kararın ile cümle
kararın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
"Kararın nedir?" "Kararı ertesi güne bırakabilir miyim?""What's your decision?" "Can I sleep on it?"
Bazen doğru kararın ne olduğunu merak ediyorsun.Sometimes you wonder what the right decision is.
Kendi kararını vermelisin.You should make up your own mind.
Kendi kararınızı verin.Make up your own mind.
O, kararını verdi.He made up his mind.
O kararını verdi.She made up her mind.
Kararını tekrar düşünmeni istiyorum.I want you to reconsider your decision.
Ben senin benim senin kararından mutlu olmadığımı düşünmeni istemem.I don't want you to think that I'm not happy with your decision.
Kararını ver.Make up your mind.
Kararını verdin mi?Have you made up your mind?
Tom hemen hemen kararını verdi.Tom has almost made up his mind.
Tom henüz kararını vermedi.Tom hasn't made up his mind yet.
Neden kararını vermiyorsun?Why don't you make up your mind?
Tom zaten kararını verdi.Tom has made up his mind already.
Tom şimdiye kadar kararını vermeliydi.Tom should have made up his mind by now.
Bu gece hakkında kararını verdin mi?Have you made up your mind about tonight?
Kararını vermen için on dakikan var.You have ten minutes to make up your mind.
Tom'un çoktan kararını verdiğine oldukça eminim.I'm pretty sure Tom has already made up his mind.
Tom bir şey hakkında kararını vermiş gibi görünüyor.Tom seems to have made up his mind about something.
Lütfen kararını ver.Please make up your mind.
Kararın nedir?What's your decision?
Son kararın mı?Is that your final decision?
Son kararınız mı?Is that your final decision?
Kararın adil olduğuna inanıyorum.I believe that the decision is just.
Kararına katılmıyorum.I don't disagree with your decision.
Kararınızı hevesle bekliyorum.I eagerly await your decision.
Kararın hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about your decision?
Bu senin kararın değil.This isn't your decision.
Bu, senin kararın değil.It isn't your decision.
Bu, sizin kararınız değil.It isn't your decision.
Bu senin kararın.This is your decision.
Bu sizin kararınız değil.That's not your decision.
Hukuk fakültesine gitmek için kararını verdin, değil mi?You made up your mind to go to law school, didn't you?
O, hukuk fakültesine gitmek için kararını verdi.He made up his mind to go to law school.
Kararına katılmadığım için üzgünüm.I'm sorry to disagree with your decision.
Tom bir itfaiyeci olmak için kararını verdi.Tom made up his mind to be a firefighter.
O, kararını verdi ve onu değiştirmeyi reddediyor.He's made up his mind and refuses to change it.
Biz onların kararını hoş karşıladık.We welcomed their decision.
Tom'un kararına saygı duymalıyız.We must respect Tom's decision.
Verecek bir kararın var.You have a decision to make.
Yeni yıl kararını yerine getirecek misin?Will you keep your New Year's resolution?
Hakimin yeni kanıtları duyduğunda kararını değiştireceğini düşünüyor musunuz?Do you think the judge will reverse his decision when he hears the new evidence?
Keşke kararını versen.I wish you'd make up your mind.
Kararınızı vermeden önce tüm sonuçları çok dikkatli düşünün.Think very carefully of all the implications, before you make your decision.
Kararını haklı çıkarmak zorunda değilsin.You don't have to justify your decision.
Tom'un kendi kararını vermesine izin vermeliyiz.We should let Tom make up his own mind.
Kararını vermen için otuz dakikan var.You have thirty minutes to make your decision.
Kararını vermek zorundasın.You have to make up your minds.
Kararını yeniden düşünmeni öneririm.I suggest you reconsider your decision.
Sadece kararını vermek zorundasın.You only have to make your decision.
Hâlâ Tom'un kararını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's decision.
Hava kararıncaya kadar bekleyeceğiz.We'll wait until it's dark.
Kararını yeniden düşünmek isteyebilirsin.You might want to reconsider your decision.
Sen zaten kararını verdin, değil mi?You've already made your decision, haven't you?
Bu senin kararın, Tom.It's your decision, Tom.
Henüz kararını verme.Don't make up your mind just yet.
Tom kararını verdi.Tom has made up his mind.
Tom Avustralya'ya gitmek için kararını verdi.Tom has made up his mind to go to Australia.
Tom o evi almak için kararını verdi.Tom has made up his mind to buy that car.
O, benim değil senin kararın.That's your conclusion, not mine.
İlgili Sayfalar