karanlık ile cümle

karanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Dışarısı tamamen karanlık.It's all dark outside.
Bütün kediler karanlıkta gridir.All cats are grey in the dark.
Karanlık korkunuzu yenmelisiniz.You must conquer your fear of the dark.
Gökyüzü tamamen karanlıktı.The sky was completely dark.
Köprünün altı karanlıktı.It was dark under the bridge.
Ansızın büyük yağmur damlaları karanlık gökyüzünden düşmeye başladı.All of a sudden, large drops of rain began falling from the dark sky.
Dışarısı zifiri karanlıktı.It was pitch black outside.
Dışarda hava karanlık.It is dark outside.
Karanlıkta doğru yola çıktık.We hit the right road in the dark.
Karanlıkta yolumuzu dikkatle hissetmeliyiz.We must feel our way carefully in the dark.
Ben farkına varmadan önce karanlık oldu.It became dark before I knew it.
Çatıya giden merdiven, dar, dik ve karanlık.The staircase leading to the rooftop is narrow, steep, and dark.
Yağmur yağacak. Şu karanlık bulutlara bak.It's going to rain. Look at those dark clouds.
Karanlık bir geceydi.It was a dark night.
Karanlık ışığın yokluğudur.Darkness is the absence of light.
Karanlıkta bir şekil belirdi.A form appeared in the darkness.
Karanlıkta loş bir ışık gördük.We saw a dim light in the darkness.
Küçük bir nesne karanlıkta hareket etti.A tiny object moved in the dark.
Karanlıkta bir şey kıpırdıyordu.Something was stirring in the dark.
Karanlıkta kaybolmaktan korkuyordum.I was afraid of getting lost in the dark.
Karanlıkta bir kırmızı ışık parlıyordu.A red light was glowing in the dark.
Karanlıkta biri adımı seslendi.Somebody called my name in the dark.
Karanlıktan fırlarım.I spring out of the darkness.
Karanlıktan bir soyguncu ortaya çıktı.The robber emerged from the darkness.
Açıkça görmek için çok karanlık.It is too dark to see clearly.
Dışarıda oynamak için çok karanlık.It's too dark to play outside.
Karanlıktan önce döneceğim.I'll be back before dark.
Karanlık olmadan eve gel.Come home before dark.
Karanlıktan önce muhtemelen oraya varacağız.We are likely to get there before dark.
Karanlıktan sonra onun dışarı çıkmasına izin verme.Don't let her go out after dark.
Karanlıktan sonra dışarı çıkma.Don't go out after dark.
Karanlıktan sonra yalnız yürüme.Don't walk alone after dark.
Karanlık bir odada okumak iyi değildir.It's not good to read in a dark room.
Karanlık bir yerde kitap okumayın.Don't read books in a dark place.
Hava zaten karanlık.It is already dark.
Gökyüzü sanki güneş batmış kadar karanlık oldu.The sky became as dark as if the sun had sunk.
Beth kötü erkek kardeşinden dolayı karanlıktan korkuyor.Beth is afraid of the dark because of her evil brother.
Baykuş karanlıkta görebilir.The owl can see in the dark.
O kadar karanlıktı ki onlar güçlükle görebiliyorlardı.It was so dark that they could hardly see.
Kediler karanlıkta görebilirler.Cats can see in the dark.
Çok karanlıktı.It was so dark.
Hava okuyamayacağım kadar çok karanlık.It is too dark for me to read.
Çocuk karanlıktan korktu.The boy feared the dark.
Oğlan karanlıkta yatmaktan korkar.The boy is afraid to go to bed in the dark.
Beni onun hakkında karanlıkta tutma.Don't keep me in the dark about it.
Küçük çocuk karanlıktan korkuyor.The little boy is afraid of the dark.
Sen oraya varıncaya kadar neredeyse karanlık olacak.By the time you get there, it will be nearly dark.
Susan'ın odasında hava çok karanlıktı.It was very dark in Susan's room.
John, karanlık bir odada bir hayaletin varlığını hissetti.John felt the presence of a ghost in the dark room.
Yarasalar genellikle karanlıkta uçar.Bats usually fly in the dark.
Yarasalar genelde karanlıkta uçar.Bats usually fly in the dark.
Beyzbol oynayamayacak kadar çok karanlık.It's too dark to play baseball now.
Şimdi tenis oynanmayacak kadar çok karanlık.It's too dark to play tennis now.
O odada hava karanlık.It is dark in that room.
Bir köpek karanlıkta görebilir.A dog can see in the dark.
Işık karanlıkta parlar.The light shines in the darkness.
Çocuklar karanlıkta dışarı çıkmayı sevmezler.Children don't like to go out in the dark.
Çocuk karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyordu.The child was afraid of being left alone in the dark.
Oraya vardığımda oldukça karanlıktı.It was quite dark when I got there.
Artık topu göremeyecek kadar karanlık oluncaya kadar beyzbol oynardık.We played baseball until it was too dark to see the ball any more.
İlgili Sayfalar