Tüm bu karalama resimleri yapıyordum.私が追求してきたものとは
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.A mají šéfy, kteří jim hubují za to, že si kreslí při schůzích.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.A o ich šéfoch, ktorí im vynadajú za čmáranie v zasadačkách.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.A teraz mają szefów, którzy ich besztają za bazgranie na zebraniach.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.E hanno capi che li rimproverano perché scarabocchiano in sala riunioni.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.És most összeszidják őket a főnökeik azért, mert a megbeszélésen firkálgatni merészelnek.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.E têm patrões que os repreendem por rabiscar na sala de reuniões.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Et ils ont des patrons qui les réprimandent pour avoir gribouillé dans la salle de réunion.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.회의중에 낙서를 했다고 상사로부터 혼난 사람들도 있죠.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Mereka punya bos yang memaki mereka karena mencorat-coret di papan tulis kantor.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Och de har chefer som grälar på dem för att klottra i styrelserummet.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Og de har chefer, der skælder dem ud for at tegne kruseduller i bestyrelseslokalet.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Şi aceştia au şefi care îi mustră că mâzgălesc în sala de şedinţe.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Und sie haben Chefs, die sie beschimpfen für doodlen im Vorstandszimmer.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Và những người bị lãnh đạo phê bình đã vẽ vô định khi đang họp.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Y que tienen jefes que les reprenden por hacer garabatos en la sala de juntas.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Ze hebben bazen die hen uitschelden als ze doedelen in de vergaderkamer.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.Και έχουν αφεντικά που τους επιπλήττουν επειδή μουτζουρώνουν εν ώρα εργασίας.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.А их начальники ругают их за рисование во время совещаний.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.И те имат шефове, които им се карат за драскане в заседателната зала.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.І у них є боси, які дорікають їм за каракулі в залі засідань.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.ויש להם בוסים אשר גוערים בהם על שירבוט בחדר הישיבות.
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.وهناك من لديهم مدراء يوبخون من يخربش على السبورة/ لوحات العمل
Ve aynı insanların işyerinde karalama yaptıkları için onları azarlayan patronları var.学習の場において落書きすべきではないという
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.E ho dei bellissimi scarabocchi dell'intervento di Jonathan Woodham.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.En ik heb een mooie pagina tekeningetjes van John Woodhams talk.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.J'ai aussi une belle page de gribouillages du discours de Jonathan Woodham.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.조나단 우드햄의 이야기로부터 아름다운 그림 한장을 그렸습니다.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.Mam też stronę pięknych bazgrołów stworzoną podczas mowy Jonathana Woodhama.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.Meg egy egész oldalnyi gyönyörű firka Jonathan Woodham előadásáról.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.Și am o pagină cu schițe frumoase din timpul discursului lui Jonathan Woodham.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.Und ich habe eine wundervolle Seite mit Kritzeleien von Johnathan Woodhams Vortrag.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.Và tôi có một trang nguệch ngoạc rất đẹp từ bài của Jonathan Woodham.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.Y una página de lindos garabatos de la charla de Jonathan Woodham.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.А от выступления Джонатана Уидома у меня осталась красивая страница каракулей.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.И цяла страница красиви драскулки от речта на Джонатан Удъм.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.ויש לי דף יפה של שרבוטים מהשיחה של ג'ונתן וודהאם.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.ولدى صفحة جميلة من الرسومات اقتنيتها من نقاش جوناثان وودهام.
Ve Jonathan Woodham' ın konuşmasında güzel karalama yaptım.理解できないことからも 良い事は生まれるのです
Ve o yapmıyordu. O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.아이는 제 예상과 달리 바닥에 분필로 무언가를 끄적이기 시작했습니다.
Ve o yapmıyordu. O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.И он делал следующее: он рисовал каракули мелом на полу.
Ve o yapmıyordu. O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.והוא לא עשה את זה. הוא שרבט עם גיר על המדרכה.
Ve o yapmıyordu. O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.و لم يكن يفعل ذلك. كان يخربش بطبشور على الرصيف
Ve o yapmıyordu. O tebeşir ile kaldırımda karalama yapıyordu.私はちょっと気に障って 「いったい何をしているんだ?」と問いただしました