kararını ile cümle
kararını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kararda, konseyin bu yasayı tanımayacağı belirtilerek üye ülkelere de konseyin kararını kabul etmeye çağrıldı.وينص القرار على أن المجلس لن يعترف بهذا القانون، ويدعو الدول الأعضاء إلى قبول قرار المجلس.
2007 yılında da Yargıtay Bordeaux İstinaf Mahkemesi'nin kararını onaylamıştır.في 19 نيسان 2005، أيدت محكمة الإستئناف في بوردو الحكم.
Başbakanlık, satış kararını 10 Şubat 1995'te iptal etti.رفض عرض الرئيس في 16 فبراير.
30 Ağustos 2013 günü CAS bu davanın kararını açıkladı.في 30 سبتمبر من نفس السنة، استمع لأقواله في قضية فساد أخرى.
O kaltağın işini bitirmek istiyorsanız doğru kişiyi buldunuz, kararınızı hemen verin” der.""إن تحولت رغبتك للعدالة، فاختر لجارك ما تختار لنفسك"، من أقوال بهاء الله.
Kendisine takınılan bu kötü tutum üzerine ülkeyi terk etme kararını verdi.من المحرج للغاية إزالة هذه الأرض الصلبة من تحت أقدامنا.
29 Mayıs'ta, İsrail Yüksek Mahkemesi, itirazını reddetmiş ve Bölge Mahkemesi idam kararını onamıştır.Em 29 de Maio, o Supremo Tribunal de Israel rejeitou o apelo e confirmou a sentença do Tribunal Distrital.
2012 Temmuz ayında VTB United Ligi Yönetimi kesin kararını verdi.Em julho de 2012, o Conselho da VTB United League deu uma decisão definitiva.
Endonezya, FIFA'nın İsrail'le tarafsız sahada oynamaları yönündeki kararını reddettiği için çekildi.A Indonésia desistiu após a FIFA ter rejeitado seu pedido de enfrentar Israel em campo neutro.
White'ın odasına silahlı saldırı olduktan sonra ailesi Kokomo'dan ayrılma kararını aldı.Quando uma bala trespassou a sala de estar da casa dos White, a família decidiu deixar a cidade de Kokomo.
Ancak kısa sürede, kararını değiştirdi ve yerine patricius Liberius'u atadı, sonra seferi de iptal etti.Logo, contudo, mudou de ideia e nomeou o patrício Libério, antes de cancelar a expedição completamente.
V. Karl'in inzivaya çekilme kararını bu mağlubiyetten hemen sonra aldığını belirtirler.Lima disse que este momento com certeza estará incluso nos bastidores.
"KİK'in ihale iptal kararını mahkeme iptal etti".«Comissão de Direitos Humanos da Câmara pede anulação».
Hamas da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ateşkes kararını reddetti.Gadafi desrespeitou o cessar-fogo imposto pela ONU.
Kararını değiştirmek ister.Ele decidiu mudar isso.
Ancak Anderson ikna olmaz, kararının kesin olduğunu söyler.Khan não tem certeza se acredita ou não deles.
Kararını değiştirmek ister.Hij wilde verandering.
ABD, Birleşmiş Milletler 244 nolu Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasına yönelik bütün çabaları bloke etti.De VN-lidstaten werd opgeroepen om Resolutie 242 Veiligheidsraad Verenigde Naties uit te voeren.
Kararınızı reddediyorum" diye bağırdı ve küçük bir kahverengi şişe içindeki sıvıyı içti."Ik weet niet eens hoe ik een fles champagne moet ontkurken", zei hij na de huldiging in gebroken Engels.
Parti üyelerinin çoğunluğu buna karşı çıktı ve Eflak'ı kararını geri çekmeye zorladılar.De meerderheid van het parlement was echter tegen hem en de Duitsers dwongen hem af te treden.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, devir kararını haksız buldu.Het Europese Hof voor de Rechten van de Mens bepaalde dat het proces oneerlijk was verlopen.
Sonrasında kendini okumaya verdi ve bir yazar olma kararını aldı.Na zijn opleiding rechten besloot hij om auteur te worden.
Kararınız çok tartışılabilir.Uw besluit is heel betwistbaar.
Kararınız çok şüpheli.Uw besluit is heel betwistbaar.
2012 Temmuz ayında VTB Birleşik Ligi Yönetimi kesin kararını verdi.W lipcu 2012 rada ligi VTB podjęła decyzję.
Mahkeme kararının ardından, savcı Patrick Head ve Adrian Newey için temyize başvurdu.Po decyzji sądu prokuratura złożyła odwołanie dot. Adriana Newey'a i Patricka Heada.
5 Ocak - Adana'nın kurtuluşu 23 Şubat - TBMM, milletvekillerinin müteahhitlik yapamayacakları kararını aldı.Rankiem 7 lutego, nie wiadomo, czy na rozkaz adm.
Çeviri süreci içerisinde çevirmen kendi kararını kendisi verecektir.Prace te tłumaczka wydawała na własny koszt.
Mahkeme kararını açıkladığında salonda arbede çıktı.W trakcie rozprawy pozwolono jej zabrać głos.
Artık kararını vermişti; hayatı aşkla dans etmekten ibaret olacaktı.Już wtedy wiedziała, że swoją przyszłość wiąże z tańcem.
Daha sonra avukatlık yapmaya başlarken, kararını değiştirdi ve oyuncu oldu.Później postanowił zostać prawnikiem, ale zmienił zdanie.
Kararını değiştirmek ister.Pragnęła zmienić ich sytuację.
Genç bununla barışmayıp intikam alma kararını alır.Jego Duch nie może zaznać spokoju i pragnie zemsty.
Kararını açıklamak üzereyken Undertaker dönüş yaptı ve Triple H'in sözünü kesti.Tuż przed podjęciem decyzji, Triple H’owi przerwał powracający Undertaker.
TBF Disiplin Kurulu, oyuncunun 2 yıl maçlardan men edilmesi kararını verdi.Wydział Dyscypliny PZPN nałożył na gracza dyskwalifikację w dwóch następnych meczach.
Uygulayıcılara riski kabul etme kararının hangi temellere dayanarak verildiği anlatılmalıdır.Użytkownicy sami wybierają cenę, jaką chcą otrzymać za ten przedmiot.
Hamas Türkiye’nin kararını övdü .Syria przystała na rosyjską inicjatywę.
Hükümetin bu kararının, ulemanın baskısı sonucu alındığı zannedilmektedir.Takie praktyki według opinii ministerstwa są nadużyciem.
Bane kararını verdi.HBO zmienia decyzję!
Danıştay dernek kapatma ve yasaklama kararını İdare'nin alamayacağını belirtti.Państwo zapytane może odmówić udzielenia zgody i nie ma obowiązku uzasadniania swej decyzji.
O kaltağın işini bitirmek istiyorsanız doğru kişiyi buldunuz, kararınızı hemen verin” der."Om ni förlåter någon hans synder, så är de förlåtna, om ni binder någon i hans synder, så är han bunden".
Anayasa mahkemesi, seçim komitesinin kararını Ocak 2003'te geri çevirdi .Områdets gemensamma beslutsorgan avslog dock förslaget mars 2011.
Konferans Lenin'in kararını kabul etti.Avtalet undertecknades av Lenin.
Adam hala sevgilisine aşıktır fakat sevgilisinin ayrılma kararını anlayışla karşılar.Han är själv förälskad i henne men beslutar sig ändå att hjälpa det unga paret.
416–420: Yezdigirt'in eski kararını feshetmesi ve Hristiyanların zulme uğraması.Rad 83 till 94: Texten beskriver troligen ytterligare falska anklagelser mot Jesus.
Yargıç Richard Arnold sitenin tasarımının telif hakkı ihlalinde bulunduğu kararını verdi.Суддя Річард Арнольд ухвалив, що дизайн сайту сприяв порушенню авторських прав.
Kararını değiştirmek ister.Той вирішує змінити ситуацію.
İkinci açıdan ise bu bir yargıç kararının temyiz yoluyla geri çevirilmesini imkansızlaştırır.У цей момент голос судді повертає її до дійсності.
Ali ise kararını vermiştir Almanya’ya gidecektir.Ден, в свою чергу, каже їхати до Мексики.
Anglikan Cemaati’nin üyesi olan her bir kilise, cemaatler arası ilişkilerde kendi kararını vermektedir.Кожен член церкви ортодоксальних АСД тепер вирішує сам для себе, як йому вчинити.
Ardından 6 Aralık 1917 tarihinde Finlandiya Parlamentosu bağımsızlık kararını onayladı.6 грудня 1917 року Фінляндія оголосила про свою незалежність.
Sadece hükümetimizin bilirkişisi, o da zaten kararını verdi.Про це, до речі, сповістили і самого государя, а той зрозуміло дав згоду.
Mahkeme kararının ardından, savcı Patrick Head ve Adrian Newey için temyize başvurdu.Державним прокурором було подано апеляцію на рішення суду проти Патріка Геда і Едріана Ньюї.
Adam hala sevgilisine aşıktır fakat sevgilisinin ayrılma kararını anlayışla karşılar.Вона іде на бій сама, знаючи, що її коханий тепер житиме.
V. Karl'in inzivaya çekilme kararını bu mağlubiyetten hemen sonra aldığını belirtirler.Карл V відмовився підписати цю угоду і незабаром склав з себе повноваження імператора.
Sonrasında kendini okumaya verdi ve bir yazar olma kararını aldı.Там він знайшов підтримку своєму бажанню стати письменником.
Her şey sizin kararınıza bağlı.Усе залежить від твого рішення.
Bu topluluk, yeni bir rahip nişanı yaratma kararını vermiştir.Požádali o dosazení nového faráře.
Kararını değiştirmek ister.Rozhodl se svůj osud změnit.
Mahkeme kararının ardından, savcı Patrick Head ve Adrian Newey için temyize başvurdu.Po vynesení rozsudku bylo podáno stáním zástupcem odvolání proti osvobození Patricka Heada a Adriana Neweyho.