Yatak odasını karanlık ve sessiz kılmak gerekir.Khuyến nghị bố trí môi trường ngủ yên tĩnh, đủ tối và mát mẻ.
Pommern, kardeş gemilerinin aksine, karanlıkta bir hedef bulamadı ve atışları etkisiz oldu.Pommern không thể bắt được mục tiêu trong bóng đêm, cho dù nhiều chiếc tàu chị em đã làm được.
Jaina artık karanlık tarafın etkilerinden kurtulmuşa benziyordu.Shar trở nên tức giận vì ánh sáng của Amaunator đã xóa tan bóng tối của nàng.
Ayrıca son şeytan O'nun karanlık güçlerini yok etmelidirler.Nhờ vậy mà Tam Rắc có cơ hội tiêu diệt được quỷ dữ.
Bu noktadan sonrası karanlık.Lúc này đã là tờ mờ sáng.
Yemekten sonra biraz eğlenilir ve muayyen zamanda ışıklar söndürülerek karanlıkta kalınır...Trời đất trở nên tối om, trong nhà phải thắp đèn...
Dahası, genişleme oranı, karanlık enerji sebebiyle giderek artmaktadır.Trong giai đoạn này, sự giãn nở gia tăng của Vũ trụ là do năng lượng tối.
Hemşin boynuzotu veya bilimsel adıyla Cerastium hemschinicum, karanfilgiller familyasından bir bitki türüdür.Cerastium hemschinicum là loài thực vật có hoa thuộc họ Cẩm chướng.
Gece, Güneş battıktan gün ağarıncaya kadar geçen süre, bu süre içindeki karanlık.また夜爪は「夜詰め(よづめ)」につながるともされた(通夜のことを夜詰めとも言う)。
"İlbis Kığha" ile birlikte göğün karanlık güçleridir ama şeytan değillerdir.神でも悪魔でもないのに不滅的要素を持つ「怪物」の赤毛魔神。
Karanlıkta bir gölge var, Geliyorlar..暗闇に誰かいる!
Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile, Kötülükten korkmam.たとい、死の陰の谷を歩くことがあっても、私はわざわいを恐れません。
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar."また落石も若干見られる。
Nitekim, güneş battığı zaman, gündüzü geceden soyuyoruz ve ortalığı karanlık kaplıyor."夜は火(ほほ)の若(もろこ)に(火の粉の様に)喧響(おとな)い(喧しく)、晝は如五月蠅(さばえな)す沸き騰(あが)る」。
Karanlık bir tünele doğru çekilme izlenimi.4、暗いトンネルを通って行く感じ。
Ay'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır.月の景観の最も際だった特徴は、明るい領域と暗い領域の対比である。
NGC 4747 (Arp 159), belirgin karanlık toz şeritleriyle yandan görünen bir sarmal galaksidir.NGC 4747 (Arp 159)は、非常に暗い塵の帯を持つ真横を向いた渦巻銀河である。
Gecenin karanlığından faydalanıp kaçmaya çalışanlar yakalanır.呪い師 白夜の呪術を修める者。
Nefes darlığı şikayeti olan Hacı Jamhari, rahatlamak için göğsüne karanfil yağı sürermiş.胸の痛みに苦しんでいたジャマーリは痛みを抑えるために自身の胸にクローブオイルを擦り付けていた。
Karanlık madde için başı çeken adaydır.暗黒物質の候補の一つでもある。
Gece gökyzünün karanlık olması optik astronomide çok önemli bir faktördür.夜空の暗さは、光学天文学にとって重要な要素である。
Bu nedenle karanlıkta görüntü kaydı alamazlar.だが暗闇で互いに確認できない。
Karanlık dünyadan sıkılır.闇の世界を渇望する。
Gerçek karanlıkla yüzleşecek kişi.真の暗闇でしか姿を現さない。
Diğer karanlık generallerden farklıdır.暗黒大将軍』でそれぞれ異なる。
Bu noktadan sonrası karanlık.それはその時、東西が暗くなるからである。
(Alinin Selçuknâmesi) ^ Eğer gice karanlığı ve yağmur olmasaydı havarıçten bir ahat kurtulmazdı.もしくは、(その身を)守護し、安隠(を得る)ために(呪を)誦読するならば、(戒律を)犯すことは無い。
Karanlık madde Kara maddenin kimliği nedir?^ “暗黒物質の証拠を発見か?
