karakteristik ile cümle
karakteristik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)(Mas seria necessário comprovar através de outros dados e mais referências).
Türün diğer karakteristikleri aynıdır.O resto das especificações permanecem as mesmas.
Bazı yerleşim bölgeleri karakteristiktir.A localidade tem características residenciais.
Karakteristik rebetis, toplum dışıdır, kurumsal güçlere meydan okur.Uma figura brutal que só se interessa em poder.
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.A primeira patente de fotografia da Nokia foi solicitada em 1994, e revelada em 2013.
Junior'un annesinden aldığı belirgin özellik, babasının karakteristik peltek konuşma yeteneğiydi.Mas, tão novo, percebeu o tamanho do gesto de sua mãe.
Bu kademelerin başlıcaları: Proje taşkını ve bölgenin karakteristikleri belirlenir.A combinação destas duas componentes explica como a rede aérea é projectada e caracterizada.
Şabat Yahudi halklarının yaygın bir şekilde tanınan karakteristik özeliğidir.A área é conhecida especialmente por sua grande população judaica.
Beyaz renklidirler, hafif, karakteristik kokuları vardır, suda çözünmezler, alkollerde çözünürler.Het zijn witte poeders met een karakteristieke geur, onoplosbaar in water en oplosbaar in alcoholen.
Türün diğer karakteristikleri aynıdır.Overige specificaties identiek.
Karakteristik olarak, kişi çok erken uyanmakta ve uykuya geri dönememektedir.Moeilijk in slaap kunnen komen of te vroeg wakker worden.
Schwarzschild yarıçapı, her kütle ile ilişkilendirilen karakteristik bir yarıçaptır.Promień Schwarzschilda – charakterystyczny promień stowarzyszony z każdą masą.
Pek çok assembly dilleri yukarıda belirtilen temel karakteristikleri paylaşırlar.Język REBOL połączył wiele najistotniejszych cech wcześniej opracowanych języków.
Bilecik ile aynı karakteristik özelliğe sahiptir.Podobny charakter ma memorandum.
Yupik maskelerinde yua yüzünün kullanımı karakteristiktir.W momencie użycia mocy Hollow na ich twarzy pojawia się maska.
Bu onların temel karakteristiklerinden biridir.Jest to jeden z jej podstawowych, pierwotnych elementów.
Yunanistan'da soyadı kültürü, alan kişinin karakteristik özelliğini, mesleğini vb. yansıtan isimlerdir.Stąd tak popularne w Polsce nazwiska pochodzące od nazw zawodów, miejsca zamieszkania czy cech wyglądu.
Aydın Köyü, Türk İslam kültürünün karakteristik bütün özelliklerini tamamıyla taşımaktadır.Ważną częścią utworu są pełne zachwytu opisy ukraińskiej przyrody.
Karakteristikler Davşanlar su götürmez bir şekilde aptallar.Podłoża lipofilowe, nierozpuszczalne w wodzie.
BNC konnektörlerin karakteristik empedansı 50 ohm veya 75 ohm arasındadır.Man kan lätt med ögat avgöra om utförandet är 50 ohm eller 75 ohm.
Bunların karakteristikleri herhangi bir modern tarayıcıda kullanılabilmektedir.Hans idéer kan man dock finna i varje modern terapiform.
Uçuşları güçlü ve düzdür ve uçuş sırasında karakteristik "psii" şeklinde bir ötüşü vardır.Den flyger kraftfullt och direkt, och har ett karakteristiskt lockläte "psii".
Benzer şekilde karmaşıklığın artışı ve ilerleme de evrimin temel karakteristikleri olarak tanımlanamaz.Att alla dessa egenskaper och förmågor ska evolvera samtidigt anses som i princip omöjligt.
İki kişi arasındaki romantik aşk bu romanların karakteristik özelliyidir.Den handlar om romantisk kärlek mellan två personer.
(Karakteristik 2 istisnai durumdur ve daha fazla özen gerektirir.)Kan både klassas som Mer eller Best.)
Her iki kule de eşit karakteristik özellikler göstermektedir.Amfotära tensider har liknande egenskaper som invertsåpor.
Keltik Hristiyanlık'ın karakteristik sembolüdür, ancak kökeni Hristiyanlık öncesine dayanır.Korset symboliserar kristendomen medan färgernas exakta ursprung är mer oklart.
Hatta, ressama ait bazı karakteristikleri kendi çalışmalarında kullandı.Han målar också tavlor under eget namn.
(Şekildeki karakteristik gerilim karakteristiğidir.)(Moderns namn står i fet stil.)
Karakteristikler Davşanlar su götürmez bir şekilde aptallar.Formamid är blandbar med vatten i godtyckliga proportioner.
Bu dönemin karakteristik özelliği bilimsel başarılar ve gelişmeyi öven katı bilim kurgu hikâyeleridir.Utforskandet av denna sfär utgör vetenskapsmännens fortsatta intresse och berättelsens handling.
