Ana içeriğe geç
Sözlük

karan ile cümle

karan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Işık karanlığa nüfuz etmez.The light penetrates the darkness.
Çocuklar karanlıkta dışarı çıkmayı sevmezler.Children don't like to go out in the dark.
Çocuk karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyordu.The child was afraid of being left alone in the dark.
Oraya vardığımda oldukça karanlıktı.It was quite dark when I got there.
Artık topu göremeyecek kadar karanlık oluncaya kadar beyzbol oynardık.We played baseball until it was too dark to see the ball any more.
Karanlıktan önce çadırlarımızı kurduk.We set up our tents before dark.
Karanlıktan önce Tokyo'ya varacağız.We will reach Tokyo before dark.
Karanlıkta beyaz bir şey gördük.We saw something white in the dark.
Erkek kardeşim karanlıktan korkmadığını söylüyor.My brother says he isn't afraid of the dark.
Karanlıkta iki kez adımın söylendiğini duydum.I heard my name called twice in the dark.
Gözlerim henüz karanlığa alışamadı.My eyes haven't yet adjusted to the darkness.
Karanlıkta yalnız olmaktan korktum.I was scared to be alone in the dark.
Ben, karanlık bir sokaktan geçtim.I passed over the dark street.
Karanlıkta sandalyeyi arıyorum.I am looking for the chair in the dark.
Karanlıktan sonra eve yalnız yürümeyi sevmem.I don't like walking home alone after dark.
Ben karanlıkta lamba anahtarını hissettim.I felt for the light switch in the dark.
Karanlıkta yürümekten korkuyorum.I am frightened of walking in the darkness.
Küçük çocuklar karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyorlar.Small children are afraid of being left alone in the dark.
Hava zifiri karanlık.It is pitch dark.
Sadece hayatın karanlık tarafında bakma.Don't look only on the dark side of life.
Bana iki kırmızı karanfil daha verin.Please give me two more of the red carnations.
Şafaktan önce hava her zaman en karanlıktır.It's always darkest before the dawn.
Kasabadaki her yerde hava karanlık oluyor.Everywhere in town it's getting dark.
Işıklar aniden söndü ve karanlık oldu.The lights suddenly went out and it become dark.
O, nadiren, kırk yılda bir, karanlık çöktükten sonra dışarı çıkar.She seldom, if ever, goes out after dark.
Karanlıktan sonra nadiren, kırk yılda bir, dışarı çıkar.She seldom, if ever, goes out after dark.
Shinji her gün karanlıktan sonra bir yürüyüşe çıkar.Shinji goes for a walk after dark every day.
Karanlıktan önce kampa geri döndük.We came back to camp before dark.
Karanlıktan sonra otele vardılar.They got to the hotel after dark.
Neden kedilerin gözleri karanlıkta parlar?Why do cats' eyes shine in the dark?
Kedilerin karanlıkta görme yetileri vardır.Cats have the ability to see in the dark.
Kedilerin karanlıkta görebildiğini fark ettim.I realized that cats can see in the dark.
Bir kedi karanlıkta görebilir.A cat can see in the dark.
Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.The sky is gloomy and gray - a typical rainy-season sky.
Siyah ceketi karanlığa karıştı.His black coat blended into the darkness.
Karanlıkta bir şey arıyordu.He was looking for something in the dark.
O, karanlıkta bir mum yaktı.He lit a candle in the dark.
O, karanlıktan korkardı.He was afraid of the dark.
O, karanlıktan sonra geri döndü.He came back after dark.
Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını arıyordu.He was feeling for the light switch in the dark.
Karanlıkta kapı kolunu el yordamıyla aradı.He groped for the doorknob in the dark.
Karanlıkta yolunu hissetti.He felt his way through the darkness.
O, karanlıktan faydalanarak kaçtı.He escaped under cover of the darkness.
Mağazanın arkasındaki karanlık bir köşede gözden kayboldu.He disappeared into a dark corner at the back of the shop.
Karanlıktan sonra o asla dışarı çıkmaz.He never goes out after dark.
Onlar karanlıkta el yordamıyla ilerliyorlar.They felt their way in the dark.
O, karanlıktan çok korkar.She is very afraid of the dark.
Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını aradı.She groped for the light switch in the dark.
Onun bir karanlık terörü var.She has a terror of darkness.
Karanlık korkusunu yenemedi.She could not get over her fear of the dark.
O, karanlıkta kayboldu.She disappeared in the dark.
O, karanlıktan korkar.She's afraid of the dark.
O, karanlıktan korkuyor.She's afraid of the dark.
Onun işlere karanlık tarafından bakma eğilimi var.She has a tendency to look on the dark side of things.
Oda karanlıktı.It was dark in the room.
Oda karanlık ve soğuktu.It was dark and cold in the room.
Odada hava karanlık olmasına rağmen kitabı kolayca buldum.I found the book easily though it was dark in the room.
Oda o kadar karanlıktı ki hiçbir şey göremedik.The room was so dark that we could see nothing at all.
Anneler gününde anneme karanfiller verdim.I gave my mother carnations on Mother's Day.
Annem karanlıktan sonra dışarı çıkmamam gerektiğinde ısrar ediyor.My mother insists that I should not go out after dark.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod