kararın ile cümle
kararın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Abir kopty İsrail'in kararına şaşırmadı, ve şu tweeti attı:Abir kopty war nicht überrascht von der israelischen Anrdnung und twittert:
Abir kopty İsrail'in kararına şaşırmadı, ve şu tweeti attı:Η Abir kopty δεν εξεπλάγη από την εντολή του Ισραήλ και έγραψε στο Tweeter:
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.A Bíróság határozatát zártülésen hozza meg.
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.Curtea de Justiţiedelibereazăcu uşile închise.
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.Domstolen træffer afgørelsefor lukkede døre.
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.POLÍTICAS E ACÇÕES INTERNAS
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.Trybunał Sprawiedliwości orzeka z wyłączeniem jawności.
Adalet Divanı kararını kapalı oturumla verir.Unionin tuomioistuin ratkaisee asian suljetuin ovin.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.A dali jej do vězení, až by jim bylo oznámeno, co s ním Bůh káže učiniti.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Bo miłościwy rok jest, święty wam będzie; co się na polu przedtem zrodziło, to jeść będziecie.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Dali ho pod stráž, aby im bolo oznámené od Hospodina, čo mu urobiť.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.dan menahan dia sambil menunggu keputusan TUHAN mengenai apa yang harus mereka lakukan terhadapnya
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.De jongeman werd gevangen gezet in afwachting van Gods beslissing over hem.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.De satte ham fast, forat de kunde få avgjørelse ved et ord fra Herren.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.És õrizet alá veték azt, míg kijelentést nyernének az Úr akarata felõl.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.In ga denejo v zapor, dokler ne prejmejo odgovora, kaj veli GOSPOD.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Ja he panivat hänet vankeuteen, kunnes heille ilmoitettaisiin Herran vastaus.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.그들이 그를 가두고 여호와의 명령을 기다리더니
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.L-au aruncat în temniţă, pînă va spune Moise ce va porunci Domnul.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Lo misero sotto sorveglianza, finché fosse deciso che cosa fare per ordine del Signore
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Mẹ nó tên là Sê-lô-mít , con_gái của Ðiệp - ri , thuộc về chi_phái Ðan .
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Mẹ nó tên là Sê-lô-mít, con gái của Ðiệp-ri, thuộc về chi phái Ðan.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Och de satte honom i förvar, för att de skulle få hans dom bestämd efter HERRENS befallning.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Og de satte ham i Varetægt for at få en Kendelse af HERRENs Mund.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.On le mit en prison, jusqu`à ce que Moïse eût déclaré ce que l`Éternel ordonnerait.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Puseram-no, pois, em detenção, até que se lhes fizesse declaração pela boca do Senhor.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.und legten ihn gefangen, bis ihnen klare Antwort würde durch den Mund des HERRN.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Y lo pusieron bajo custodia, hasta que fuesen recibidas instrucciones exactas de parte de Jehovah
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Και εβαλον αυτον εις φυλακην, εωσου φανερωθη εις αυτους η θελησις του Κυριου.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.и посадили его под стражу, доколе не будет объявлена им воля Господня.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.И туриха го под стража, догде им се обяви от Господа, какво да му сторят .
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.ויניחהו במשמר לפרש להם על פי יהוה׃
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.فوضعوه في المحرس ليعلن لهم عن فم الرب
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.他 們 把 那 人 收 在 監 裡 、 要 得 耶 和 華 所 指 示 的 話
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.他 們 把 那 人 收 在 監裡 、 要 得 耶和華 所 指示 的話
Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladıktan sadece bir gün sonra tekrar itirz etti.Le procureur fit appel de l'acquittement, le lendemain même de la décision de la 12e Cour d'Appel.
Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladıktan sadece bir gün sonra tekrar itirz etti.Y el 24 de enero de 2013, el tribunal dictó una sentencia a cadena perpetua para Pinar Selek.
Ajansların çoğu, 1994–95 yılında, Brüksel’deki Avrupa Konseyinin bir kararından sonra faaliyete geçmiştir.A legtöbb szervezet 1994–95-ben, az Európai Tanács brüsszeli döntése nyomán kezdte meg tevékenységét.
Ajansların çoğu, 1994–95 yılında, Brüksel’deki Avrupa Konseyinin bir kararından sonra faaliyete geçmiştir.Väčšina z nich začala svoju činnosť v rokoch 1994 – 1995 na základe rozhodnutia Európskej rady v Bruseli.
Ajansların çoğu, 1994–95 yılında, Brüksel’deki Avrupa Konseyinin bir kararından sonra faaliyete geçmiştir.Většina z nich zahájila činnost v letech 1994–1995, po rozhodnutí Evropské rady v Bruselu.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.A számtalan kritika hatására a kormány úgy döntött, hogy visszavonja az indiai filmek tilalmának feloldását.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.Из-за большого потока критики, правительство решило отменить решение по снятию запрета на индийское кино.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.نظراً للانتقادات الشديدة تراجعت الحكومة عن قرارها برفع الحظر عن استيراد الأفلام الهندية.
Al itiraf etmişti ve kararını değiştirmeyecek.Ал зізнається, тож Біл зараз у стані 4 зізнається.
Al'ın açısından baktığımızda, eğer durum I'deyse, kararını değiştirerek daha iyi bir sonuç elde edebilir mi?Zůstáváme v tomto rohu, předpokládáme, že Bill se přiznává.
Al'ın verdiği kararın sabit olduğunu değişmediğini varsayıyoruz.Jak na razie wygląda to dobrze, ale pomyślmy o tym z punktu widzenia Billa.
Al'ın verdiği kararın sabit olduğunu değişmediğini varsayıyoruz.Поглянемо на це з точки зору Біла.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Có thuận lợi thứ ba là bằng cách di chuyển nhưng không như mong đợi.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Dar a mai apărut şi un al treilea avantaj prin această mişcare, care nu a fost anticipat.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Diese Entscheidung hatte aber auch noch einen dritten Vorteil, den wir nicht erwartet hatten.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.하지만 여기에다가 또 다른 세번째 장점이 있었습니다. 미처 기대조차 못한 것이었죠.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Maar er zat onverwacht nog een derde voordeel aan deze vondst.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Ma, facendo questa mossa, c'era un terzo vantaggio che avevamo che era inaspettato.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Mais il y avait un troisième avantage que nous avons obtenu par cette démarche, et qui était inattendu.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Pero sacamos una tercer ventaja al hacer este movimiento... inesperada.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Przyniosło to jeszcze trzecią, niespodziewaną korzyść. Przyniosło to jeszcze trzecią, niespodziewaną korzyść.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Volt egy harmadik előnye is ennek a lépésnek, amire nem számítottunk.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Але була й третя, зовсім неочікувана, перевага.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Но имаше и трето предимство, получено чрез този ход, което беше неочаквано.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Но оказалось, что есть и третье преимущество выбранного нами хода, которое стало неожиданным.
İlgili Sayfalar