Karanlıkta Komedi, Peter Shaffer'in yazdığı oyundur.『ブラック・コメディ』はピーター・シェーファーの戯曲。
Karanlığa karşı birçok savaşa katıldılar.暗闇から身を守るものが多い。
Tütün harmanının yaklaşık 1/3’ü kadar kıyılmış kuru karanfil tomurcuğu eklenir.粗挽きしたクローブの乾燥蕾がタバコ葉ブレンドの約1/3の計量で加えられる。
Sectumsempra: Karanlık bir lanettir.短所:暗い所がこわい。
Karanlık anlamı vardır.深い闇がある。
Öldürülme sebebi karanlıkta kaldı.そうしないと闇に取り残される。
Karanlığı oluşturur.闇をまとえ。
Bu kategorideki galaksilerde diskin bir parçası olarak karanlık toz şeritleri bulunur.このカテゴリの銀河は、暗い塵の帯により、銀河の円盤の一部が遮蔽されている。
Uyunacak yerin sessiz, karanlık ve uygun sıcaklıkta olması önerilir.睡眠環境は、静かで、真っ暗で、涼しい場所にすることを推奨される。
Ruhuna koyu bir karanlık doldu.これが彼の心に暗い影を落としていた。
Gözleri karanlıkta ışıldar gibi görünür.体は全体として暗色に見える。
Anlamı ‘‘şeytani, karanlık, kötü orman’’ demek.ただ、彼らは、「森は美しく暗く深い。
Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık.昼間点灯・常時点灯を参照。
Çıplak gözle rahatlıkla görünebilen Ay yüzeyinde bulunan karanlık Ay düzlüklerine Ay denizi denir.月の表面の暗く見える部分を海という。
Karanlık madde ve karanlık enerjinin doğası hâlâ tam olarak bilinmemektedir.湧水の成因や水温の異常の原理は未だ解明されていない。
Bu sistemle uçaklar gece karanlığında da yer hedeflerine saldırı düzenleyebilmektedir.^ このルールでは、飛行機をどこに置いても、狙った駒を直接攻撃できる。
"Daha sinematik ve karanlık olacak.映画は光と影ですからね。
Bu sadece galaksideki en karanlık zamanların başlangıcıdır.このことは中央アジアの暗黒時代における唯一の光明となった。
Hogwarts'ın batısında bulunan geniş ve karanlık bir ormandır.ゲラゴーニュの森 南西部にある薄暗い森。
Karanlık sanatlarla yakın ilişki içinde.暗闇 作品によっては盲目。
İki sevgili gizlice akşam karanlığında birlikte kaçmaya karar verirler.二人は夜の闇の中でサインを送り合う。
SİNNE GİBİ : Çok karanlık anlamında kullanılır.V 『暗黒の世界』 - 暗黒の世界で使われる。
Amerika'da 1930'ların karanlık dinginliği yaşanmaktadır.大恐慌に喘ぐ1930年代のアメリカ南部。
Herkesin sonsuza kadar uyuduğu karanlık ve cansız bir yerdi.全ての人が眠りついた世界で唯一、目を覚ました男。
Annuminas taşıyla birlikte karanlık yıkılana kadar burada korundu.^ 会津騒動によって石見吉永に減封されるまで。
Kaderin, ışığın ve karanlığın tanrısı.ズルワーンは運命や光と闇の神でもある。
Karanfil ile ilgili birden fazla anlam vardır.1つ以上のトルナーダが含まれるカンソもある。
Üst kat karanlıktır. burada tarafsızlar bulunur.溶岩の床もあり、この上にいるとダメージを受ける。
Kiralanmış olan daire mütevazi ve karanlıktı.この建物は老朽化が激しく、寒々としていて薄暗かった。
Onun bedeni ise ırmağın derinliklerinde dev ve karanlık bir balığa dönüşmüş.眼魂の中は鬱蒼と茂った森林となっている。
Bu albümün "Monotheist"ten daha karanlık, daha ağır ve biraz daha deneysel olmasını arzuluyorum."この時に、マッコイは『ローズ・トゥ・ユダ』よりも「より早く、より暗く、非常に重くて遥かに実験的な曲になる」と述べていた。
Karanlıkta göz mercekleri çok büyür.暗闇で光る蓄光タイプ。