karakteristik ile cümle

karakteristik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu belirli karakteristikler, elementlerin atomik emisyon spektrumu tarafından belirlenmesine olanak tanır.Estas características definidas permiten identificar los elementos por su espectro de emisión atómica.
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.El dispositivo, no empleo el tono de llamada característico de Nokia: eso fue introducido en 1994.
C {\displaystyle C} 'nin denge bedeli karakteristiktir.T c {\displaystyle T_{c}} es el tipo impositivo.
Bu tür teoriler, tipik karakteristik uzunluk ölçeği ile klasik fizik işlemlerini anlatmaktadır.Algunas teorías describen típicamente los procesos físicos clásicos con una inusual escala de tamaño.
İki kişi arasındaki romantik aşk bu romanların karakteristik özelliyidir.Existe interés romántico en estos dos personajes.
Bir ışık demeti fotonları ışığın frekansıyla doğru orantılı karakteristik bir enerjiye sahiptir.Los fotones del rayo de luz tienen una energía característica determinada por la frecuencia de la luz.
Yalnızca bu tüfeğe has karakteristik özelliğidir.Esta característica parece ser exclusiva de Canon.
Kanıtını tamamen çizimlerin karakteristiklerine dayandırmaktadır.Destaca la importancia que le da a las líneas del dibujo.
Çıplak ve çingene kadınlarla ilgili karakteristik resimleriyle tanındı.Se le conoce especialmente por sus típicas pinturas de desnudos y mujeres gitanas.
Her patojen türün insan konağı ile etkileşimlerinin karakteristik bir spektrum oluşturur.Cada especie de patógeno tiene un espectro característico de interacciones con sus huéspedes humanos.
Plüton'un jeolojisi Plüton yüzeyi, kabuğu ve iç yapısının karakteristiklerinden meydana gelir.La geología de Plutón se compone de las características de la superficie, la corteza y el interior de Plutón.
Terpenler uçucu yağların karakteristik kokusundan sorumludurlar.Compuestos volátiles: responsables del aroma del aceite.
Bu fiziksel karakteristikler anlamın kavramsal karakteriyle birleşiyordu.Probablemente estas figuras tuvieron en su origen un carácter totémico.
Bu karakteristikler örneğin Fransız sanatçı ve heykeltıraş Nicolas Pineau'nun eserlerinde gözlemlenebilir.Estos elementos son evidentes en los diseños arquitectónicos de Nicolas Pineau.
Yanlarından kenarları siyah renkli olan ve bu türün karakteristik özelliği olan büyük tüyler çıkar.Presentan unas líneas paralelas de color blanco y negro, muy características de esta especie.
Bu suretle, önce ilgili durum için önemli karakteristikler belirlenir.Esto explica por qué las primeras impresiones son tan importantes para nosotros.
Unvanını aldığı karakteristik bir konuşma modeline sahiptir.Estás creando una sensación que obtienes que tiene una expresión..
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.Non è presente la caratteristica suoneria della Nokia, che sarà introdotta solo nel 1994.
Kanıtını tamamen çizimlerin karakteristiklerine dayandırmaktadır.Le sue prove si basano interamente sulle caratteristiche dei dipinti stessi.
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.La sua aura odora di legna bruciata.
Çözücüler genellikle berrak ve renksiz sıvılardır ve çoğunun karakteristik bir kokusu vardır.I solventi sono solitamente liquidi chiari e incolori e spesso presentano un odore caratteristico.
Bu dağılım ilişkisi her malzeme için karakteristiktir.La relazione di dispersione è differente per ogni materiale.
Tüm nehir yunuslarının karakteristik özelliği olan uzun ve sivri bir ağza sahiptir.Hanno il muso lungo e appuntito caratteristico di tutti i delfini di fiume.
Bu kullanım, elektriksel sinyal karakteristikleri olarak tanımlandı.Per semplificare, questo comportamento viene descritto tramite vettori elettrici.
Türün diğer karakteristikleri aynıdır.Per il resto le caratteristiche sono identiche.
Bu karakteristikler örneğin Fransız sanatçı ve heykeltıraş Nicolas Pineau'nun eserlerinde gözlemlenebilir.Questi elementi sono evidenti nei disegni architettonici di Nicolas Pineau.
Nandular, Güney Amerika'nın ılıman ve subtropik kuşağının otluk alanlarının karakteristik hayvanlarıdır.Нанду являются характерными крупными животными саванн субтропических и умеренных широт Южной Америки.
Karakteristik olarak, kişi çok erken uyanmakta ve uykuya geri dönememektedir.Однако, отдышавшись, человек приходит в себя и может дальше спокойно спать.
Gaz aminlerin karakteristik bir amonyak kokusu vardır.Изо рта ощущается запах аммиака.
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.Телефон не имел характерного для Nokia рингтона — «Nokia tune» (он был представлен только в 1994 году).
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.При горении шерсть издаёт запах палёных волос.
