Ana içeriğe geç
Sözlük

kararı ile cümle

kararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onların kararını etkileyen muhtemelen oydu.That was probably what influenced their decision.
Kararımı verdim.I made my decision.
Senin kararın bir tartışmaya açık.Your decision is open to some debate.
Ben kararı tasvip etmiyorum.I don't approve your decision.
Gökyüzü kararıyor.The sky is getting dark.
O, Cumaya kadar kesin olarak bize kararını bildireceğini söyledi.He said he would give us his decision for sure by Friday.
Öğrenciler hükümetin kararına karşı protesto yapıyorlar.Students have been protesting against the government's decision.
Dışarıda hava kararıyor.It is getting dark outdoors.
Dışarda hava kararıyor.It is getting dark outside.
Dışarıda hava yavaş yavaş kararıyor.It's getting dark little by little outside.
Biz onun kararına güvenebiliriz.We can rely on his judgement.
Son kararı ona bıraktık.We left the final decision to him.
Bulutlar kararıyor.The clouds are getting darker.
Bulutlar kararıyor; yağmur yağacak.The clouds are getting darker; it's going to rain.
Tıp okuma kararını alkışlıyorum.I applaud your decision to study medicine.
Hemen başlama kararı aldık.We agree to start at once.
Hava kararıncaya kadar onu bekledim.I waited for her till it got dark.
Hava kararıyor. Lütfen benim için ışığı yak.It's getting dark. Please turn the light on for me.
Hava kararıyor. Eve gitsen iyi olur.It's getting dark. You'd better go home.
Hava iyice kararıyor. Yakında yağmur yağabilir.It is getting darker. It may rain soon.
Hava kararıyor. Haydi eve gidelim.It is getting dark. Let's go home.
Sigarayı bırakma kararını taktir ediyorum.I applaud your decision to quit smoking.
Her durumda gelmek için kararımızı verdik.We made up our mind to come in any case.
Lütfen son olarak kararını ver.Please make up your mind once and for all.
Hava kararıyordu.It was getting dark.
Hava gittikçe kararıyor.It is getting darker and darker.
Güneş batıdan doğsada, o kararından vazgeçmez.Were the sun to rise in the west, she would not change her resolution.
Lütfen onun üzerinde düşünün ve bana kararınızı bildirin.Please think it over and let me know your decision.
Şehir tramvayları kaldırma kararı aldı.The city has decided to do away with the streetcar.
Öğretmen, öğrenci konseyi kararını onayladı.The teacher affirmed the decision of the student council.
Her şey sizin kararınıza bağlı.Everything depends upon your decision.
Onun Chicago'ya taşınma kararı bizi şaşırttı.Her decision to move to Chicago surprised us.
Bu bir yönetim kararıydı.This was an executive decision.
Bu günlerde hava beş buçuk gibi kararıyor.It gets dark about half past five these days.
Sözleşme imzaladığımız için kararımıza bağlıydık.We were tied to our decision because we signed the contract.
Kararı sana bırakacağım.I'll leave the decision to you.
Kararı Tom'a bırakalım.Let's leave the decision to Tom.
Kararı öğretmenimize bırakalım.Let's leave the decision to our teacher.
Kararımı erteleyeyim.Let me put off my decision.
Kararı vermek size kalmış.It's up to you to make the decision.
Gitmek ya da kalmak senin kararın.It's your decision whether you go or stay.
Anayasa Mahkemesi, önceki kararını bozdu.The Supreme Court overturned a previous decision.
Belediye başkanı yakında istifa kararını açıklayacak.The mayor will shortly announce his decision to resign.
Kararımızdan tatminsiz misiniz?Are you dissatisfied with our decision?
Hava kararınca ateşin etrafında şarkı söyledik.We sang around the fire when it got dark.
Gelecek haftaya kadar nihai kararı vermeyi ertelemek zorundasın.We have to put off making a final decision until next week.
Terfi etmem onun kararına bağlı.My promotion hangs on his decision.
Gazeteci olmak için kararımı verdim.I have made up my mind to become a journalist.
Sonuçta, kararımı verdim ve yeni video oyununu satın aldım.Finally, I made up my mind and bought the new video game.
Ben komitenin kararını destekledim.I supported the committee's decision.
Kararıma sadık kaldım.I adhered to my decision.
Kararımla ilgili onu bilgilendirmek için yazdım.I wrote to inform him of my decision.
Onun kararını onaylamıyorum.I don't approve of his decision.
Hakimin kararı nihaidir.The judge's decision is final.
Yeni bir yol inşa edilmesi kararı kabul edildi.The resolution that a new road be built was passed.
Her şeyi göz önünde bulundurarak, fikirden vazgeçmeye kararımı verdim.Taking all things into consideration, I have made up my mind to give up the idea.
Maliyet kararımızı vermede kesin bir faktördür.Cost is a definite factor in making our decision.
Son kararı verdi.He made the ultimate decision.
Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.None of us knew his decision to win the long-distance race.
Keşke şu veya bu şekilde kararını verse.I wish he would make up his mind one way or other.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod