kararın ile cümle
kararın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onların kararını etkileyen muhtemelen oydu.That was probably what influenced their decision.
Senin kararın bir tartışmaya açık.Your decision is open to some debate.
O, Cumaya kadar kesin olarak bize kararını bildireceğini söyledi.He said he would give us his decision for sure by Friday.
Öğrenciler hükümetin kararına karşı protesto yapıyorlar.Students have been protesting against the government's decision.
Biz onun kararına güvenebiliriz.We can rely on his judgement.
Tıp okuma kararını alkışlıyorum.I applaud your decision to study medicine.
Hava kararıncaya kadar onu bekledim.I waited for her till it got dark.
Sigarayı bırakma kararını taktir ediyorum.I applaud your decision to quit smoking.
Lütfen son olarak kararını ver.Please make up your mind once and for all.
Güneş batıdan doğsada, o kararından vazgeçmez.Were the sun to rise in the west, she would not change her resolution.
Lütfen onun üzerinde düşünün ve bana kararınızı bildirin.Please think it over and let me know your decision.
Öğretmen, öğrenci konseyi kararını onayladı.The teacher affirmed the decision of the student council.
Her şey sizin kararınıza bağlı.Everything depends upon your decision.
Gitmek ya da kalmak senin kararın.It's your decision whether you go or stay.
Anayasa Mahkemesi, önceki kararını bozdu.The Supreme Court overturned a previous decision.
Belediye başkanı yakında istifa kararını açıklayacak.The mayor will shortly announce his decision to resign.
Hava kararınca ateşin etrafında şarkı söyledik.We sang around the fire when it got dark.
Terfi etmem onun kararına bağlı.My promotion hangs on his decision.
Ben komitenin kararını destekledim.I supported the committee's decision.
Onun kararını onaylamıyorum.I don't approve of his decision.
Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.None of us knew his decision to win the long-distance race.
Keşke şu veya bu şekilde kararını verse.I wish he would make up his mind one way or other.
O, kararına ciddi bir hata olarak baktı.She looked on his decision as a grave mistake.
Onun hayatı hakimin kararına bağlı.His life hangs on the judge's decision.
O sonunda Paris'te tanıştığı kızla evlenme kararını verdi.He finally made up his mind to marry the girl he had met in Paris.
O yurt dışında okumak için kararını verdi.He made up his mind to study abroad.
Bir itfaiyeci olmak için kararını verdi.He made up his mind to be a fireman.
Bir öğretmen olmak için kararını verdi.He made up his mind to be a teacher.
O onların kararına kendini teslim etmek zorunda kaldı.He had to submit himself to their decision.
O, babasının kararına boyun eğdi.He acquiesced in his father's decision.
Sonunda yurtdışına gitmek için kararını verdi.She finally made up her mind to go abroad.
O, kararını bana bildirdi.She informed me of her decision.
Bir sekreter olmak için kararını verdi.She made up her mind to be a secretary.
Hava kararınca İnsanlar buralarda toplanıyor.People gather around here when it gets dark.
Düşün ve kararını bana bildir.Think it over and let me know what you decide.
O senin kararın.It's your decision.
Mahkeme kararını temyiz ettiler.They appealed the court's decision.
Mary oğlunun evlenme kararına karşı çıktı.Mary opposed her son's decision to get married.
Çocuklar hava kararıncaya kadar dışarıda oynadılar.The children played outside until dark.
Vergilerin azaltılması kararını alkışladık.We applaud the decision to lower taxes.
Komitenin kararını nihai olarak kabul edeceklerini söylediler.They said they would accept the committee's decision as final.
O, kararından pişman değildi.He did not regret his decision.
Douglas, kararın doğru olduğuna inandığını söyledi.Douglas said he believed the decision was correct.
Bu kararın önemli sonuçları vardı.This decision had important results.
O, üniversiteye gitmek için kararını verdi.She made up her mind to go to college.
Malcom birçok mahkeme kararında onun adını görmekten usandığı için Tom'u öldürdü.Malcom killed Tom because he was tired of seeing his name in lots of sentences.
O derhal kararını verdi.He made up his mind right away.
Tom bir gazeteci olmak için kararını verdi.Tom made up his mind to become a newspaperman.
Tom hemen kararını veremedi.Tom couldn't make up his mind right away.
Tom evi satmak için Mary'ye kararını bildirdi.Tom informed Mary of his decision to sell the house.
O şirketten istifa etmek için kararını verdi.She's made up her mind to quit the company.
Tom, kararının nedenlerini açıkladı.Tom explained the reasons for his decision.
O, bir pilot olmak için kararını verdi.He made up his mind to become a pilot.
O, üniversitede tıp okumak için kararını verdi.He made up his mind to study medicine at university.
Tom arabayı satın almak için kararını verdi.Tom made up his mind to buy the car.
O, kararından pişman olduğunu söyledi.She said she regretted her decision.
O, Amerika Birleşik Devletlerine gitmek için kararını verdi.She made up her mind to go to the United States.
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
Kararını verebildin mi?Have you made your decision yet?
Henüz kararını verdin mi?Have you made your decision yet?
İlgili Sayfalar