Her gölün ismi karakteristik özelliğinden gelmektedir.Название озера произошло от характеристики воды.
Karakteristik objesi, koluna bir zincirle bağlı olan, kalın ciltli kitabıdır.Его руки держат раскрытую книгу, лежащую на коленях.
Tuna'yı geçip doğuya ilerlendikçe Büyük Alföld denilen karakteristik Macar Ovası ile karşılaşılır.Течёт на юго-запад, до слияния с Малым Кутыком также называется Большой Кутык.
Bu tür teoriler, tipik karakteristik uzunluk ölçeği ile klasik fizik işlemlerini anlatmaktadır.Такие теории обычно описывают классические физические процессы без характеристической длины.
Türün diğer karakteristikleri aynıdır.В остальном характеристики такие же.
Çeşitli şekillerde olan bu süsler, tür ve cinsler için karakteristiktir.В любом случае, животные, описанные под этими названиями, сходны по размерам и форме.
Truva atının karakteristiklerinden biri tipidir.Отличительной чертой самцов данного вида являются рога.
Verilen tema “Seslerin spesifik karakteristikleri” idi.Разделились мнения по поводу «Special Stage».
1821'de William Hamilton, Hamilton'un karakteristik fonksiyonlarını analiz etmeye başlamıştır.في عام 1821، بدأ وليام هاملتون تحليله في دالة هاملتون.
Karakteristik bir kafatası şekli ve dişleri vardır.لديهم شكل الجمجمة والأسنان مميزة.
Elektriksel yük, birçok atomaltı parçacığının karakteristik bir özelliğidir.الشحنة الكهربية هي خاصية مميزة للعديد من الجسيمات دون الذرية.
C {\displaystyle C} 'nin denge bedeli karakteristiktir.C {\displaystyle C} قيمة المتسعة.
Beyaz renklidirler, hafif, karakteristik kokuları vardır, suda çözünmezler, alkollerde çözünürler.مسحوق أبيض، ليس له رائحة، ليس له طعم، لا يذوب في الماء ويذوب في المذيبات العضوية.
Kaynama noktası düşük olup karakteristik bir kokusu vardır.والأمونياك أخف من الهواء ولها رائحة نفاذة مميزة.
Terpenler uçucu yağların karakteristik kokusundan sorumludurlar.بإيجاز، تعتبر هذه المركبات الطيارة مسؤولة عن رائحة وطعم البن الأخضر.
Bu tırtıklı görünüm mikroskop altında kolayca incelenebilir ve yün elyafın tanınmasında karakteristiktir.هذه الغدد غير واضحة أو يمكن الشعور بها أثناء فحص الرقبة.
Halk Kürdün karakteristik özelliklerini sahiptir.تملك أفراد هذه المملكة صفات حيوانية أكيدة.
Bu karakteristiklerinden dolayı tüm toplumlarda farklı bakış açısına sahiptir.الغرض من هذه المجتمعات يختلف في العموم.
Sarkık çiçek demetleri sarımsı bir renge ve karakteristik bir kokuya sahiptir.عطر عطر الورد و جمعها عطور و تعني رائحة.
İtalyan mutfağı dünyanın en zengin mutfaklarından biridir ve karakteristik özellikleriyle öne çıkmaktadır.يعتبر المطبخ الجزائري من أغنى المطابخ في العالم لتنوعه وتعدد مواد صنع الأغذية.
Araştırma, cinsel yönelimi tanımlayabilen ya da tanımlayamıyabilen bazı karakteristikleri ölçmek zorundadır.A pesquisa deve medir algumas características que podem ou não ser a definição de orientação sexual.
Bu dağılım ilişkisi her malzeme için karakteristiktir.A relação de dispersão é característica para todos os materiais.
Kendi adıyla anılan Pick hastalığı'nı ve bu hastalıkta karakteristik olan Pick cisimciklerini tanımlamıştır.É conhecido por ter identificado a Demência de Pick e os Corpos de Pick, que são característicos da doença.
Bu onların temel karakteristiklerinden biridir.Ao contrário, este é um dos seus pressupostos básicos.
Keltik Hristiyanlık'ın karakteristik sembolüdür, ancak kökeni Hristiyanlık öncesine dayanır.É um símbolo que caracteriza os celtas, e suas origens são anteriores ao cristianismo.
Schwarzschild yarıçapı, her kütle ile ilişkilendirilen karakteristik bir yarıçaptır.O Raio de Schwarzschild é um raio característico associado a todo corpo material.
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.O olfacto é a percepção de odores pelo nariz.
Karakteristik olarak, kişi çok erken uyanmakta ve uykuya geri dönememektedir.Para outros, apenas é um ótimo momento para descansar e dormir.
Gaga'nın sıra dışı moda anlayışı kendisinin karakteristik özelliklerinden biridir.O senso de moda extravagante de Gaga também serviu como um aspecto importante de sua personalidade artística.
İlgili Sayfalar