kararıyor ile cümle

kararıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Gözlerimizin önünde hava kararıyor.Z każdą chwilą robi się ciemniej.
Gözlerimizin önünde hava kararıyor.Σκοτεινιάζει μπροστά στα μάτια μας!
Gözlerimizin önünde hava kararıyor.Темнеет на глазах.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.4:15 Sonne und Mond werden sich verfinstern, und die Sterne werden ihren Schein verhalten.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.A nap és hold elsötétednek; a csillagok bevonják fényöket;
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Aurinko ja kuu käyvät mustiksi, ja tähdet kadottavat valonsa.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.De zon en de maan zullen worden verduisterd en de sterren zullen verbleken.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.El sol y la luna se oscurecen, y las estrellas retiran su fulgor
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.해와 달이 캄캄하며 별들이 그 빛을 거두도다
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Le soleil et la lune s`obscurcissent, Et les étoiles retirent leur éclat.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Matahari dan bulan menjadi gelap, dan bintang-bintang tak lagi bercahaya.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Mặt trời và mặt trăng tối tăm, các ngôi sao thâu sự sáng lại.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Mặt_trời và mặt_trăng tối_tăm , các ngôi_sao thâu sự sáng lại .
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.O sol e a lua escurecem, e as estrelas retiram o seu resplendor.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Slnce a mesiac sa zatmejú a hviezdy spracú svoj lesk.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Słoóce i miesiąc zaćmią się, a gwiazdy stracą jasność swoję.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Slunce a měsíc zatmí se, a hvězdy potratí blesk svůj.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Smed eders Plovjern om til Sværd, eders Vingårdsknive til Spyd! Svæklingen skal sige: "Jeg er en Helt!"
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Smi eders hakker om til sverd og eders vingårdskniver til spyd! Den veke si: Jeg er en helt!
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Soarele şi luna se întunecă, şi stelele îşi pierd strălucirea.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Solen och månen förmörkas, och stjärnorna mista sitt sken.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Solnce in mesec otemnevata in zvezde bledé.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Ο ηλιος και σεληνη θελουσι συσκοτασει και οι αστερες θελουσι συρει οπισω το φεγγος αυτων.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Слънцето и луната ще потъмнеят, И звездите ще оттеглят светенето си.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Солнце и луна померкнут и звезды потеряют блеск свой.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.שמש וירח קדרו וכוכבים אספו נגהם׃
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.الشمس والقمر يظلمان والنجوم تحجز لمعانها.
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.日 月 昏 暗 、 星 宿 無 光
Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.日月 昏暗 、 星宿 無光
Hava kararıyordu.Anoitecia.
Hava kararıyordu.Det började mörkna.
Hava kararıyordu.Es wurde dunkel.
Hava kararıyordu.Het werd donker.
Hava kararıyordu.Pe înserate.
Hava kararıyordu.Stava diventando buio.
Hava kararıyordu.Stmievalo sa.
Hava kararıyordu.Và đang trở tối.
Hava kararıyordu. Ve ben de protestocularla, One Wall Street'e bakarak,A já jsem chodil s protestujícími a koukali jsme na
Hava kararıyordu.Σκοτείνιαζε.
Hava kararıyordu.Було волого. Сутеніло.
Hava kararıyordu.Было сыро. Темнело.
Hava kararıyordu.Стъмваше се.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Albo cię ogarnęły ciemności, iż nie widzisz? a wielkości wód okryły cię.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.alebo tma, že nevidíš, a záplava vody ťa pokryla.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Ali pa ne vidiš temine in povodnji, ki te zagrinja?
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Aneb tma, abys neviděl, anobrž rozvodnění přikrývá tě.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Avagy a setétség, hogy ne láthass, és a vizek árja, a mely elborít!
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Dit Lys blev Mørke, du kan ej se, og Strømme af Vand går over dig!
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Eller ser du ikke mørket og den vannflom som dekker dig?
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Hari semakin gelap, tak dapat engkau melihat; engkau tenggelam dilanda banjir yang dahsyat
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Hoặc tối tăm ngăn cản cho ông không thấy, Và nước tràn chìm ngập ông.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Hoặc tối_tăm ngăn_cản cho ông không thấy , Và nước tràn chìm_ngập ông .
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.ja, av ett mörker där du intet ser, och av vattenflöden som övertäcka dig.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.어두움이 너로 보지 못하게 하고 창수가 너를 덮느니라
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Ne vois-tu donc pas ces ténèbres, Ces eaux débordées qui t`envahissent?
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Nu vezi dar acest întunerec, aceste ape multe cari te năpădesc?
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.o las tinieblas, de modo que no veas y te cubra la abundancia de aguas
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.ou trevas de modo que nada podes ver, e a inundação de águas te cobre.
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Solltest du denn nicht die Finsternis sehen und die Wasserflut, die dich bedeckt?
Her şey kararıyor, göremez oluyorsun, Seller altına alıyor seni.Tenebra è la tua luce e più non vedi e la piena delle acque ti sommerge
İlgili Sayfalar