Nandular, Güney Amerika'nın ılıman ve subtropik kuşağının otluk alanlarının karakteristik hayvanlarıdır.Нанду є характерними великими тваринами саван субтропічних і помірних широт Південної Америки.
Karakteristikler Davşanlar su götürmez bir şekilde aptallar.Личинки вживають водних безхребетних.
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.Телефон не мав характерного для Nokia рингтону — «Nokia tune» (він був представлений тільки в 1994 році).
Ülke viski üretiminde 5 değişik bölgeye ayrılmış olup her bölgenin kendine has karakteristik tatları vardır.Нью-Йорк настільки великий, що він розділений на п'ять окремих районів, кожен округ має власні права.
Fakat karakteristik fonksiyon biçimindeki tüm oyunlar normal biçim oyunlarından türetilemez.Проте не всі партії гралися зі стандартним часовим контролем.
Gaz aminlerin karakteristik bir amonyak kokusu vardır.М'якуш має сильний аміачний запах.
Hatta, ressama ait bazı karakteristikleri kendi çalışmalarında kullandı.До речі, випускник проілюстрував роботу власними малюнками.
Türün diğer karakteristikleri aynıdır.Всі решта характеристики подібні.
Cins belirleme sistemi, bir canlıdaki cinsel karakteristiklerin gelişimini belirleyen bir biyolojik sistem.Детерміна́ція ста́ті — біологічний механізм, що визначає розвиток статевих характеристик організму.
Karakteristikleri, dönemin Yunanlarına hitap ettiğini düşündürür.Своєю Історією він немов би закликав греків до мирного об'єднання.
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.Nevlastnila ještě charakteristické vyzvánění pro dnešní nokie, protože to bylo zavedeno až v roce 1994.
35.000 K sıcaklığa sahip olan dış atmosferi O'na O-tipi yıldızların karakteristik mavi parıltısını verir.Teplota vnější atmosféry je asi 35 000 K, což hvězdě dodává charakteristickou modrou záři.
İtalyan mutfağı dünyanın en zengin mutfaklarından biridir ve karakteristik özellikleriyle öne çıkmaktadır.Italská kuchyně patří mezi nejznámější světové kuchyně, jelikož má množství specialit různého druhu.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Kosti se mohou dochovat nejlépe, pokud je tělo zakonzervováno v ledu.
Schwarzschild yarıçapı, her kütle ile ilişkilendirilen karakteristik bir yarıçaptır.Schwarzschildův poloměr je charakteristická vzdálenost pro každou hmotnost.
Hemipleji hastalığın karakteristik özelliği.Léčba: Podle závažnosti onemocnění.
Metal davulcularının karakteristik tekniği zil boğmadır.Chovanec na umrtvující techniky pochopitelně reaguje.
Terpenler uçucu yağların karakteristik kokusundan sorumludurlar.Tyto jsou zodpovědné za typický pach psí srsti.
Karakteristikler Davşanlar su götürmez bir şekilde aptallar.Ředidla jsou hořlavé kapaliny, nemísitelné s vodou.
Araştırma, cinsel yönelimi tanımlayabilen ya da tanımlayamıyabilen bazı karakteristikleri ölçmek zorundadır.Cercetările trebuie să măsoare unele caracteristici care pot defini sau nu orientarea sexuală.
Hayvanları diğer canlılardan ayıran birçok karakteristik fark vardır.Animalele au mai multe trăsături ce le diferențiază de alte viețuitoare.
Y neslinin karakteristik özellikleri bölgeden bölgeye, sosyal ve ekonomik koşullara göre değişir.Caracteristicile milenialilor variază de la o regiune la alta, în funcție de condițiile economice și sociale.
Ürettiği karakteristik X-ray ışınları sebebiyle mamografi sistemlerinde kullanılır.Se folosește și ca filtru în sisteme mamografice, datorită radiației X caracteristice pe care o produce.
Gaga'nın sıra dışı moda anlayışı kendisinin karakteristik özelliklerinden biridir.Stilul vestimentar bizar a lui Gaga a servit drept un aspect important al personalității ei.
Bu kullanım, elektriksel sinyal karakteristikleri olarak tanımlandı.Aceste măsuri sunt convertite în semnale electrice.
Nefes darlığı, öksürme ve kanlı balgam çıkarma akciğer ödeminin karakteristik işaretleridir.Respirația grea, tusea și expectorații cu sânge sunt semne caracteristice ale edemului pulmonar.
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.Ezen még nem található meg a jellegzetes Nokia-csengőhang: ezt csak 1994-ben kezdték használni.
1821'de William Hamilton, Hamilton'un karakteristik fonksiyonlarını analiz etmeye başlamıştır.1821-ben William Hamilton elkezdte a Hamilton-féle karakterisztikus függvény elemzését.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Idővel képessé vált testét egyfajta szerves jéggé átalakítani.