Ancak daha bunlardan birinin karanlık madde adayı olup olmadığını bilmiyoruz.Не сме съвсем сигурни, дали наистина сме открили истинския кандидат за тъмна материя.
Ancak daha bunlardan birinin karanlık madde adayı olup olmadığını bilmiyoruz.Но пока неизвестно, является ли какая-то из двух теорий на самом деле верной кандидатурой для тёмной материи.
Ancak daha bunlardan birinin karanlık madde adayı olup olmadığını bilmiyoruz.אבל אנחנו לא יודעים אם מישהו מאלה הוא באמת המועמד להיות החומר האפל, בסדר.
Ancak daha bunlardan birinin karanlık madde adayı olup olmadığını bilmiyoruz.ولكننا لا نعلم حتى الان ما إذا كانت تلك هي فعليا المادة المظلمة المرشحة.
Ancak daha bunlardan birinin karanlık madde adayı olup olmadığını bilmiyoruz.ダークマターを解き明かす候補なのか わかりません もしかしたら まったく違った場所に答えはあるのかもしれません
Ancak gecenin karanlığındaJednak pod osłoną nocy
Ancak gecenin karanlığındaMa, coperto dalla notte,
Ancak gecenin karanlığındaNo entanto, na escuridão da noite,
Ancak gecenin karanlığında Scar birdenbire gözden kaybolur.Men Scar forsvinder i ly af mørket.
Ancak gecenin karanlığında Scar birdenbire gözden kaybolur.Men Scar försvinner plötsligt i skydd av mörkret.
Ancak gecenin karanlığında Scar birdenbire gözden kaybolur.Scar on kuitenkin piiloutunut pimeän turvin.
Ancak gecenin karanlığında Scar birdenbire gözden kaybolur.Με την κάλυψη της νύχτας, όμως, ο Σκαρ κρύφτηκε.
Ancak gecenin karanlığındaSin embargo, en la oscuridad de la noche
Ancak gecenin karanlığındaОднако, под прикрытием ночи,
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Có điều, chúng ta chưa có lập luận phù hợp để giải thích sự tồn tại của nó, OK.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Dar nu avem un argument bun pentru a o adăuga în acest punct.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.그러나 우리는 암흑 에너지를 도입해야 할 타당한 이유를 갖고 있지 않습니다.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Maar we hebben geen goede motivatie om dat toe te voegen op dit moment, oké.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Mais nous n'avons encore aucune piste sur ce que ce terme mathématique représente.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Ma non abbiamo ancora una spiegazione valida per inserirla nei calcoli.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Mas não temos uma boa razão para a colocar lá nesta altura.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Még nincs megfelelő motivációnk ennek a használatára.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Men vi har ikke en god grund til at lægge den derind lige her, OK.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Namun kami tidak memiliki alasan yang bagus untuk memasukkannya pada saat ini
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Nemáme ale přesvědčivý důvod pro to, abychom s tímto členem v tuhle chvíli pracovali.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Pero no tenemos una buena motivación para ponerla ahí todavía.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Wir haben im Moment allerdings keine gute Begründung, das mathematisch zu beschreiben.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Αλλά δεν έχουμε ένα καλό κίνητρο για να το θέσουμε εκεί σε αυτό το σημείο.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Въпреки това не можем да се мотивираме достатъчно, че тя съществува.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.אבל אין לנו מניע טוב לשים את זה שם בנקודה זו, טוב.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.ولكن ليس لدينا سبب جيد لوضعها هناك في هذه اللحظة ، نعم.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.現時点ではできません 公式にする妥当性も まだ説明がつかないのです
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.Ahogy sötétben tapogatóztam, rájöttem, hogy éppen a lehetőségek soha nem látott tárháza bénít meg.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.Bîjbîind prin întuneric mi-am dat seama că de fapt eram paralizat de opțiunile pe care înainte nu le avusesem.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.힘든 나날을 보내면서 생각한 끝에 그 동안 한 번도 경험하지 못했던, 선택할 수 있는 것이 너무 많았기 때문에 슬럼프에 빠졌다는 것을 깨달았습니다.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.Speurend in mijn somberheid, realiseerde ik me dat ik verlamd was door alle keuzes die ik nooit had gehad.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.Szukając przyczyny zrozumiałem, że paraliżował mnie ogrom wyborów, których przedtem nie miałem.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.אבל בעודי מגשש בחשיכה, הבנתי שבעצם הייתי משותק בגלל כל האפשרויות, שמעולם לא היו לי קודם.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.ولكني بحثت في الظلام أدركت أنني في الواقع كنت مشلولاً من قبل الخيارات العديدة التي لم تكن لدي من قبل.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.経験した事がないほど 選択の幅が広がったせいで 途方に暮れていたのです その瞬間 自分の震える手を 思い出しました
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Aber es gab Zeugen; Überlebende im Dunkel.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Ale boli tam svedkovia, preživší v temnote.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Byli jednak świadkowie, którzy przetrwali w ciemnościach.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Dar martori au existat, supraviețuitori în întuneric.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.De mindig voltak tanúk és túlélők a sötétben.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.그러나 목격자가 있었고, 어둠 속에 생존자들이 있었습니다.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Maar er waren getuigen, overlevenden in het duister.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Ma ci furono testimoni, sopravvissuti nelle tenebre.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Mais il est resté des témoins, survivant dans l'obscurité.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Mas houve testemunhas, sobreviventes na escuridão.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Mutta paikalla oli todistajia, selviytyjiä pimeässä.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Pero quedaron testigos, supervivientes en la oscuridad.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Tetapi ada saksi-saksi, mereka yang selamat di dalam kegelapan.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Tuy nhiên đã có những nhân chứng, những kẻ sống sót trong bóng tối.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Υπήρξαν όμως μάρτυρες, επιζώντες στο σκοτάδι.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Но были очевидцы, выжившие в темноте.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.Но имало свидетели, оцелели в тъмното.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.אבל היו עדים, ניצולים בחשכה.
Ancak tanıklar vardı, karanlığın içinde devam edenler.ولكن كان هنالك شهود، ناجون فى الظلام.
Aniden bir şeyi fark ettim; tamamen karanlıktaydım.All'improvviso ho realizzato qualcosa: che ero completamente all'oscuro di tutto.