karanlık ile cümle

karanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Burada karanlıkta bırakılmak istemiyorum.I don't want to be left here in the dark.
Karanlıkta hareket eden bir şey gördüm.I saw something moving in the dark.
Karanlık odada ne arıyorsun?What are you looking for in the darkroom?
Hava karanlık.It's dark.
Neden karanlıkta yalnız oturuyorsun?Why are you sitting alone in the dark?
Karanlıkta burada yalnız oturarak ne yapıyorsunuz?What're you doing sitting here alone in the dark?
Tom Mary'yi beklerken karanlıkta yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone in the dark waiting for Mary.
Neredeyse karanlık.It's almost dark.
Zaten karanlık.It's already dark.
Tamamen karanlık.It's completely dark.
İçerisi karanlık.It's dark inside.
Şimdi karanlık.It's dark now.
Oldukça karanlık.It's pretty dark.
Hâlâ karanlık.It's still dark.
Her kültürün karanlık bir tarafı vardır.Every culture has a dark side.
Karanlık basmadan önce döneceğimizi mi düşünüyorsun?Do you think we'll return before dark?
Portrenin karanlık bir arka planı vardı.The portrait had a dark background.
Ben her zaman karanlıktan nefret ettim.I've always hated the dark.
Karanlıktan korkmadığını umuyorum.I hope you're not afraid of the dark.
Karanlıktı, bu yüzden Tom cadde işaretini okumada sıkıntı çekti.It was dark, so Tom had trouble reading the street sign.
Tom karanlık koridorda aşağı doğru yürüdü.Tom walked down the dark hallway.
O, geniş omuzlar ve karanlık gözlerle güçlüydü.He was strong, with broad shoulders and dark eyes.
Karanlıktı, değil mi.It was dark, wasn't it?
Gaz lambasının altı her zaman karanlıktır.It is always dark beneath the oil lamp.
Karanlıkta okuma.Gözlerin için iyi olmaz.Don't read in the dark. It's not good for your eyes.
Oda çok karanlık!The room is very dark.
Burası kitap okumak için çok karanlık.It's too dark here to read a book.
Hepimizin karanlık sırları vardır.We all have dark secrets.
Tom karanlıkta duruyordu.Tom stood in the dark.
Neden karanlık?Why is it dark?
Karanlık pencereden gelen bir ışık pırıltısı vardı.There was a glimmer of light from the dark window.
Oda çok karanlık.The room is very gloomy.
Karanlık ve gizemli şeyleri severim.I love dark and mysterious things.
Tom masa lambasını kapattı ve ne yapması gerektiği hakkında düşünerek karanlıkta oturdu.Tom turned off his desk lamp and sat in the dark thinking about what he should do.
Dışarısı hâlâ karanlık.It's still dark outside.
Gece zifiri karanlıktı.The night was pitch black.
Tom, Mary'nin karanlıkta kayboluşunu izledi.Tom watched Mary disappear into the darkness.
Mekan boştu. O, bir kutunun arkasına saklanmış bir kedi dışında, karanlıkta yalnızdı.The place was empty. She was alone in the darkness, except for a cat hiding behind a box.
O, karanlıkta yalnızdı.He was alone in the dark.
O, karanlıkta tek başınaydı.She was alone in the dark.
Onlar karanlıkta yalnızdı.They were alone in the dark.
İlk iki oda karanlıktı, üçüncüsünde ise bir ışık vardı.The first two rooms were dark, in the third there was a light.
Çimlere uzanıp karanlık gökyüzüne doğru baktık.We lay down on the grass and stared at the night sky.
Karanlık olmaya başladığında, ben adımlarımı hızlandırdım.When it started to get dark, I quickened my pace.
Bu gece dışarısı zifiri karanlıktı.It was pitch-dark outside tonight.
Tom karanlık bir sokakta öldürüldü.Tom was killed in a dark alley.
Tatoeba'nın karanlık yönünü kesinlikle keşfettim.I just discovered the dark side of Tatoeba.
Çevremizdeki karanlık simsiyahtı.The darkness around us was pitch-black.
Ormanda hava karanlıktı.It was dark in the forest.
Karanlıktan sonra Tom'un tek başına çıkmasını istemiyorum.I don't want Tom to go out after dark by himself.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya çıkmamasını söyledim.I told Tom not to go out after dark.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya gitmemesi gerektiğini söyledim.I told Tom that he shouldn't go out after dark.
Karanlıktan sonra tek başıma burada olmama izin verilmiyor.I'm not allowed to be here by myself after dark.
Tom karanlıkta yolunu el yordamıyla aradı.Tom felt his way in the dark.
Tom karanlıktan korkar.Tom is scared of the dark.
Tom karanlıkta yalnız oturuyordu.Tom sat alone in the dark.
Tom karanlıkta ortadan kayboldu.Tom vanished into the darkness.
Yakında karanlık olacak.It'll be dark soon.
Mağaralar karanlık.Caves are dark.
Karanlıktan sonra Park Caddesi'nde yalnız yürümenin tehlikeli olduğunu duydum.I've heard that it's dangerous to be walking alone on Park Street after dark.
İlgili Sayfalar