kararını ile cümle

kararını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Tobě to dobře, George, řídit se jeho úsudek, a," dodal o ruku
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Εσένα πάει καλά, ο Γιώργος, να συμμορφωθεί με απόφαση του?
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"لا اليك جيدا ، جورج ، بضرورة الالتزام حكمه ، و" ، وأضاف ، ووضع يده
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak親切にジョージの肩に、そしてピストルを指して、"と性急な上にないこと
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Agora, pessoalmente, acho que não fui o primeiro a fazer esta análise, mas deixarei isso ao vosso julgamento.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Já si osobně myslím, že nejsem první, kdo tohle analyzuje, ale to nechám k vašemu posouzení.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.자, 개인적으로, 제가 생각하는건, 이러한 분석을 한 것은 제가 처음이 아니라는 거죠, 하지만 저는 이것을
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Osobiście, myślę że nie jestem pierwszą osobą, która zrobiła tę analizę. ale to zostawię dla waszej oceny.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Osobne si myslím, že nie som prvý, ktorý robil túto analýzu, ale urobte si vlastný úsudok.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Personalmente, creo que no soy el primero en hacer este análisis, pero lo dejaré a vuestro buen criterio.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Torej, osebno mislim, da nisem prvi, ki je naredil takšno analizo, ampak to bom prepustil vaši dobri presojji.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Αν και πιστεύω ότι δεν είμαι ο πρώτος που έχει κάνει αυτήν την ανάλυση, αλλά αφήνω σε εσάς να την κρίνετε.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Лично аз мисля, че не съм първият, който е правли този анализ, но ще оставя това на вашата собствена преценка.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Особисто я думаю, що я не перший, хто провів такий аналіз, але я дозволю вам про це судити.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.עכשיו, באופן אישי, אני חושב שאני לא הראשון שעשה את הניתוח הזה, אבל אניח לזה.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.الآن،أنا أعتقد، شخصياً لست أنا أول شخص قام بهذا التحليل، لكني سأترك هذا
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.私が初めてではないと思われます しかしこれは皆さんの ご判断にお任せしましょう
Satın almak veya kiralamak kararını verirken nelere bakıyoruz, bu konuda da konuştuk. .Và làm thế nào để quyết định nên mua hay thuê nhà ở.
Satın almak veya kiralamak kararını verirken nelere bakıyoruz, bu konuda da konuştuk. .考える必要があるでしょう。 しかし、一つ起こった事が、多くの人が、Salさん,
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim.Hvis du hjælper os, Scar, - - så udskyder jeg din dom til senere?
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim.Jeśli będziesz współpracował, Scar, odroczę twoją karę. Co ty na to?
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim. Ne dersin?Σκαρ, αν συνεργαστείς, θα αναβάλω την κρίση σου για αργότερα.
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim.Om du hjälper oss, Scar- -så skjuter jag upp din dom till senare?
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim.Scar, jos teet yhteistyötä- -lykkään tuomitsemistasi.
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim.Scar, se colaborares connosco, adiaremos o teu julgamento.
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim.Scar, se collabori con noi, rimanderò la tua esecuzione.
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim.Scar, si trabajas con nosotros, pospondré tu juicio hasta más tarde.
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim.Шрам, если ты будешь вместе с нами, я отсрочу твой приговор.
Seyahat ederseniz, resmi görevliler başvurunuzun artık geçerli olmadığı kararını verebilirler.Jos matkustat, viranomaiset voivat päättää, että hakemuksesi ei ole enää voimassa.
Seyahat ederseniz, resmi görevliler başvurunuzun artık geçerli olmadığı kararını verebilirler.Om du reser kan myndigheterna besluta att din ansökan inte längre gäller.
Seyahat ederseniz, resmi görevliler başvurunuzun artık geçerli olmadığı kararını verebilirler.Si lo hace, las autoridades podrán decidir que su solicitud ha perdido su vigencia.
Seyahat ederseniz, resmi görevliler başvurunuzun artık geçerli olmadığı kararını verebilirler.Si vous voyagez, les autorités peuvent décider que votre demande n'est plus en vigueur.
Seyahat ederseniz, resmi görevliler başvurunuzun artık geçerli olmadığı kararını verebilirler.Если вы уедете за границу, власти могут решить, что ваше заявление больше не действительно.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Ik laat Jim beslissen op welke manier het later rond te laten gaan.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Îl voi lăsa pe Jim să decidă modalitatea de a trimite în cele din urmă.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Je vais laisser Jim décider où l'envoyer ensuite. OK
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Adesso lascierò decidere a Jim la direzione che dovrà prendere.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Dejaré que Jim decida cómo enviarlas después.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Ich lasse Jim entscheiden, in welche Richtung es anschließend geschickt wird.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Jim zadecyduje, w którą stronę go posłać.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.짐에게 어떤 방식으로 노트북을 보낼지 결정하도록 해야겠네요.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Saya akan membiarkan Jim memutuskan hendak mengedarkan ke arah mana.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.Tôi đưa nó cho Jim, để anh ấy chuyển tiếp cho quí vị sau.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.אני אתן לג'ים להחליט לאן להעביר אותו אחר כך. אוקיי.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.سأترك جيم يقرر بأي طريق يرسلها قُدُمًا. حسنًا.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım. Tamam.(笑)この7ヶ国を見てください
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Θα αφήσω το Jim να αποφασίσει που θα το στείλει μετά.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Пусть Джим решает, куда передать модель дальше.
Sonra hangi yöne gönderileceği kararını Jim'e bıraktım.Ще оставя на Джим да реши накъде да го прати след това.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.A la fin, il jugea qu'il allait accorder la demande en révision.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Al final de todo, dictó la sentencia que se concedía la petición de un nuevo juicio.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Alla fine, emise la sentenza: avrebbe concesso un nuovo processo.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Am Ende lautete sein Urteil, dass er dem Antrag auf Wiederholung des Verfahrens stattgeben würde.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.A végén úgy döntött, hogy engedélyezi az újbóli tárgyalás kérvényezését.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.판사는 재심을 위한 청구를 받아들인다고 결정했습니다.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.La finalul acestora a hotărât că va accepta petiția pentru rejudecare.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Na konci toho všeho usoudil, že vyhoví žádosti petice za obnovení procesu.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.No final, ele decidiu que iria conceder um novo julgamento.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.På slutet av den, dömde han att han skulle bevilja resningsansökan.
Sonunda, duruşmanın tekrarı için verilen dilekçeyi kabul ettiğine dair kararını verdi.Pod koniec wydał wyrok: wniosek o ponowny proces. wniosek o ponowny proces.

İlgili Sayfalar