколеблется небо; солнце и луна помрачатся, и звезды потеряют свой свет.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.לפניו רגזה ארץ רעשו שמים שמש וירח קדרו וכוכבים אספו נגהם׃
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.قدامه ترتعد الارض وترجف السماء. الشمس والقمر يظلمان والنجوم تحجز لمعانها.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.他 們 一 來 、 地 震 天 動 、 日 月 昏 暗 、 星 宿 無 光
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.他 們一來 、 地震 天動 、 日月 昏暗 、 星宿 無光
İlgili Sayfalar